Bizi Takip Edin

SAĞLIK

Bağışıklığı güçlendirmenin 5 sırrı

Umut Doğan Yıldız

-

 

Bağışıklığı güçlendirmenin yollarını bizden öğrenin. Bu yöntemleri deneyerek çelik gibi bire bağışıklık sistemi oluşturun.

Dost bakterileri besleyin

En çok da bağırsaklarınızda yaşayanları… Çünkü bu bakteriler güçlü bir bağışıklık sisteminin olmazsa olmazıdır ve geniş bir yelpazede yer alan lifli gıdaları bol bol tüketerek bu dost bakterileri destekleyebilir, onların da gelişmesini ve bizleri savunmak için hazır hale gelmesini sağlayabiliriz. Bu amaçla yemeniz gereken gıdaları da aşağıda sıraladık;

*Soğan, sarımsak, pırasa: Bunların hepsi de hem çorbalara çok yakışır hem de güveç ve yahni türü yemeklere…Elbette salatalardan da eksik etmeyin. *Yerelması: Pişirmenin dünya kadar yolu var ama çiğ çiğ rendeleyip tüketeni de var, haşlayıp blender’dan geçirip püre haline getireni de… Siz nasıl seviyorsanız öyle yiyin ama mutlaka yiyin!

*Yeşil muz: Bu yeni bir muz türü değil, bildiğiniz muzun ham, kabukları henüz sararmamış, yeşil hali… Çünkü yeşil muzda pektin maddesi bulunur ve bu da eşsiz bir lif kaynağıdır. Muz olgunlaştıkça pektin de kaybolur. *Baklagiller: Kuru baklagiller sınıfına giren fasulye, barbunya, bezelye, mercimek gibi gıdaları sofranızdan eksik ekmeyin. Tencere yemeğini veya çorbasını pişirin.

*Tahıllar: İşlenmemiş olmak kaydıyla buğday, arpa, yulaf gibi her türlü tahıl… Bunların özellikle lapasını tüketmeniz bağırsaklarınızdaki dost bakterileri çok mutlu edecektir!

Çinko almanın faydaları

Hemen hepimiz C vitamininin bağışıklığımızı güçlendirdiğini biliriz ancak pek azımız bu işte çinkonun da en az C vitamini kadar etkili olduğunu duymuşuzdur. Sonbahar diyetimize çinko içeren gıdalar eklemek bizi hem ufak tefek hastalıklardan korur hem de çinko içeren gıdalar, sonbahar ayları boyunca adeta elimizin altındadır. Örneğin karides gibi kabuklu deniz hayvanları, fındık gibi yağlı yemişler, dana ve kuzu eti, tam tahıllı veya çok tahıllı ekmeklerle zenginleştirilmiş bir menü bize ihtiyaç duyduğumuz çinkoyu fazlasıyla verecektir.

Sigara ve alkol tüketimini bırakın

Bazıları için sonbahar depresif bir mevsimdir ve artarda sigara yakmak, her gün bir iki kadeh içmek bir süre sonra alışkanlık haline gelmeye başlar. Oysa sonbahar, alt ve üst solunum yollarımızın en sık hastalandığı mevsimdir. Bu da nezle, grip, farenjit, sinüzit, larenjit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları; bronşit, bronşiolit, zatürree ve daha da kötüsü tüberküloz gibi alt solunum yolları enfeksiyonları demektir. Sigara ve sigara dumanı ise bütün bunlara zemin hazırlar… Alkol ise özellikle depresyonu tetikler çünkü alkol alındığı zaman zirve yapan mutlu, neşeli, pozitif ruh hali alkolün etkisi geçer geçmez tersine döner ve bu da kişiyi daha fazla alkol almaya itebilir. Mezelerle donatılmış sofralar ise gereksiz kalori ve alınan kilolar demektir.

Sebzelerin faydaları

Sebze ile beslenmek yaz aylarında kolaydı. Birkaç domates, salatalık, taze nane ile koca bir kâse salata hazırlayabiliyordunuz ve bunu da bir öğünde, öğle ya da akşam yemeği olarak tüketebiliyordunuz. Ancak havalar soğudukça sıcak bir şeyler yemek istediğimiz sır değil. Bu da bizleri pişmiş sebzelere yönlendiriyor ve porsiyon salatalar giderek sofralardan çekiliyor. Yine de sebze yemenin tek yolu salata hazırlamak değil. Fırında düşük ısıda pişireceğiniz biber, kabak, balkabağı, mantar gibi sebzeleri üzerine yoğurt dökerek yiyebilirsiniz. Ya da vok’ta hazırlayacağınız sebzeleri üzerine salçalı sos dökerek tüketebilirsiniz. Yapmanız gereken haftada en az 10 öğünü sebzelere ayırmak. Bir de küçük ipucu: İnternette sebzelerle hazırlanmış öyle akla hayale gelmeyen salata tarifleri var ki… Örneğin balkabağı salatası, labada salatası hatta lahana salatası…

Baharatlarla yakınlaşın

Belki pek aranız yoktur ancak baharatlar, bağışıklık sistemini güçlendiren birer doğa mucizesidir. Karabiberden kimyona, kekikten köriye kadar tüm baharatları yemeklerde bol bol kullanın. Hatta kahvaltıda bile kullanabilirsiniz. Peynire serpilmiş kekik, üzerine pul biber ve kimyon dökülmüş dilim dilim yumurta vb. Ancak hepsinden önce kendinize güvenilir bir aktar bulun çünkü sahte baharatlar veya yararlı diye satılan ne olduğu belirsiz otlar size zarar verebilir.

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Kalp sağlığı için öneriler

Umut Doğan Yıldız

-

Kalbinize yatırım yapmanız için önerilerimiz var. Kalp sağlığı için önerilerimiz karşınızda.

01 İYİ MÜZİK

Sabah işe giderken klasik müzik dinlemek stresinizi ve kan basıncınızı düşürüyor. GoT’nin açılış müziği de olur. Deutsches Arzteblatt International

02 ALTIN TABAK

Meyve, sebze, balık ve işlenmemiş yiyeceklerden zengin bir diyet, kalp krizini ve erektil disfonksiyonun etkilerini önlemeye yardımcı olabilir. European Society of Cardiology

03 AĞIRLIK KAPIN

Bilim insanları ağırlık kaldırmanın daha düzgün biçimli kırmızı kan hücrele-rinin oluşumunu desteklediğini buldu. Bu da daha düşük bir kalp hastalığı riski demek. Mississippi Üni.

04 YEŞİLİ SEÇİN

Haftada sadece bir tane kivi tüketmek, kanınızdaki “iyi” HDL kolesterolü konsant-rasyonunu artırarak kalp krizini tetikle-yen kan pıhtılarının oluşumunu azaltıyor. Nutrition Journal

05 NEFESLENİN

Haftada bir yoga yapmak, düzensiz kalp ritmine sahip olan kişilerin kalp atış hızını ve kan basıncını düşürdü. European Journal of Cardiovascular Nursing

06 ÇİFT TERAPİSİ

Teklifi erteliyor musunuz? Evlenin ve bekâr arkadaş-larınıza kıyasla bir kalp krizini atlatma şansınızı yüzde 14 artırın. East Anglia Üniversitesi

07 YUMURTAYA DEVAM

Araştırmacılar, yumurtanın atletlerin kanındaki “kötü” LDL kolesterolü seviye-sini etkilemediğini buldu. San Diego Eyalet Üniversitesi

08 TAKIM OYUNCUSU

Takımınızın küme düşme maçını izlemek kalp ağrısıyla sonuçlanmak zorunda değil. Bilim insanları kalp krizi riskinin maç günle-ri özellikle yüksek olmadığını buldu. European Academy of Neurology

09 GÜNEŞ KALKANI

Güncel bir çalışma güneşten gelen vitamini gölgede bırakıyor: Çok yüksek ya da çok düşük seviyelerdeki D vitamininin kalp kaynaklı ölüm riskini artırdığı bulundu. Kopenhag Üniversitesi

10 TUZLU YARA

Tuz eksikliğinin kas gelişimini engelleyebileceğini zaten biliyoruz. Ancak aynı eksikliğin kalp hastalıkları riskinizi yükseltebil-diği de ortaya çıktı. McMaster Üni.

11 YAĞ HİLELERİ

Tereyağı yerine linoleik asit bakımından zengin bitkisel yağları kullanmak koleste-rolü düşürebillir, ancak kalp hastalığı riskini yükseltebilir. British Medical Journal

12 AŞIRI YÜK

Saloncular, not alın. Yüksek kalorili shakeler kan basıncını düşüren ve fazla sodyumu dışarı atan ANP seviyelerini azaltır. American College of Cardiology

13 DUMAN BULUTU

Alışkanlıklarınızı değiştirmeniz için iyi bir zaman. E-sigara dumanı, normal sigaranın aksine atardamarlarda neredeyse yok denecek kadar strese yol açıyor. Bristol Üniversitesi

14 YORGUNLUK

Trafik gürültüsüne ne kadar maruz kalırsanız kalp krizi riskiniz o kadar artar. Sanki uykusuz kalmak için başka bir sebebe ihtiyacınız varmış gibi… Deutsches Arzteblatt International

15 HAVA KİRLİLİĞİ

Üzgünüz şehirciler: Havadaki kirlilik atar damarlarda plak oluşumunu hızlan-dırarak ileriki yıllarda kalp sorunlarıyla boğuşma riskinizi artırıyor. Washington Üni.

16 KÖTÜ İKİLİ

Hareketsiz – ve daha yaygın olan tip 2’de genellikle önlenebilir olan – diyabet, kalp krizinden ölme riskinizi yüzde 50 artırıyor. Leeds Üniversitesi

Devamı

SAĞLIK

Grip aşısı hakkında bilinmeyenler

Umut Doğan Yıldız

-

Grip aşısında aktif olmayan virüsler kullanılır ve bunlar hastalığa yol açmaz. İşte grip aşısı hakkında bilinmeyenler.

Aksine, 2-3 hafta içinde ortaya çıkan ve bir yıl boyunca devam eden etkisiyle, sağlıklı bireylerde gribe karşı koruma sağlar ve gripten kaynaklanan ekonomik ve sosyal kayıpları önler.

Grip, Influenza A ve Influenza B virüslerinin sebep olduğu bir enfeksiyon hastalığıdır. Genellikle kış aylarında sıkça görülen grip; yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, öksürük şikâyetleri ile seyreder. Virüsler solunum yolu ile vücuda girerek üst solunum yolunda enfeksiyona yol açar. Riskli kişilerde ise diğer solunum yolu enfeksiyonları ile birleşerek ağır vakalara yol açabilir. Özellikle 65 yaş üstü kronik hastalıklara sahip olanlarda ölümle sonuçlanacak kadar ciddi sonuçlar doğurabilir.

Grip aşısı virüsten korunmanın en etkili yoludur. Her yıl, kış aylarında görülmesi beklenen grip virüslerine göre özel olarak yeniden hazırlanır. Genellikle Eylül-Kasım aylarında yapılır. Grip aşısı inaktif (ölü) virüsler içerir. 3 veya 4 inaktif virüsten oluşan 2 tip grip aşısı vardır. Bu yıl üçlü grip aşısında Influenza A (H1N1), Influenza A (H3N2) ve Influenza B virüsleri bulunmaktadır. Dörtlü grip aşısında bunlara ek olarak bir Influenza B virüsü daha bulunmaktadır.

Grip aşısı nasıl etki eder?

Grip aşısı yapıldıktan sonra bağışıklık sistemi virüslere karşı antikorlar oluşturur. Oluşan bu antikorlar, aktif virüsle karşılaşınca hastalığın oluşumunu engeller veya hafif geçmesini sağlar. Aşının koruyucu etkisi, yapıldıktan 2-3 hafta sonra ortaya çıkar ve 1 yıl sürer.

Grip aşısı nasıl uygulanır?

Grip aşısı yetişkinlerde üst kol kasına çocuklarda üst bacak kasına yapılır. Aşı uygulandıktan sonra uygulama bölgesinde hafif ağrı hissi olabilir. Bazı durumlarda 1-2 gün süren hafif ateş ve kas ağrıları görülebilir. Sistemik ve lokal etkiler 24-48 saat içinde kaybolur. Grip aşısında aktif virüs olmadığı için hastalığa yol açma ihtimali yoktur.

Grip aşısının yaş gruplarına göre dozları ise aşağıdaki gibidir:
3 yaş altı: İlk kez aşılanıyor ise 4 hafta ara ile iki kez yarım doz (0,25ml). Eğer geçen yıl aşılandı ise; 1 kez yarım doz (0,25ml)
3-8 yaş arası: 4 hafta ara ile 2 tam doz (0,50ml)
9 yaş çocuklar ve yetişkinler: 1 kez tam doz (0,50ml)

Kimler grip aşısı olmalı?

T.C. Sağlık Bakanlığı’nın önerisine göre;
1) Astım, KOAH, diyabet, kalp ve kronik böbrek hastaları,
2) 65 yaş üstü bireyler,
3) 6 ay-5 yaş arası çocuklar,
4) Hamileler (gebeliğin ilk 3 ayından sonra),
5) Emziren anneler,
6) Uzun süreli Aspirin tedavisi gören çocuk ve adolesanlar (6 ay-18 yaş arasındakiler),
7) Grip nedeni ile Reye Sendromu geçirme riski olanlar,
8) Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler; kanser hastalığı, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar, HIV taşıyanlar ve bu kişilerle aynı evde yaşayanlar,
9) Hasta bakımı ile ilgilenen sağlık çalışanları…

Kimler grip aşısı olmamalı?

1) 6 aydan küçük bebekler,
2) Grip aşısı tavuk yumurtasından yapıldığı için, tavuk yumurtasına ciddi alerjisi olanlar,
3) Geçmişte grip aşısı ile ilgili şiddetli alerji öyküsü olan kişiler,
4) Gullian-Borre sendromu olan kişiler,
5) Orta ve ya şiddetli derece ateşli hastalığı olanlar.

Grip aşısının amacı komplikasyon geliştirme yönünden en yüksek risk grubunda olanları korumaktır. Grip bulaşıcı olduğu gibi, bronşit, pnömoni gibi daha ciddi hastalıklara da sebep olur ve hastanede yatarak tedavi gerektirebilir. Özellikle yaşı ileri ve kronik hastalıkları bulunan insanlarda ölümle sonuçlanabilir. Sağlıklı bireylerde de gribe karşı koruma sağlayarak iş gücü kaybının yanı sıra ekonomik ve sosyal kayıplara da engel olur.
Grip ve grip aşısı ile merak ettikleriniz için eczacınız en yakın danışmanınızdır!

Devamı

SAĞLIK

Nöroterapi nedir?

Umut Doğan Yıldız

-

Neurotherapy’ye “EEG Biofeedback” ve “Neurofeedback” denir. Peki bu terimlerin anlamı nedir?

Bir kişinin dikkatini artırmak, dürtüselliği azaltmak ve hiperaktif davranışları kontrol altına almak için beyin dalgası etkinliğini nasıl değiştireceğini öğrenmesine yardımcı olmayı içerir. Bireyin beyin dalgası etkinliği hakkında bilgi edinmesine ve bu bilgiyi beyin dalgası aktivitesinde değişiklikler üretmek için kullanmasına izin veren ağrısız bir tedavi yaklaşımıdır. Mevcut araştırmalar, DEB / DEHB olan bireylerin, beyindeki bazı bölgelerde beyin dalgası aktivitesinde çok az ve / veya diğer bazı beyin dalgası aktivitelerinden çok fazla olanı, bozukluğa sahip olmayanlara kıyasla çok az gösterir. Nöroterapide kişiler, beyin dalgası aktivitelerini değiştirmek için bilgisayarlı biofeedback ekipmanı kullanılarak eğitilir. Beyin dalgası aktivitesi değiştirildiğinde veya beyin Nöroterapi sürecinde belirli şekillerde çalışmak üzere eğitildiği zaman DEB / DEHB semptomları genellikle azalır.

NFT’den önce, beyin aktivitesinin ve psikolojik durumun objektif bir değerlendirmesi yapılır. Eğitim sırasında sensörler kafa derisine yerleştirilir ve daha sonra belirli beyin aktivitesini algılayan, güçlendiren ve kaydeden hassas elektronik ve bilgisayar yazılımlarına bağlanır. Elde edilen bilgiler, geribildirim sinyalindeki değişikliklerin, danışanın beyin aktivitesinin belirlenmiş aralıkta olup olmadığını belirten kavramsal anlayışla danışana hemen geri bildirim verir. Bu geribildirime dayanarak, beyin kalıplarındaki değişiklikler meydana gelir ve bunlar fiziksel, duygusal ve bilişsel haldeki olumlu değişimlerle ilişkilidir. Çoğu zaman, danışan, bu gibi olumlu değişikliklerin “hissi” duygusunu edinmesine ve geri bildirim oturumu dışında bu haklara erişebilmelerine rağmen, genellikle bu tür değişiklikler gerçekleştirilen mekanizmaların bilinçli olarak farkında değildir.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com