Bizi Takip Edin

BESLENME

Bağışıklık sistemi nasıl güçlendirilir?

Umut Doğan Yıldız

-

 

Soğuk havaların yaklaştığı şu günlerde hastalıklardan korunmak için bağışıklık sistemi nasıl güçlendirilir? Antioksidan bakımından zengin gıdalar nelerdir? Tüm bunların cevabı haberimizde.

Prof. Dr. Aziz Ekşi: “Okulların açıldığı, soğukların yaklaştığı şu günlerde, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve vücut direncinin artırılması, bunun için de antioksidan bakımından zengin gıdaların daha fazla tüketilmesi önemlidir. Antioksidanca zengin gıdaların başında ise meyve ve meyve suyu gelir.”

Eylül ayının ikinci yarısına girdik. Okulların açıldığı, soğukların yaklaştığı bir dönemdeyiz. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve vücut direncinin artırılması, bu dönemde daha da önem kazanıyor.

Antioksidan içeriği güçlü gıdaların tüketiminin özellikle bu dönemde önem kazandığını belirten Lefke Avrupa Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Ekşi, bu tür güçlü gıdalar olarak, meyve ve meyve sularını önerdi.

Nar ve Portakal İlk Akla Gelen

Meyve ve meyve suyunun antioksidan gücünün, daha çok A ve C vitamini ile polifenolden kaynaklandığını dile getiren Aziz Ekşi, “Polifenol, aynı zamanda meyveye rengini ve burukluğunu kazandıran maddedir” dedi ve devamla şunları söyledi: “Antioksidan deyince akla gelen meyve ve meyve suyu nar ve portakal. Oysa her çeşit meyve suyu az veya çok antioksidan içerir.”

Vişne Suyunun Antioksidan Kapasitesi Nar Suyuna Yakın

Vişne suyunun antioksidan kapasitesinin, nar suyuna yakın olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ekşi, “Dolayısı ile vişne suyu, antioksidan deyince öncelikle hatırlanması gereken bir meyve suyudur. Bunun gibi erik suyu ile siyah üzüm suyu da antioksidanca zengindir. Kuşkusuz diğer meyve suları da antioksidan içerir” dedi.

Meyve Suyu Dengeli Beslenmeye Katkıda Bulunur

Ambalajlı, yüzde 100 meyve sularının, meyveye en yakın içecek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ekşi, “Meyve suyunun avantajı, mevsim sınırlarını aşması, her mevsim bulunabilmesidir. Meyve suyu, meyvenin besin ögelerini ve lezzetini yetişmediği mevsimlere de taşır ve böylece dengeli beslenmeye katkıda bulunur” dedi.

Meyve Oranına Bağlı Olarak, Nektarlar da, Zengin Antioksidan Kaynağı Olabilir

Prof. Dr. Aziz Ekşi, %25-99 oranında meyve içeren meyve nektarlarının, içerdikleri meyve oranına bağlı olarak zengin bir antioksidan kaynağı olabileceğini de sözlerine ekledi ve şöyle konuştu: “Şeftali ve kayısı koyu kıvamından, vişne ise ekşi tadından dolayı daha çok karışık meyve suyu ya da meyve nektarı olarak işlenir. Yüzde 100 meyve suyunun meyveye en yakın içecek olması gibi, meyve nektarı da yüzde 100 meyve suyuna en yakın içecektir. Dolayısı ile, meyve oranı yüksek meyve nektarları, yüzde 100 meyve suları kadar olmasa da, meyve oranına bağlı olarak antioksidan açısından güçlüdür.”

Potasyumu İhmal Etmeyin

Meyve suyunun, A ve C vitamini gibi potasyum minerali açısından da oldukça zengin bir kaynak olduğunu söyleyen Aziz Ekşi, “Meyve suyunu sağlıklı beslenme açısından önemli kılan özelliklerden biri de budur. Potasyum, kasların normal fonksiyonuna, kan basıncının korunmasına ve vücudun su dengesine ve egzersiz sonrası su kaybının giderilmesine katkıda bulunur. Başta vişne, portakal, şeftali ve kayısı olmak üzere çoğu meyve suyu, yüksek oranda potasyum içeriyor.Dolayısı ile 1 bardak (200 mL) meyve suyu, günlük potasyum gereksiniminin yaklaşık %10’unu karşılıyor” dedi.

Gripten korunmak için!

Continue Reading
Advertisement

BESLENME

Sporcu beslenmesi nasıl olur?

Umut Doğan Yıldız

-

Sporcu beslenmesi konusunda son zamanlarda değişik öneriler duyuyorsanız eğer, bunların bir kısmını birlikte inceleyelim.

HİNDİSTAN CEVİZİ SUYU

Yüksek kaliteli bir spor salonu size bunlardan ikram edebilir, ancak araştırmacılar hidrasyon için bildiğiniz normal sudan daha iyi olmadığını düşünüyor. Susadınız mı? Sebile yönelin.

AVOKADO

Araştırma üstüne araştırma, meyvenin kalp sağlığına faydalarını doğruladı. Ayrıca yüksek lif içeriği tok tutmaya yardımcı olabilir.

KIVIRCIK LAHANA

Turpgillerden olan bu sebze, âdeta doğanın CrossFit’çisi gibi pek çok şeyi başarır. Vitamin bakımından zengindir ve ayrıca kanserin büyümesini ve yayılmasını önleyebilecek kükürt bileşikleri içerir.

ACAİ ÇİLEĞİ

Bu meyveler sadece antioksidanlarla dolup taşmıyor, aynı zamanda sağlıklı bir antienflamatuvar görevi görüyor. Onları diyetinize dâhil etmek, egzersiz sonrası iyileşmeye yardımcı olabilir ve kas hasarını sınırlayabilir.

KOMBU ÇAYI

Bağırsak sağlığını destekleyici bu içecek, homeopatik sahnenin temelini oluşturuyor. Ancak bilimsel jüri hâlâ yararları üzerinde fikir birliğine varamadı. Tadı da bir acayip.

KİNOA

Bu kadim tahıl, esansiyel amino asitleri içeren eksiksiz bir protein kaynağı. Kas büyümenizi hızlandırmak için beyaz pirinç yerine deneyin.

YEŞİL ÇAY

Yeşil çaydaki kateşinlerin uzun süreli tüketimi metabolik sendromla savaşır (tip 2 diyabetin öncüsü) ve koroner hastalık riskinizi azaltabilir. Demliğin altını yakın.

ISPANAK

Yapraklı yeşillerin kaslara yardım eden demir içeriğine ek olarak, günde bir porsiyon yiyenler üzerinde yapılan bir çalışma, kalp hastalığı riskini yalnızca bir haftada azalttığını buldu.

BADEM SÜTÜ

Mineral içeriği bakımından süt ile karşılaştırılabilir, ancak protein içermez (bu yüzden yine de süt içiyorsunuz, değil mi?). Bir bardak inek sütü, bademden yapılandan beş kat fazla protein içerir.

ÇİYA TOHUMU

Etiket üzerindeki iddialarına rağmen, bu tohumlarda vücudunuzun gerçekten ihtiyaç duyduğu omega-3 türü bulunmuyor. İyi bir lif kaynağı olmakla birlikte, omega almak için yağlı balık yemeniz daha iyi olur.

Devamı

BESLENME

Sebze ve meyve tüketmeden beslenmek

Umut Doğan Yıldız

-

Karbonhidratsız, sebze ve meyve tüketmeden beslenme mevzusuu masaya yatırdık.

Hata: Karbonhidratsız beslenmek

Diyete başlayanların en büyük hatalarından biri karbonhidratlı gıdaları tamamen kesmektir. Bu amaçla sadece ekmeği değil, makarnayı da bırakırlar. Oysa yapılacak en büyük hatalardan biri sıfır karbonhidratla zayıflamaya çalışmak olacaktır çünkü bu besin grubunun yerini alacak başka bir şey yoktur. Şöyle düşünün: Karbonhidrat, anne sütünde bile bulunur ve unutmayın ki anne sütü, hali hazırda dünya üzerindeki en mucizevi besindir!

Düzeltmek için: Burada anahtar kelimeler “kaliteli karbonhidratlar” ve “ihtiyaç oranı!” Kaliteli karbonhidratlardan kasıt tam tahıllı, çavdarlı ekmekler; makarna, bulgur ve esmer pirinç gibi vücuda yararlı gıdalar. Hepsinden önemlisi de şu: Beyin hücreleriniz enerjisini karbonhidratlardan alır ve karbonhidrat tüketmek, aynı zamanda insan psikolojisini de olumlu yönde etkiler.

Hata: Sebze ve meyve tüketmemek

Yukarıda aşırı proteinle beslenmenin zararlarından söz etmiştik. Bunun nedenlerinden biri de sebze ve meyve tüketimindeki azalma… Eskiden yemekten kalkınca ortaya gelen meyve tabaklarına artık rastlanmaz oldu. Sebzeler de günlük yediklerimiz arasından yavaş yavaş çekiliyor. Çünkü beslenmeyi doymakla, tok kalmakla açıklar olduk. Bir de itiraf etmek gerekirse, kimsenin sebzelerle uğraşacak zamanı yok. Tavuğu ızgaraya atıp sofraya getirdiğiniz zaman dilimi sebzelerin yıkanıp temizlenmesine, kabuklarının soyulup doğranmasına anca yetiyor. Hal böyle olunca sebzelerden adım adım uzaklaştık ve meyvelerin yerine hazır satılan meyve suyu ve meşrubatlara yöneldik.

Düzeltmek için: Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi şu: Günde 5-8 porsiyon sebze ve meyve yiyin! Ana öğünlerinizde yediklerinizin biri mutlaka sebze olsun, ara öğünlerde de meyveyi tercih edin.

Devamı

BESLENME

Aşırı proteinle beslenmek

Umut Doğan Yıldız

-

Aşırı protein almak zararlı mıdır? Protein dengesi nasıl olmalı?

Her besin grubunun aşırısını tüketmek yanlış. Proteinle ilgili sorun ise şu: Son 10 yılda aşırı protein tüketimiyle birlikte hem rektum kanseri hem de kolon kanseri olarak tanımlanan kolorektal kanserin de aynı oranda artması, sadece diyet yapanların değil herkesin aşırı protein tüketiminden kaçınması gerektiğinin işareti…

Düzeltmek için: Proteinsiz yaşamaya çalışmanın bir anlamı yok; çünkü proteinin ana görevi, doku ve hücrelerin onarılması… Burada yapılması gereken, doğru miktarı bulmak… Ortalama bir rakam vermek gerekirse, vücut ağırlığınızın her kilosu için günde 0,8-1 gram protein tüketmek yeterli. Diyelim 65 kilosunuz. Bu da demektir ki günde tükettiğiniz protein miktarı en fazla 65 gram olmak zorunda. Peki, hangi proteinleri tüketeceğiz? Öncelikle tükettiğiniz kırmızı et miktarı, haftada 2-3 üç defadan fazla olmamalı. Tavuk, balık, hindi eti de diğer protein kaynakları olarak diyetinizde yer almalı. Daha da önemlisi mercimek, karabuğday, kuru fasulye,Antep fıstığı, kabak çekirdeği gibi bitkisel protein kaynaklarına yönelmelisiniz. 

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com