Bizi Takip Edin

SEKS & İLİŞKİLER

AŞK HER ŞEYİ AFFETTİRİR Mİ?

-

 

Aşağıdaki 6 soruluk minik testi yaparak, mutluluğunuzu daim kılabilirsiniz.

Kadın ve erkeklerin farklı gezegenlerden geldiğini söyleyen o ‘çok satan’ kitabı unutun. Aslında hepimiz aynı dünyadanız ama düşüncelerimizin beyin kıvrımlarımızda izlediği yol apayrı. Kadın ve erkekler arasındaki fark (fiziksel olanlar hariç) ortadan kalkalı çok oluyor. Dolayısıyla sizin de kendinizi geliştirme vaktiniz geldi. Ne de olsa bulunduğumuz yüzyılda bir erkeğin hangi durumlarda nasıl davranacağını bilmesi çok önemli. Buyurun 6 soruluk testimize. Cevap anahtarı da hediyemiz…

1- Nursel ile bir restoranda saat tam 19.00’da yemek randevunuz var. Siz 19.30’da restorana can havliyle girerken Nursel’in çantasını almış çıkmakta olduğunu görüyorsunuz. Kalması için ne yaparsınız?    

a) Nursel’e 30 dakikanın abartılacak bir süre olmadığını anlatmaya çalışırsınız.
b) 19.00’daki bir randevunun esasında 19.30 demek olduğunu düşündüğünüzü söylersiniz.
c) Detaylı bir konuşma içerisinde neden geç kaldığınızı anlatırsınız.
d) Nefes nefese bir halde yanına koşar ve o siz bir şey söylemeden şunları bir çırpıda sayıverirsiniz:

“Buraya gelirken yolda seninle geçen gece yaptığımız tartışmayı hatırladım ve haklı olduğunu düşünüyorum.”

Doğru cevap tabii ki ‘D’şıkkı. Nursel’in geç kalmanızla ilgili düşündüklerini size sarf etmesinden hemen önce, siz ona ihtiyacı olan cümleleri kurun. Sonuçta geç kalan erkek konumunda olduğunuzdan (ve bunu daha önce de defalarca yapmışsanız!) haksızsınız. Çok abartılı davrandığını düşünebilirsiniz ama siz de yarım saatlik bir abartma yapmadınız mı? Elbisesi, duruşu, çantası, taktığı kolye, gününün nasıl geçtiği vs… Bunların hepsi sizin uyduracağınız (ya da gerçek) bahanelerden daha etkili olacaktır. Olmuyorsa zaten Nursel’in bir başkasıyla randevusu var demektir.

2 – Yeni kız arkadaşınızın doğum gününe gidiyorsunuz ama hediyeniz yok! En yakın hediye alabileceğiniz yer ise ‘7 Eleven’. Ne yaparsınız?

a) Bir sürü ıvır zıvır satın alırsınız: 6’lı kutu bira, Hande Yener CD’si, bir kutu M&M fıstıklı. Hediyelerinizin sıra dışı ve sizin de havalı olduğunuzu düşünür.
b) > Saatlerce bakınmanıza rağmen ona uygun olabilecek herhangi bir şey bulamadığınızdan bahsedersiniz.<
c) Aynı partiye giden bir arkadaşınızı arar ve durumunuzu anlatıp, aldığı hediyeyi size verirse hayatınızı kurtaracağını söylersiniz.
d) Sipariş verdiğinizi ancak henüz gelmediğini söylersiniz. Eve dönünce de hemen bir hediye siparişi verirsiniz.

Doğru cevap, ‘B’ şıkkı. Diğer cevapları düşünecek olursanız, öncelikle ‘A’ şıkkının tembel bir adam olduğunuzu düşündüreceğini bilmelisiniz. Ayrıca aldığınız o şeylerle partinin alay konusu olacağınız da kesin. ‘C’ şıkkı kadar kötü bir düşünce daha olamaz. Hem o arkadaşınızın sizden nefret edecek olması bir yana, bu zamanla diğer insanların kulağına da gidecektir. ‘D’ şıkkıysa tamamen korkunç! Kız arkadaşınızın da bunu aynen herkesin ortasında söyleyeceğinden emin olabilirsiniz. Zavallı kız.

Ders:  Kadınlar ne olduğuyla değil, daha çok ne olabileceğiyle ilgilidir. Ona dürüstçe neler yaşadığınızı anlatın. Anlatırken sevimli olun. Saatlerce hediye baktığınızı ama onun için yeterli mükemmellikte bir şey olmadığını ve alelade bir şey de almak istemediğinizi söyleyin.

3 – Kız arkadaşınızı aldattınız. Her nasılsa o da bunu öğrendi ve bittiğini söyledi. Onu nasıl geri kazanırsınız?

4 – Kardeşinizin düğününde nikâh şahidi olacaksınız. Gelinin nikâh şahidi olan Aslı, gerçekten taş gibi ve bir şekilde size ilgisini belli ediyor. Ancak, yeni kız arkadaşınız Melis de sizinle düğüne gelmek istiyor…

a) Haftada en az iki kere telefon açarak, ne kadar zavallı bir durumda olduğunuzdan bahsedersiniz .
b) Ortak bir arkadaşınızdan durumu düzeltmek için konuşmasını istersiniz. O da sizin gerçekten onu sevdiğinizi düşünüp geri döner.
c) Evde olmadığını bildiğiniz bir anda telefon açıp telesekreterine mesaj (ya da kapı altından) bırakırsınız. Sadece onu ne kadar özlediğinizi söyler ve o sizi arayana dek de bir daha aramazsınız.
d) Yatabildiğiniz kadar çok insanla yatar ve kıskançlıktan ölüp, geri dönmek için yalvarana dek beklersiniz.

Doğru cevap ‘C’ şıkkı. Çoğunuz ‘A’ şıkkı üzerinde bir iki saniye fazladan durakladınız değil mi? Unutmayın ki hem aldatıp hem de bu ilişkiye ne kadar inandığınızı ve onu ne kadar özleyip, arzuladığınızı (o kadından sonra) sürekli başına kakmakla bir yere varamazsınız. Varsanız da orası, elinde bir balta ile sizi beklediği bir yer olacaktır. Arkadaşlarınızı aranıza sokmayın. Gece uyurken de aranıza sokuyorsanız orası ayrı, deneyebilirsiniz! ‘D’ şıkkı aslında sizin heyecanla işaretlemeniz için yazıldı. Durmayın devam edin. Nasılsa bir kere aldattınız, 34 kere neden olmasın? ‘C’ şıkkı yapmanız gereken en doğru ve bir erkeğe en çok yakışacak harekettir. Bu davranışla sizin ne zavallı ne de nemfoman olduğunuzu, sadece bir hata ettiğinizi ve bunun da farkında olduğunuzu düşündürecektir. Dolayısıyla yumuşayıp, sizi geri arar. Tabi onu kız kardeşi ya da en yakın arkadaşıyla aldatmadıysanız!

a) Düğüne tek başınıza gider ve Melis gelmesin diye dua edersiniz.
b) Melis’e onu davet etmek istediğinizi ancak bunun dünyanın en sıkıcı düğünlerinden biri olacağını ve sıkılmasını istemediğinizi söylersiniz.
c) Melis’le düğüne gidin ancak Aslı’ya da telefon numaranızı vermeyi unutmayın.
d) Son dakikaya kadar bekleyin. Melis’e onunla gitmek istediğinizi ancak bunun en doğru kadar olacağını düşündüğünüzü söyleyin. Böylece o arada başka planlar yapar. Eğer yapmazsa çok üzgün olduğunuzu ama yeni çıkmaya başladığınız birini bir aile düğününe davet edemeyeceğinizi söyleyin.

Doğru cevap (tahmin ettiğiniz üzere) ‘D’ seçeneği. İlk şıkkı direkt es geçin. Çünkü Melis size düğünden detaylar soracaktır. O sırada tuvalette Aslı’yla olduğunuzu anlatmak istemezsiniz herhalde. ‘B’ şıkkı üzerinde hiç durmasak da olur. Zira siz söyler söylemez o da size; “Sen yanımda olduğun sürece ben hiç sıkılmam ki.” diyecektir. Şimdi yandınız! ‘C’ şıkkını düşünenlere hemen soruyorum: Aslı ve Melis düğünde yakınlaşıp sohbet etmeye başlarsa ne yapacaksınız? Grup seks teklifi mi?

Yalan söyleyebilirsiniz. Ama bir şartla: Yalan söyleyecekseniz büyük oynayın. O kadar büyük oynayın ki inandırıcılığı içinde siz de kaybolun. Söylediğiniz yalana siz ne kadar inanırsanız, karşınızdaki kadın da o kadar inanacaktır.

5 – Arkadaşınızın bekârlığa veda partisinde kucak dansçısı olmadığını söylediniz, hatta yeminler ettiniz. O da size inandı. Ancak aylar sonra, dansçıyla edepsiz bir halde göründüğünüz bir fotoğraf ortaya çıktı ve sevgiliniz de bunu gördü. Durumu nasıl açıklardınız?

6 – Evde sakince akşam yemeğinizi yerken birden bağırarak sizin yüzünüzden kendini ne kadar kötü hissettiğini söyledi. Siz ise…

a) Sadece susarsınız. Çünkü bu durumda ne yapsanız da kendini iyi hissettiremeyeceğinizi düşünüyorsunuz.
b) Gecenin geriye kalanını onun problemlerini dinleyerek geçirirsiniz.
c) Hemen 112’yi arayıp bir ambulans göndermelerini istersiniz.
d) Ortadan sıvışırsınız!

a) “Çok sarhoştum, hatırlamıyorum.” dersiniz.
b) Kızın sizin üzerinize doğru yürüdüğünü, çevreden kimse tepki vermeyince de kızın rencide olmaması için dans etmesine izin verdiğinizi söylerdiniz. Ne de olsa yufka yüreklisiniz.
c) “Ortada dans falan yok.” dersiniz. Hatıra fotoğrafı çekilirken kızın sizin kucağınıza, üstelik sadece beş saniyeliğine, oturduğunu iddia edersiniz!
d) Arkadaşlarınız ısrar ettiği için kızın size kucak dansı yaptığını söylersiniz. Çok sıkıcı olduğu ve onu üzmek istemediğinizden ona anlatmadığınızı da eklersiniz.

Doğru cevap ‘C’ şıkkı. Yaptığınız hiçbir hareketin suçunu sarhoş olmanıza bağlamayın. Madem kendinizi kaybediyorsunuz, kontrollü içmeniz gerekmez mi? ‘C’ şıkkı büyük bir yalan olsa da inandırıcılık oranı yüksek. Sonuçta o orada değildi ve bazı şeyleri anlattıklarınızdan çıkarmak zorunda. Siz ne kadar önemsiz bir ayrıntıymış gibi davranırsanız, o da o kadar önemsiz olarak alacaktır hadiseyi. Tabi, elinde dansçıyla öpüşürken çekilmiş bir başka fotoğrafınız daha yoksa!

Doğru cevap ‘B’ şıkkı. İkinize de kocaman birer bardak içki hazırlayın ve o rahatlayana kadar anlatmak istediği her şeyi; dertlerini, sizden beklediklerini ya da eksik yönlerinizi dinleyin. Çok sıkıcı bir gece geçireceğinizi biliyorum. Ancak bu, önce kaçıp sonra eve nasıl döneceğinizi düşünmekten daha iyidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SEKS & İLİŞKİLER

Yetersiz testosteron belirtileri

Umut Doğan Yıldız

-

Testosteron hormonunun az ya da çok salgılanması, hem kadınların hem de erkeklerin hayatını, cinsel yaşamını ve sosyal statüsünü etkiliyor. 

Testosteron, memelilerde bulunan; androjen grubundan bir steroid hormon… Öncelikle erkeklerde testislerde, dişilerde ise yumurtalıklarda vücut tarafından üretiliyor. Az miktarda böbreküstü bezlerinden de salgılanıyor. Erkek cinsiyet hormonu olarak bilinen testosteron, yetişkin bir erkeğin kanında, kadınınkinden 40-60 kat daha fazla bulunuyor. Testosteron, erkek sağlığı söz konusu olduğunda enerji, libido, bağışıklık sistemi ve kemik sağlığı ile de yakından ilgili bir hormon. Her ne kadar “erkeklere özel” bir hormon olsa da, bu sürekli ve eksiksiz salgılandığı; yani her erkeğin testosteron salgısı bakımından kusursuz olduğu söylenemez. Tam tersine, kimi erkekte az, kimi erkekte ise fazla salgılanması söz konusu ve bu da erkeklerin farklı sorunlarla karşılaşmalarına yol açıyor. Salgılandığında neredeyse tamamı taşıyıcı proteinlere bağlanan testosteron, kanda üç farklı şekilde bulunuyor:

*Serbest, yani bağlı olmayan,
*Albümin veya kortizol bağlayıcı globüline zayıf şekilde bağlı olanlar,
*Cinsellik hormonu bağlayıcı globüline sıkıca bağlı olanlar…

Erkeklerde testosteron seviyesinin düşük ya da yüksek olması, bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Testosteron seviyesi yüksek olan erkeklerin fethetmek, sahiplenmek, hükmetmek, yönetmek gibi genellikle erkeklere mal edilen özellikleri var. Bu tür erkekler değişimden yana, hareketli, toplumla iç içe olmaktan hoşlanan ancak uzlaşmacı olmayan kişilik sergiliyorlar. Neşeli, hayatlarını kendi başlarına planlayan, kendi hayatlarının dümenini ellerinde tutmaktan hoşlanan, inatçı, kararlı ve pes etmeyen erkekler bunlar…
Düşük testosteron seviyesine sahip erkeklerde durum farklı… Onların cinsel isteği de cinsel gücü de az; sabırsız, alıngan, duygusal, gergin ve karamsar yapıya sahipler. Hayata pozitif yaklaşmadıkları için depresyona da meyilliler. Daha umutsuz olmalarına karşılık daha uyumlu oldukları ve sosyal uyarılmaya açık oldukları da biliniyor.

İdeal testosteron ortalaması

Dolayısıyla en ideal olan, orta seviyede testosteron salgısına sahip olmak… Bu hormon, dünyadaki erkeklerin çoğunda da orta düzeyde salgılanıyor. Yalnız şu da var: Yüksek testosteron seviyesini düşürmek tıbben pek mümkün değilken, düşük testosteron seviyesini yükseltmek mümkün. Asıl yapılması gereken şey ise var olan belirtileri iyi gözlemleyip testosteron seviyesinin düşük olup olmadığını anlamak ve sonrasında da bir üroloğa başvurmak…

Peki düşük testosteron seviyesinin belirtileri neler?.. Öncelikle cinsellik dürtünüz eskisi kadar güçlü değilse, yaptığınız işe odaklanamıyorsanız ve kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız, testosteron seviyenizde bir düşme olduğundan şüphelenebilirsiniz. Bunu hemen büyük bir sorun haline getirmeyin zira 45 yaş üstü her 10 erkekten 4’ünde testosteron seviyesi azalması görülüyor. Bu durumdaki erkeklerin aklına ilk gelen cinsel yaşamları olsa da Cell Metabolism dergisine göre yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, obezite ve tip 2 diyabet riskinde yükselme gibi pek çok hastalığa davetiye çıkaran gelişmenin kapılarını her an çalacağı biliniyor.
Siz de testosteron seviyenizde azalma olduğundan şüpheleniyorsanız, kendinizi gözlem altına alın ve aşağıdaki belirtilere rastlar rastlamaz, derhal üroloğunuzdan bir randevu alın.

· Düşük libido: Erkekler, yaşları ilerledikçe cinsel açıdan daha isteksiz hale geldiklerini gözlemler. Bu da normal bir gelişmedir. Ancak libidoda hızlı ve ani bir düşüş, testosteron seviyesiyle doğrudan alakalıdır.

· Kilo alımı: Yavaş yavaş kilo alıyor ve bu kiloları veremediğinizi mi gözlemliyorsunuz? Dikkatli olun zira testosteron seviyenizde düşme başlamış olabilir. Çünkü yağ hücreleri testosteronu estrojene çevirir. Bu durumda giderek daha az testosteron dolaşım sisteminde yer almaya başlar. Gerçi kilolu ya da obez erkeklerin testosteron seviyesinin düşük olduğu bilinmektedir ama kilo aldıkları için mi bu seviyenin düşük olduğu yoksa zaten testosteron seviyeleri düşük olduğu için mi kilo aldıkları tam olarak bilinmemektedir. Sebebi hangisi olursa olsun sağlıklı beslenmek, egzersiz yapmak ve kilo vermek testosteron seviyesini ortalama düzeye getirir ve erkeğin de kendisini daha iyi hissetmesini sağlar.

· Sertleşme sorunu: Günümüzde milyonlarca erkek sertleşme sorunu yaşıyor ve bunun en önemli nedenlerinden biri de düşük testosteron seviyesi… Sertleşmek ve bu durumu korumak için öncelikle kan dolaşımının düzgün olması gerekir. Kan basıncının normal olması, damarlarda herhangi bir tıkanıklık olmaması, kalp kapaklarının sağlıklı çalışması, başta dokunma olmak üzere duyuların sağlam olması ve cinsel dürtünün yeterliliği kadar testosteron seviyesi de sertleşme sorunuyla doğrudan alakalı bir durumdur.

· Yorgunluk: Günün öğle saatlerinde kendinizi tükenmiş hissediyorsanız, işten eve döndüğünüzde kanepeye yığılıp kalıyorsanız, hafta sonunda bile bir şeyler yapmak üzere parmağınızı kıpırdatamıyorsanız, enerjinizi emen şey düşük testosteron seviyeniz olabilir.

· Uyku sorunları: Düşük testosteron seviyesine sahip olan erkekler genellikle uykusuzluk çeker. Ancak uykusuzluğun genellikle daha önemli bir nedeni vardır: Uyku apnesi!.. Türkiye’deki iki milyonu aşkın uyku apnesi hastasının önemli bir kısmı da erkek. Bu hastalar genellikle yüksek tansiyondan, kalp hastalıklarından, değişken ruh halinden ve hafıza sorunlarından da mustarip oluyorlar. Uyku apnesi ile düşük testosteron seviyesinin alakasına gelince: Düşük testosteron uyku apnesine yol açmaz ancak uyku apnesi olan erkeklerin çoğu fazla kilolu ve o fazla kiloya da düşük testosteron sebep olabiliyor. Sözün özü, uyku apneniz varsa ve kiloluysanız, altında yatan sebep düşük testosteron seviyesi olabilir.

· Konsantrasyon eksikliği: Testosteron, bir şeye odaklanmanızı da sağlar. Eğer odaklanma ile ilgili sorun yaşıyorsanız, testosteron hormonu seviyeniz düşük demektir. Gün içinde bulanık bir akılla dolanıyorsanız ve hafıza ile ilgili sorunlar da yaşıyorsanız, mutlaka bir üroloğa gitmeniz gerekir.

· Depresyon: Journal of Sexual Medicine dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre düşük testosteron seviyesi sınırında yaşayan erkeklerin yüzde 56’sı ya kayda değer depresyon belirtileri gösteriyor ya depresyon teşhisi konmuş ya da hali hazırda anti depresan kullanan erkeklerden oluşuyor. Bu erkeklere testosteron takviyesi uygulandığında ise depresyonlarında gerileme görülüyor. Hatta Los Angeles’taki Erkek Üremesi ve Vazektomi Merkezi doktorlarından ürolog Philip Werthman testosteron takviyesinin anti depresanlardan daha etkili olduğuna dikkat çekiyor.

· Göğüslerde büyüme: Düşük testosteron nedeniyle, vücuttaki estrojen ile testosteronun dengesi bozulduğunda bazı erkeklerin meme bölgesinde büyüme gözlenir. Bu duruma jinekomasti denir. Genellikle herhangi bir sağlık sorununa yol açmaz ancak daha çok toplumsal tepkilere neden olur. Ergenlerdeki jinekomasti geçicidir; erişkin erkeklerin ise yüzde 40’ında jinekomasti değişiklikleri görülebilir.

· Acı ve ağrı: Düşük testosteron seviyesi kas kütlesinin azalmasına sebep olur. Bu durum da bazı erkeklerde güç kaybıyla birlikte eklem ağrılarına, kas ağrılarına yol açar. Bazı erkekler ise yaralanmalara daha açık hale gelir.

· Kemiklerle ilgili sorunlar: Osteoporozun genellikle kadınları etkilediği zannedilir. Ancak testosteron seviyesi düşük olan erkeklerde de osteoporoz sorunları görülür çünkü bu hormonun düşük oranda salgılanması kemik yoğunluğunu da olumsuz etkiler.

Devamı

SEKS & İLİŞKİLER

Ereksiyon bozukluğu hakkında 8 soru

Umut Doğan Yıldız

-

Aşağıda neler olup bittiğini bir ürologdan öğrenin. İşte ereksiyon bozukluğu hakkında 8 soru.

DERLEYEN: ÖZLEM URAL

EVET, GENÇ OLABİLİRSİNİZ AMA hâlâ erektil disfonksiyon (sertleşme) sorununuz olabilir ve bu sorun tahmininizden daha çok erkekte var. Erkeklerin bu durumun benlik saygılarını, seks hayatlarını ya da sağlıklarını zorlamasına izin vermesinin nedenlerinden biri, bunun nasıl önlenebileceği ve çözülebileceği hakkında fazla bir şey bilmemeleridir.

Kaliforniya Üroloji Derneği’nin eski başkanı ve The Penis Book’un yazarı ürolog Aaron Spitz’ten, herhangi bir yaşta görülen ED ile ilgili en önemli soruları yanıtlamasını istedik.

1- Erektil disfonksiyon için ortalama yaş nedir?

Erektil disfonksiyon çoğu insanın düşündüğünden daha yaygındır. Erkeklerin yaklaşık yüzde 40’ı, 40 yaşına kadar bir dereceye kadar sorun yaşayacaktır. Penisin yaşlanması 20’li yaşların sonlarında başlayabilir, ancak tipik olarak 40’lı yaşlardan itibaren fark edilebilecek kadar şiddetli hâle gelir. Erkekler yaşlandıkça erektil disfonksiyon olma olasılıkları her 10 yılda yaklaşık yüzde 10 artar ve bununla beraber problemin şiddeti de artar.

2- Erektil disfonksiyonun başlıca nedenleri nelerdir?

Erektil disfonksiyon tipik olarak penisteki kan damarlarının sertleşmesi ve daralması sonucu oluşan kan akışı probleminden kaynaklanır. Bu durum en yaygın olarak kan damarlarını çevreleyen düz kas hücrelerinin yaşlanmaya bağlı olarak daha sert ve daha az esnek hâle gelmesiyle ortaya çıkar ve penisin ihtiyaç duyduğu kan akışını engeller.

Yüksek tansiyon, diyabet ve kalp hastalığı gibi diğer rahatsızlıklar da bu damarları daha fazla zedelemekte ve erektil disfonksiyonun en yaygın nedenleri arasında yer almaktadır.

Psikolojik nedenler düşündüğümüzden daha az yaygındır ancak daha genç erkeklerde daha sık görülür. Performans kaygısı adrenalinin salınımını tetikler. Adrenalin kanın kalp, akciğer ve beyin gibi hayati organlara yönelmesine ve parmaklar, ayak parmakları ve penis gibi daha az hayati organlardan uzaklaşmasına neden olur. Vücudumuz bunu fiziksel bir saldırının ya da zorlamanın fiziksel stresiyle başa çıkmak için yapar, ancak cinsel kaygı da bu refleksi tetikler.

3- Erektil disfonksiyonu nasıl önleyebilir veya azaltabilirim?

Çoğu erkek için erektil disfonksiyonun iyileştirilmesi, penise kan akışının iyileştirilmesi anlamına gelir. Genellikle en çabuk çözümü, penisin kan damarlarındaki nitrik oksit (NO) oranını artıran ilaçlar sağlar. NO, penisin kan damarlarındaki düz kas hücrelerinin esnemesini sağlayarak kan akışını artırır. NO ayrıca düz kas hücrelerini daha genç tutar ve zamanla kan damarlarının sertleşmesini ve daralmasını önlemeye ve hatta tersine çevirmeye yardımcı olur. Uygun diyet ve düzenli egzersiz gereklidir, çünkü her ikisi de NO’yu destekleyebilir.

Yardımcı olabilecek diğer stratejiler: Kegel egzersizleri penise düzgün bir şekilde kan pompalanmasını sağlar ve uyku, testosteronu artırıp adrenalini düşürür. Son olarak, pornografiden uzak durun. Pornografiye aşırı maruz kalmak arzu, ereksiyon ve boşalmayı tetikleyen kilit beyin merkezlerinin çalışmasını engeller.

4- Erektil disfonksiyon tamamen iyileşebilir mi?

Erkeklerin büyük çoğunluğunda erektil disfonksiyon etkili bir şekilde tedavi edilebilir. Çoğu erkek için sağlıklı seçimler zamanla iyileşme ile sonuçlanabilir, hatta erken uygulanmaya başlanırsa ED’yi önleyebilir. Bununla birlikte, çoğu durumda ilaçlar gereklidir ve bazı erkeklerde ameliyat gerektirebilir.

5- ED ilaçlarının yararları ve riskleri nelerdir? En iyisi olduğunu düşündüğünüz bir ilaç var mı?

Şu anda reçeteyle satılan ilaçların tümü penisteki NO’nun etkilerini artırmak üzere aynı şekilde çalışır. Genellikle hafif yan etkileri vardır. Bazıları daha hızlı çalışır ama diğerleri daha uzun süre etki eder. Bazı ilaçlar bazı erkeklerde daha iyi sonuç verir fakat ereksiyonun sertliğini artırmada eşit derecede etkili oldukları için “en iyi” ilaç yoktur. İlaçlar herkeste işe yaramayabiliyor. Ana risk, onları ölümcül olabilen ve kesinlikle kaçınılması gereken nitrogliserin ile kullanmaktır.

6- Peki, hangi gıdalar erektil disfonksiyona yardımcı olabilir?

Penisiniz için marketteki en iyi bölüm manav bölümüdür. Nitrik oksiti güçlendirmeye yardımcı olan besinler, erektil fonksiyonun artmasına da yardımcı olacaktır ve sebzeler -özellikle yeşil yapraklı olanlar- nitrik oksitin en iyi besin kaynağıdır.

7- Alkol neden erektil disfonksiyona sebep olur?

Fazla alkol çeşitli şekillerde erektil disfonksiyona neden olur. İçkiyi fazla kaçırmanız penisinizdeki NO üretimini, dolayısıyla kan akışını azaltır. Reçeteli ilaçların çalışmasını bile engelleyebilir. Biraz alkol sizi tahrik edebilir ama çoğu, beyninizdeki arzu merkezini köreltir ve boşalmayı zorlaştırabilir. Aşırı alkol, zaman içinde penise giden ve ereksiyonu tetikleyen sinirleri tahrip eder ve sonunda karaciğer hasar görürse testosteron seviyeleri düşer. Eğer içiyorsanız, bunu ölçülü yapın.

8- ED’mi yeni cinsel partnerime nasıl açıklayabilirim?

En iyi politika dürüstlük ve açıklıktır. ED’nin nedenini ve çözümünü anlıyorsanız, partnerinizi aydınlatabilir ve birbirinizden zevk aldığınız diğer tüm konular gibi cinsel yakınlığın da her ikiniz için zevkli olmasını sağlayabilirsiniz. ED gizli bir utanç meselesi olmak zorunda değil çünkü bu tıbbi ve de neyse ki oldukça tedavi edilebilir bir durum.


Devamı

SEKS & İLİŞKİLER

Sabah ereksiyonu yaşamak

Umut Doğan Yıldız

-

Sabah ereksiyonu hakkında merak ettiğiniz bir soruyu yanıtladık.

Sabah ereksiyonu yaşıyor musunuz? Evet mi? Harika. Gününüze başlayın. Hayır mı? Peki… Bir sorun olabilir. Bu, ürologların sertleşme sorunu yaşayan erkeklere sorduğu ilk sorulardan biridir, diyor Dr. Brahmbhatt. Sertleşmiş olarak uyanıyorsanız kaputun altındaki her şey çalışıyor demektir. Bu yaşanmıyorsa, yaşam tarzıyla ilgili -“stres, anksiyete, uykusuzluk ve ilişki sorunları gibi şeyleri hesaba katın,” diye açıklıyor- veya medikal bir problem olabilir. “En büyük penise sahip olsanız da penisiniz vücudunuzdaki en küçük damarlardan bazılarına sahiptir.” Yeterli kan akışı yoksa yumuşak olursunuz. “Bu yıl ereksiyon sorunuyla geldikleri için birkaç erkekte erken kalp hastalığı bulduk,” diyor Dr. Brahmbhatt.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com