Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

Çocuklara sütü sevdirmenin 9 yolu!

Umut Doğan Yıldız

-

 

Çocuklarda süt tüketiminin faydaları nelerdir? Çocuklara süt nasıl sevdirilir? Tüm bunların cevabı haberimizde.

Süt, bebeklikten yaşlılığa kadar vücudun gelişmesi, güçlenmesi ve sağlığın korunması için çok önemli bir besin kaynağı olarak görülüyor. Özellikle büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu okul çağı çocuklarında süt ve süt ürünlerinin tüketimi büyük önem taşıyor. Hatta sağlığın yaşam boyu korunması için yeterli ve dengeli beslenmede süt ve süt ürünleri tüketilmesi gerekiyor. Memorial Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Berna Ertuğ, “27 Eylül Dünya Okul Süt Günü” öncesinde, çocuklarda süt tüketiminin önemi hakkında bilgi verdi.

9 yaşa kadar günde 2 bardak süt!

Çocukların günlük almaları gereken kalsiyum miktarı yaşa göre değişmektedir. 1-3 yaş aralığındaki çocukların 500 mg kadar kalsiyum ihtiyacı varken ergenlikte bu miktar 800-1000 mg a kadar çıkar. Bu miktarı karşılamak için 2-3 yaşındaki çocukların 2 bardak, 4-8 yaşındaki çocukların 2,5 bardak, 9-18 yaş arasındaki çocukların ise 3 bardak süt içmeleri yeterlidir.

Vitamin ve mineral kaynağı…

Manda, koyun, keçi, inek, deve gibi birçok hayvanın sütü beslenmede kullanılmaktadır. Sütün besin öğesi içeriği elde edildiği hayvan türüne göre farklılık göstermektedir. Süt ve süt ürünleri; protein, kalsiyum, fosfor, A vitamini, bazı B vitaminleri (özellikle riboflavin, B12 ) için iyi bir kaynaktır. A, D, E ve K vitaminleri süt yağı ile ilişkili olarak yer almaktadır. Süt, suda eriyen vitaminleri de içerir. Süt; kalsiyum, fosfor, magnezyum, potasyum, çinko gibi mineraller açısından da zengindir.

Süt içtikten sonra karın ağrısı mı var?

Bazı çocuklar anne sütünden kesilirken yerine konan inek sütünü reddedebilir. Bu reddetme çocuğun sütün tadını beğenmemesinden ya da biberondan içmek istememesinden kaynaklanabilir. Hatta çocuk duygusal olarak anne memesine bağlandığı için de süt içmeyi reddedebilir. Süt sevmemenin bir diğer nedeni laktoz intoleransı olabilir. Bazı çocuklarda süt içtikten sonra karın ağrısı, kramplar ve gaz şikayetleri ile birlikte seyreden laktoz intoleransı süt içindeki laktozun iyi sindirilmemesi nedeniyle oluşan bir hastalıktır. Bu durumda laktoz içermeyen sütler tercih edilebilir.

Yeşil yapraklı sebzeler de kalsiyum kaynağı

Sütü sevmeyen ve tüketmeyen çocuklar için peynir, yoğurt, ayran, kefir, tereyağı kalsiyum açısından tercih edilebilir. Ayrıca yeşil yapraklı sebzeler de kalsiyumdan zengindir. Bu sebzelerin sağladığı K vitamini kemik yapısının güçlendirilmesi açısından önemlidir. Brokoli çorbası yapabilir hatta süt veya krema eklenerek, kalsiyum ve mineraller açısından zenginleştirilmiş olur.

Çocuklarınıza 9 adımda sütü sevdirmek

1. Çocuğunuzun sütü sevmesi için ona sütü az miktarda vererek başlayabilirsiniz. Bir su bardağı yerine bir çay bardağı ile başlayıp bir süre sonra çocuk alıştıkça miktarı artırabilirsiniz.
2. Çocuğun kendini özgür hissetmesi için ona seçme şansı tanımalı, çok baskı yapmamalısınız.
3. “Süt içmek ister misin?” diye sormak yerine “Sütünü ballı mı, çilekli mi, muzlu mu istersin?” diyerek, ona süt içme tercihini değil, sütün içine ekleyeceğiniz tatlandırıcıyı tercih etme şansını bırakmış olursunuz. Böylelikle çocuk hem sütünü içecek hem de kendini özgür hissedecektir.
4. Süt içmesi için sadece süt içtiği özel bir bardak ya da pipet alabilirsiniz.
5. Çocuklar taklit ederek ve düzenli tekrar ile öğrenir. Bu nedenle çocuğunuza örnek olarak siz de çocuğunuzla birlikte düzenli olarak süt içmelisiniz.
6. Sofranızda gazlı içecekler tüketmek yerine ayran, kefir gibi içecekler bulundurmaya özen göstermelisiniz.
7. Yoğurt ya da kefiri kendiniz yapabilirsiniz. Tüm bu işlemler sırasında çocuğunuzu da sürece dahil ederek size yardım etmesini sağlamalısınız.
8. Gıdaları süt ile zenginleştirebilirsiniz. Patates püresine, makarnaya süt ekleyebilir; muhallebi, puding, dondurma, sütlaç ya da sütlü meyveli içecekler hazırlayabilirsiniz.
9. Eğer çocuğunuz sütü sevmiyorsa hangi besinlerin sütün yerini tutabileceğini bilmeli, beslenmesini buna göre planlamalısınız.

ERKEK AKLI

90’ların efsane ayakkabısı geri döndü

Umut Doğan Yıldız

-

90’lı yılların efsane koşu ayakkabısı Aztrek, tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yepyeni bir sneaker olarak pazara çıkıyor. 

Zamanının ilerisinde, benzersiz tasarımıyla Aztrek ’93 capcanlı renklerle 90’ları yeniden yaşatmaya geliyor.

Reebok Classic ailesinin en özel üyelerinden biri olan Aztrek ’93, çağın canlı ve genç enerjisinden ilham alırken 90’lı yılları yeniden yaşatmak üzere benzersiz bir sneaker olarak geri döndü.

Piyasaya çıktığı andan itibaren öncü kabul edilen Aztrek, benzersiz tasarımıyla tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yeniden tasarlandı. Cesur renk tonları ve kendine has çizgileriyle göz alan Aztrek ’93, zamanının ilerisinde, yenilikçi bir sneaker olarak piyasaya çıktı.

Ünlü model Gigi Hagid, rap kraliçesi Cardi B’nin yanı sıra Future ve ikinci kişiliği Hndrxx ile iş birliğinde lanse edilen Aztrek ’93, 90’lar ruhuyla geçmişten esintiler taşırken yenilenmiş tasarımıyla günümüz sneaker modasına öncülük etmeye geliyor.

Petra Roasting pop-up mağazaya dönüştü

90’lı yılların tavrını otantik performansla harmanlayan Aztrek ’93, birbirinden renkli modelleriyle Mart ayı boyunca Gayrettepe Petra Roasting’deki Reebok Pop-Up Mağaza’da 559 TL fiyatla satışta olacak.

90’ların havasını solumak isteyenler için yeniden tasarlanan Reebok Pop-Up Mağaza, 7 Mart’tan başlayarak tam bir ay boyunca ziyaretçilerini karşılayacak. Türkiye’de bir ilk niteliğinde olan pop-up mağazada bir ay boyunca eşsiz tasarımıyla göz dolduran Aztrek ’93 modelleri sergilenirken, en sevilen Reebok Classic ürünleri de satışta olacak. 90’lar temalı dekorasyonu ile ziyaretçilerini bekleyen Petra Roasting’de 90’ları yeniden anmak üzere çeşitli atölyeler, Duygu Özaslan, Ekin Beril, Deniz Marşan ve Selen Akyüz gibi isimlerle birbirinden eğlenceli hafta sonu sohbetleri ve pazar günleri ise 90’ların efsane oyunlarını içeren heyecanlı oyun turnuvaları gerçekleşecek.

Reebok Petra Roasting Etkinlik Takvimi:

9 Mart – Duygu Özaslan ile “90’lardan Günümüze Değişen Medya”
13 Mart- Serigrafi baskı yöntemiyle Reebok Classic çanta tasarımı
16 Mart – Ekin Beril ile “90’larda Müzik”
20 Mart – D-I-Y Sticker tasarlama
23 Mart – Deniz Marşan ile “90’lar Modası”
27 Mart – Geçici Dövme atölyesi
30 Mart – Selen Akyüz ile “Sneaker nasıl evrim geçirdi?”
3 Nisan- Kişiye Özel Reeboklar..

Devamı

ERKEK AKLI

İyimser olmak ömrü uzatıyor

Umut Doğan Yıldız

-

Geleceğe yönelik olumsuz bakış, kişinin hem fiziksel hastalıklara hem de zihinsel rahatsızlıklara yakalanma sebebi

İyimser olmanın faydaları

İyimserlik ise fiziksel sağlık ve ruh sağlığı ile yakından ilişkili… Bilim adamlarının araştırmalarına göre iyimserler uzun yaşarken, kötümserler konforsuz bir hayat sürüyor hatta erken ölüyor! Kötümserlik ve fiziksel sağlık şikâyetler de birbiriyle alakalı. Buna göre 65-85 yaş aralığındaki kadın ve erkekler, iyimser bir bakış açısına sahipse kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini daha az taşıyor; ancak aynı şaş grubundakiler kötümser ise kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskleri yükseliyor. Öte yandan genç olmasına rağmen kötümser mizaca sahip göğüs kanseri hastalarında da erken ölüm gözlemleniyor. İyimser mizaçlılar, stresli durumlarla baş etmede daha rahat bir tutum sergiledikleri için depresyonu da daha düşük seviyede yaşıyor. Dahası, iyimser olanlar; kendilerinden daha az iyimser ve kötümser kişilere göre daha yüksek bir yaşam kalitesine sahip oluyor.

Bu durum, ağır hastalıklarda ve operasyonlarda da geçerli… Örneğin, by-pass ameliyatı geçirmiş bir grup hasta üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, ameliyatı takip eden 6 ay içinde, iyimser hastalarda yaşam kalitesi önemli ölçüde artış göstermiş ve hastanede kaldıkları sürede daha hızlı iyileşip taburcu olduktan sonra da günlük yaşamlarına daha çabuk dönebilmiş.

Devamı

ERKEK AKLI

Kendinize güvenmenin yolları var!

Umut Doğan Yıldız

-

Kendimize güvenmiyorsak bu güveni nasıl inşa edeceğiz? Bunun da yolları var elbette. Uzmanların tavsiyelerini sıralamak gerekirse.

*Yaşadığınız ve özgüveninizi sarsan bütün deneyimlerinizi unutun. Bu deneyimler aklınızda kalıcı bir yer edindiği için önünüzü kesip sizi engelliyor olabilir. İkinci adım olarak da istediğiniz şey her ne ise ona odaklanın. Yarım bırakmayın, başarısızlık düşüncesine prim vermeyin ve yapın! Yine başarısız mı oldunuz? Önemli değil. Eksiklerinizi belirlemek ve tamamlamak için zaman kazandınız sadece.

*Arkadaşlarınızla, dostlarınızla sık sık bir araya gelmeye çalışın ve onların başarı ve başarısızlık hikâyelerini dinleyin. Bu, hem kendinizi başkalarıyla kıyaslama fırsatı verecektir hem de karşınızdakilerin anlattıkları, gözünüzde büyüttüğünüz başarısızlıkların o kadar da “felaket” şeyler olmadığını anlamanıza yardım edecektir.

*Dert yanmayı, dünyanız yıkılmış gibi, bitmiş tükenmişsiniz, siz bir sıfırmışsınız gibi davranmayı bırakın! Fırsat buldukça başarılı insanların hayat hikâyelerini okuyun. Hepsinin birkaç ortak noktası olduğunu fark edeceksiniz: Hepsinin istediği şeye odaklanan, sorunları gözlerinde büyütmeyen ve (en önemlisi) çözüm odaklı düşünüp davranan insanlar olduğunu göreceksiniz.

*Başkalarının düşüncelerini umursamayın! Herkes istediğini düşünsün, siz ne düşünüp ne hissediyorsunuz, önemli olan bu.

*Enerjinizi doğru yere harcayın. Spor yapın, yürüyüşe çıkın; onlar da bir yana sizi mutlu eden şeylere yönelin. Depresif, her şeye olumsuz yaklaşan, sürekli eleştiren insanları etrafınızdan uzak tutun.

*Renkler daima hayatınızın içinde olsun. İşyerinizin kuralları gereği lacivert, siyah, gri gibi renkler kullanmaya mecbursanız renkli bir aksesuarla dış görünümünüzü canlandırın. Masanızda kullandığınız malzemeleri en göz alıcı renklerden seçin. Evinizi, hatta evinizin odalarını farklı renklere boyatın. Bütün bu “renkli” yaklaşımlar, hayata daha olumlu yaklaşmanızı sağlayacaktır.

*”Evet” ve “Hayır” iki basit kelime gibi görünebilir ama çoğumuz, kendimize güvenmediğimiz için, hiç istemediğimiz anlarda bile “hayır” diyecekken “evet, “evet” diyecekken “hayır” diyoruz. Size bir soru, bir öneri geldiğinde; siz, içinizdeki asıl kişi ne istiyor, hangi seçim onu mutlu eder, önce ona karar verin. Kimsenin hatırı için de seçiminizi değiştirmeyin.

*Kendinize, özgüven ile ilgili bir program da yapabilirsiniz. Başlangıç için gerçekte istediğiniz ama kendinize bahaneler üretip yapmadığınız bir isteğinizi hedefe koyun. Bir el sanatları kursuna gitmek, saçınızı kestirmek, öğle yemeğine arkadaşlarınız olmadan çıkmak ya da çocuklarınızla sinemaya gitmek gibi bir istekle işe başlayın. Bunu başardıktan sonra sizin için biraz daha önemli olanı, sonra daha da önemli olanı listeye alın. Bir süre sonra geldiğiniz noktaya kendiniz bile inanamayacaksınız! Hayatın ve kendinize güvenmenin tadını çıkarın!

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com