Bizi Takip Edin

SAĞLIK

Demir eksikliğini önlemek için!

Umut Doğan Yıldız

-

 

Demir eksikliğini önlemek için ufak değişiklikler yapmaya hazır mısınız? İşte demir eksikliğine karşı 21 öneri!

Yanlış beslenme veya bazı hastalıklar sebebiyle vücuttaki demir mineralinin yetersizliği anlamına gelen demir eksikliği, halsizlik, yorgunluk, huzursuzluk, baş ağrısı, baş dönmesi gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. C vitamininin demirin emilimini artırdığını belirten uzmanlar, yumurtayı portakal suyu veya domatesle, köftenin yeşil salata ile tüketilmesinin demirin emilimini artırmak açısından önemli olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre, ıspanak yoğurt ile tüketildiğinde demir emilimi azalıyor; ıspanak yumurta ile pişirilmeli.

Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, demir eksikliğinin yanlış beslenme veya bazı hastalıklar sebebiyle vücuttaki demir mineralinin yetersizliği anlamına geldiğini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımı gereğince Hemoglobin’in (Hb) kadınlarda 12’den, erkeklerde 14’ten düşük olmasının kansızlık (anemi) olarak belirlendiğini ifade eden Dr. Yıldırım, “Dünyada en sık kansızlık sebebi demir eksikliğidir. İstatistiklere göre dünyada kadınların % 35’inde, erkeklerin % 20’sinde ve hamilelerin %50’sinde demir eksikliğine bağlı kansızlık görülmekle birlikte en sık gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

Ispanağı yoğurtla değil, yumurtalı yiyin!

Ispanağı yoğurtla değil, yumurtalı yiyin!

Yumurtayı domatesle, köfteyi yeşil salata ile tüketin

Demir neden önemlidir?

Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Demiri bu kadar önemli yapan nokta ise, hücrelerimizin yaşamı ve fonksiyon görmesi için gerekli enerji üretimini sağlayan Oksijen molekülünün taşınmasından ve atık olarak ürettiği Karbondioksitin uzaklaştırılmasından sorumlu kandaki kırmızı küre adını verdiğimiz (RBC) hücrelerin yapıtaşı Hemoglobin’in (Hb) temel elementi olmasından kaynaklanmaktadır. Yaş, cinsiyet, kadınsa gebe olup olmama, lohusa olup olmama, günlük spor aktivite oranı, demir depolarındaki rezerv oranı demir eksikliği teşhisi için parametreleri değiştirmektedir” dedi.

Halsizlik, yorgunluk ve baş ağrısı yapıyor

Demir eksikliği belirtilerinin farklı şekillerde ortaya çıktığını ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, şunları söyledi:

“Kişide demir eksikliği bulunduğunda; halsizlik, yorgunluk, huzursuzluk, baş ağrısı, baş dönmesi, egzersiz intoleransı, nefes darlığı, göğüs ağrısı şikâyetleri gelişmekte ve kişide huzursuz bacak sendromuna, toprak, kireç ve buz gibi normalde yenmeyecek maddeleri yeme isteğine, kalp hastalıklarına ve gelişim geriliğine sebep olmaktadır. Muayenemizde ise kişide solukluk, kuru cilt, mavi sklera (gözün beyaz kısmı), dilde tat tomurcuk kaybı, dudak ve çene etrafında yaralar, tırnaklarda ayrışma kırılma, saç dökülmesi, hatta gastroskopide yemek borusunda cepleşme görmekteyiz.”

Demir eksikliğine sebep olan birçok faktör olmakla birlikte bunların 4 ana başlık altında toplanabildiğini ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım bunları şöyle sıraladı:

Yetersiz alım: Yanlış beslenme, gebelik, menstruasyon, lohusalık, büyüme dönemi gibi ihtiyaç artışını karşılayacak miktarı gün içerisinde almama.

Emilim bozukluğu: Çölyak hastalığı, Atrofik/ H. Pylori ye bağlı gastrit, Bariyatrik Cerrahi.

Kan kaybı: Sindirim sistemi hastalıkları (ülser, crohn, ülseratif kolit, kolon kanseri gibi). Travmalara bağlı mikro kanamalar, idrar yolları hastalıkları (enfeksiyonlar, bazı böbrek hastalıkları ve kanserleri).

Genetik hastalıklar: Urino- pulmoner hemosiderozis, demire refrakter demir eksikliği anemisi (IRIDA).

Yumurtayı domatesle, köfteyi yeşil salata ile tüketin

Çocuklar, gebeler ve emziren anneler risk grubundadır

Kendisinde demir eksikliği veya kansızlık olduğunu düşünen kişilerin ve vejetaryenlerin mutlaka hekime başvurması gerektiğini ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Risk grubu olarak nitelediğimiz çocuklar, gebeler, emzirme dönemindeki anneler belli aralıklarla kontrol edilmelidir. Demir eksikliği ve anemisi teşhisinizi netleştirdikten sonra kişiler için kansızlığın şiddetine göre uygun tedavi seçeneklerine karar verilir. Aynı zamanda sebebini tespit ederek sebep yetersiz alım, uygunsuz beslenme ise takviye ile gerekli tavsiyeler vermemiz; emilim bozukluğu ve kan kaybı ise gerekli testlerle sebebi ortadan kaldırmamız gerekmektedir” diye konuştu.

Alüminyum saklama kapları ve çelik tencere emilimi azaltıyor

İlaçların düzenli kullanımı yanı sıra günlük hayatta bazı beslenme önerilerinin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, tavsiyelerini şöyle sıraladı:

1.C vitamini demirin emilimini artırır. Bu nedenle yumurtayı portakal suyu veya domatesle, köftenin yeşil salata ile tüketilmesi demirin emilimini artırmak açısından önemlidir.

2.Mayalı ekmekteki demir mayasız ekmeğe göre daha çok emilir.

3.İyi pişmemiş kuru baklagiller ya da kepek ekmeği demirin emilimini azaltır.

4.Posalı gıdalarla beslenme demirin emilimini azaltır.

5.Gıdaları saklamakta kullandığımız alüminyum, paslanmaz çelik ve teneke de demirin emilimini azaltır.

6.Demir eksikliğini önlemenin bir yolu da çay ve kahveyi yemek sırasında ya da hemen sonrasından tüketmemekten geçiyor. Çay ve kahveyi mümkün olduğunca ara öğünlerde tüketmeye özen gösterin. Ayrıca çayı açık ve limonla birlikte tüketmekte fayda vardır.

7.Kuru kayısı, kuru üzüm, kuru dut gibi kuru meyveler,

8.Yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı),

9.Fındık, fıstık ve susam,

10.Karaciğer, kırmızı et, tavuk ve balık eti,

11.Yumurta,

12.Pekmez ve üzüm,

13.Kuru baklagiller,

14.Yumurtayı portakal suyu ile tüketin.

15.Baklagilleri etle pişirin.

16.Her öğünde mutlaka bol yeşillik tüketin.

17.Ispanak yanına yoğurt ile tüketildiğinde demir emilimi azalmaktadır. Ispanağın yumurta ile pişirilmesi ise biyoyararlılığını artırır.

18.Kurubaklagil ve tahıllı yemekler; yanında mutlaka bol maydanozlu, marullu, domates ve limonlu salata ile tüketildiğinde, tahıl ve baklagillerin içindeki demir daha fazla emilir. Ayrıca bu besinler kıyma, parça et ya da tavukla pişirildiğinde demir alımı artmaktadır.

19.Demir eksikliği ileri boyutta olan kişiler; süt, yoğurt ve ayran gibi kalsiyum içeren gıdaları yemeklerin yanına değil, ara öğünlerde tüketmelidir. Çünkü kalsiyumun demirin emilimini yavaşlatma özelliği vardır.

20.Kahvaltılarda 1- 2 tatlı kaşığı kadar pekmez günlük demir ihtiyacının çoğunu karşılamaktadır. Özellikle keçiboynuzu pekmezi yüksek demir içerir.

21.Ara öğünlerde; kuru meyvelerden kayısı, dut ve kuru üzüm, günlük demir alımına katkıda bulunur.

 

Metabolik hastalığı olanlar doktora başvurmalı

Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Tüm bu genel beslenme önerileri, yenmemesi gereken çeşitli riskli hastalıklarınız yoksa geçerli olup hekiminize yiyecekler konusunda mutlaka danışmalısınız” uyarısında bulundu.

SAĞLIK

Ofiste uyumayı önleyen besinler

Umut Doğan Yıldız

-

Yorgun uyanmak, işe başlayacak enerjiyi bulamamak, öğleden sonra çöken uyku hali gibi sorunlar, çalışanların sıklıkla tekrarladığı şikâyetlerin başında geliyor.

Bu sorunlarla başa çıkmak, zinde bir gün geçirmek, aktif ve üretken olmak sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve beslenme düzeni ile mümkün. Çalışanların en büyük sorunu, işe yetişme telaşı yüzünden kahvaltıyı atlamaları, çok geç yapmaları ya da sağlıksız seçimlerle geçiştirmeleri oluyor. Kahvaltı yapacak zaman bulamamaktan muzdaripseniz bir bardak süt içmek, peynirli bir sandviç ya da tost yemek hem vakit kazandırıyor hem de güne sağlıklı başlamanızı sağlıyor. Kahvaltı, sadece karbonhidrat ve yağ içeren besinler yerine protein, lif, vitamin ve mineral kaynağı besinlerin de olduğu dengeli bir öğün içeriğine sahip olmalı. Poğaça, simit ve çay yerine peynir, yumurta, sebze içeren tam tahıl ekmekli sandviçler, süt, meyve gibi tamamlayıcılardan oluşan dengeli bir kahvaltı gününüzü daha iyi kontrol etmenize yardımcı oluyor. Ara öğünler ise sağlıksız atıştırmalıklar ile yapıldığında büyük kaloriler içeriyor. Atıştırma ihtiyacınız varsa yanınızda bulunduracağınız taze ve kuru meyveler, ceviz, kavrulmamış tuzsuz badem, fındık gibi kuruyemişler sağlıklı, besleyici ve beslenme kalitesini iyileştiren seçenekler arasında bulunuyor. Masanızda sürekli su bulundurmanız ve çay-kahve gibi içecekler dışında 6-8 bardak su tüketmeniz de sağlıklı beslenme açısından yararlı oluyor.

Devamı

SAĞLIK

GAPS Diyeti nedir?

Umut Doğan Yıldız

-

GAPS, bağırsak ile beyin /beden arasındaki ilişkinin, nöroloji ve beslenme doktoru Natasha Campbell-McBride tarafından uluslararası tescilli ifadesidir.

 GAPS diyetinin asıl amacı bağırsak duvarını ve mikroflorasını iyileştirmek ve devamlılığını sağlamak için beslenme alışkanlığı yaratmaktır. Sızdıran bağırsak sendromuyla beraber eşlik edebilecek hastalıkların da tedavisinde çok önemlidir.

GAPS Diyetine Giriş

Giriş diyeti; bağırsak iç yüzeyinin ihtiyacı olan amino asitleri, vitaminleri, yağı, glukozamini sağlayarak hasarlı bağırsak duvarını iyileştirecek besinleri içeren başlangıçta düşük posalı ve sınırlı besin çeşitliliği olan bir dönemdir. Sonrasında yavaş yavaş açılır. Giriş diyetinde amaç bağırsaklardaki hasarı tamir etmektir böylece sindirilmeyen besinler, toksinler, ağır metaller, katkı maddeleri bağırsak duvarından geçemeyecektir.

Tam GAPS Diyeti

3-5 yıl belki daha uzun sürmesi gereken bir dönemdir. Bağırsak florasının zenginliği ve hücrelerin devamlılığının sağlanması hedeflenir. Bir yandan zor bir dönem değildir aslında. Yaşam şeklimizi ve alışkanlıklarımızı uzun vadede değiştirmiş olacağımızdan sağlıklı besin çeşitliliği ile sürekli yapılabilir bir diyet halini alır.

GAPS Diyeti’nden Çıkış

Bağırsak sorunlarının en az 6 ay yaşanmadığı görüldükten sonra Gaps Diyeti’nden çıkılabilir. Ancak sağlıklı beslenme şeklini dönemsel gördüğümüzde ve bize zarar veren eski beslenmemize döndüğümüzde iyileşmenin de kalıcı olamayacağını bilmekte fayda var. Genel beslenmemizde sağlıklı seçimler yapmaya her zaman özen göstermeliyiz.
Sızdıran bağırsak diyetinde iyi gelen yiyecekler ve takviyeler;

•Omega-3, sardalya, hamsi, somon gibi balıklarda ve keten tohumu, ceviz, avokado, semiz otunda zengin bulunur ve hücre yapılanmasında çok önemlidir.

Probiyotikler, alınması gereken en önemli takviyedir. Bağırsak flarasını zenginleştirir ve kötü bakterilerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Hem probiyotik gıdaları hem de takviye olarak probiyotik almayı öneriyorum.
•L-Glutamine, bağırsak duvarının onarımı için gerekli olan önemli bir amino asit takviyesidir.

Çimlenen tohumlar; filizlenen chia tohumları, keten tohumları, faydalı bakterilerin büyümesini desteklemeye yardımcı olabilecek mükemmel lif kaynaklarıdır.

Kemik suyu; kollajenin artması ve hasarlı hücre duvarlarını iyileştirmeye yardımcı olabilecek amino asit, proline ve glisin içerir.

•Probiyotik süt ürünleri, bağırsakların iyileşmesine yardımcı olabilecek hem probiyotikler hem de prebiyoikler içerir. Kefir, çökelek, yoğurt ve tereyağı en iyileridir.

•Hindistancevizi; MCFA’lar (çoklu doymamış yağ asitleri) bulunur.

•Aloe Vera; sindirim sistemini iyileştiriyor.

•Kudret narı; antioksidan ve yara iyileştirici olarak sindirim sistemini onarıyor.

•Zerdeçal; güçlü bir antienflamatuar ajandır, iltihaplanmayı ve oksidatif stresi engellemek için mekanik bir potansiyele sahiptir.

•Prebiyotikler; probiyotik bakterilerin bağırsaktaki yemeğidir. Pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz, domates, soğan, sarımsak, hindiba, kuşkonmaz, hardal bitkisi gibi sebzelerde bulunur.

•Zerdeçal; güçlü bir antienflamatuar ajandır, iltihaplanmayı ve oksidatif stresi engellemek için mekanik bir potansiyele sahiptir.

•Prebiyotikler; probiyotik bakterilerin bağırsaktaki yemeğidir. Pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz, domates, soğan, sarımsak, hindiba, kuşkonmaz, hardal bitkisi gibi sebzelerde bulunur.

  • Kurubaklagillerden fasulye, mercimek, bezelye, nohut.
  • Tam tahıllardan; tam buğday, yulaf, kara buğday, arpa, kepekli pirinç.
  • Yağlı tohumlardan; ceviz, badem, fındık, ketentohumu.
  • Meyvelerden; zeytin, muz, üzüm, çilek, elma.

Devamı

SAĞLIK

Bağırsak sağlığımızı etkileyen faktörler

Umut Doğan Yıldız

-

Bağırsak sağlığımızı etkileyen faktörleri sıraladık. İşte bilinmesi gerekenler.

-Şekerli, nişastalı gıdalar

-Sağlıksız yağlar: trans yağlar, (endüstriyel) bitkisel yağlar

-Tatlandırıcılar

-Stres

-Uykusuzluk

-Antibiyotikler (ilaç olarak alınanlar ve yenilen gıdalar yoluyla alınanlar)

-Sık kullanılan ilaçlar; antidepresanlar, kaygı gidericiler (anksiyolitikler), antasitler, proton pompası inhibitörleri, ağrı kesiciler

-Genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içeren gıdalar; mısır, soya, şeker pancarı gibi)

-Endüstriyel yağlar; kanola (kolza), ayçiçeği, mısırözü, pamuk gibi sıvı nebati yağlar ve margarinler (trans yağlar)

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com