Bizi Takip Edin

FITNESS

Antrenman diyetten önemli midir?

Umut Doğan Yıldız

-

 

Konu bel ölçünüzü daraltmaya geldiğinde, ağır metaller diyet besinleri modasını yeniyor. Hedeflerinizi ezip geçin.

Kendimizi beğenmişçesine bir ağız dolusu yeşilliği yutarken basmakalıp sözleri kustuk: “Karın kasları mutfakta yapılır” veya aynı miktarda saptırılmış şekilde, “Bu işin yüzde 90’ı diyettir.” Aynı mesaj bize yıllarca yedirildi: Yediklerinizi değiştirmek uzun vadede şekle girmenin en kesin yoludur. Ancak bunu nasıl sunarsanız sunun, sadece bir saçmalıktan ibaret. Sisteminizi hem antrenman hem de beslenme düzeniyle birlikte yeniden başlatmadan tartıya hiçbir zaman istediğiniz şekilde çıkamayacaksınız.

Seattle’daki Fred Hutchinson Cancer Research Center, aşırı kilolu katılımcılar üzerinde rastgele denemeler yürüttüğünde bunu doğruladı: Yağ kaybı konusunda temiz beslenme, iyi beslenme ile egzersizin birleşimi kadar etkili olmanın yanına yaklaşamıyor bile. Dahası, gıda tüketimine olan takıntımız, bizi daha önemli ve aciliyeti olan istatistiklerden uzaklaştırıyor. 2009’da yapılan bir çalışmada, aktivite düzeyleri dikkate alındığında kötü kardiyorespiratuvar formun erkek ölümlerinin neredeyse yüzde 17’sinden, obezitenin ise yalnızca yüzde üçünden sorumlu olduğu ileri sürüldü➊.

Kısacası, hareket etmeye başlasanız iyi edersiniz. İnsanlar buna karşı çıkabilir; düzenli fitness alışkanlığı takdire şayan olsa da diyet aracılığıyla vücut kompozisyonunuzda hızlı değişiklikleri yine de kazanabilirsiniz. Karbonhidratları bırakmak göbeğinizdeki yedek lastikten iki haftada kurtulmanıza yardımcı oluyorsa daha sağlıklı bir yaşam tarzına bağlı kalmak için motive olacaksınız, değil mi? Yanlış. Beş yıl sonra, diyet yapanların yüzde 95’i başladığı yere geri dönecek ve yüzde 41’i kaybettiğinden daha çok kilo almış olacak. Bir çalışmada, kendinizi kilo verme diyeti olarak adlandırılan o beslenme programlarına maruz bırakmanın gelecekte aşırı kilolu olma ihtimalinizi iki katına çıkardığı dahi görüldü. Beslenme alışkanlıklarınızı fazla hızlı bir şekilde değiştirdiğinizde metabolizmanız yavaşlar ve her bir kaloriye tutunarak kilo kaybını daha da zorlaştırır. İster ketojenik ister sıvı diyetleri olsun, kısa vadeli veya sürdürmesi zor olan her türlü plana karşı şüpheli olmamın sebebi de bu. Herhangi bir şeye bir yıldan daha kısa süre bağlı kalırsanız, vücudunuza uyum sağlaması için yeterli zamanı vermemiş olursunuz ➋.

Planların kalıcı olmasını sağlayan egzersizdir. Tek başına da faydalı olmasının yanı sıra, antrenmanın diyete uyma noktasında anahtar bir rol oynadığı kanıtlanmıştır. Birçoğumuz iştahımıza direnmek için gereken zihinsel dayanıklılığı hafife alıyoruz ➌ ancak araştırma, az miktarda fiziksel etkinliğin dahi iradeyi güçlendirmeye yardımcı olduğunu gösteriyor. Hollanda’dan bir incelemede, bir egzersiz rutini oluşturmanın öz kontrolü ciddi derecede artırdığı sonucuna ulaşıldı. Bu ise büyük olasılıkla egzersizin beynin ön kısmındaki kan akışını artırmasından kaynaklanıyor. Bu da spor salonuna gitmenin yalnızca kardiyovasküler formunuzu, kas hacminizi, kan basıncınızı ve duygu durumunuzu geliştirmekle kalmayıp aynı zamanda sizi fast food’un cazibesine karşı güçlendirdiği anlamına geliyor. Aynısı ise kıvırcık lahanalı smoothie’niz için söylenemez.

Zorlu antrenmanlar yapıyorsanız kaçamak bir öğünle besinsel ciddiyetinizi kırmaktan korkmayın. Veya kaçamak bir günle. Dönüşüm için yalnızca gıdalara güvenirseniz hata yapma payınız yoktur. Egzersiz olmadan ekstra kalori yakamazsınız. Herhangi bir yeniden başlama sürecini sürdürülebilir bir yaşam tarzına dönüştüren, ömrü kısa besinsel bir inkârdan ziyade antrenmanlardır. 2019’u en tatminkâr yılınız kılmak için spor ayakkabılarınızı bağlayın.

AĞIRLIĞA DEĞER


UCLA’daki araştırmacılar, “aşırı kilolu” kişilerin yarısının aslında formda olduğunu ve “sağlıklı” BMI’lara sahip kişilerin üçte birinin formda olmadığını gördü.

YAKIP YIKIN

Kilo alıp verdiğiniz sonu gelmeyen diyetler erken ölüm riskinizi iki katına çıkarır ve kalp krizi ya da felç riskinizi ciddi derecede artırır.

MÜTEVAZI TURTA


Öz kontrollerinin çok yüksek olduğunu belirten diyet yapan kişiler, sıklıkla ilk başarısız olanlardır. Bunun sebebi, baştan çıkarıcı şeylerden kaçınmak için daha az çaba göstermeleridir.

FITNESS

25 Nisan Perşembe TV’de hangi maçlar var?

Umut Doğan Yıldız

-

Bugün 25 Nisan Perşembe. İşte bugünün maçları ve spor programları.

10:00 A Spor – Dünyadan Futbol

11:00 A Spor – Spor Ajansı

11:00 TRT Spor – Spor Manşet

15:00 A Spor – Türkiye’nin Kupası

16:40 TRT Spor – Gündem Futbol

19:00 TRT Spor – 1. Lig Gündemi

20:00 A Spor – Yeni Malatyaspor – Galatasaray (Ziraat Türkiye Kupası) (CANLI)

20:30 beIN Sports 2 – Sevilla – Rayo Vallecano (CANLI)

21:30 beIN Max 2 – Real Sociedad – Villarreal (CANLI)

21:45 TRT Spor – Atalanta – Fiorentina (İtalya Kupası) (CANLI)

22:30 beIN Sports 1 – Getafe – Real Madrid (CANLI)

Devamı

FITNESS

Eski halinden eser kalmadı

Umut Doğan Yıldız

-

Danimarkalı bir spor hocası olan Bella Rahbek, ilham verici dönüşümü ile sosyal medyanın yeni fenomeni.

Fitnessçı kadınlar, vücut geliştirmeci kadınlar ve erkekler bölümümüze kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Bella, 15 yaşında zayıf bir genç olarak fitness yoluna başladı. Sıska görünümü için aldığı yorumlardan bıktı ve ağırlık kaldırarak kaslanmaya başladı.

Doğum Tarihi: 1995

Milliyet: Danimarka

Boy: 170 cm

Başarılar


Sertifikalı Kişisel Antrenör

Girişimci

Spor modeli

Çevrimiçi V-Blogger

Zayıf vücudundan şikayetçi olan Bella Rahbek, işe ilk önce 15 yaşında başladı. Bir çift dambılla güçlenmeye ve kıvrımlı hatlara sahip olmayı hedefleyen ünlü isim, daha sonra hayal bile edilemeyecek bir üne kavuştu.

Yıllar boyunca, Bella inanılmaz bir dönüşüm sağladı ve hepsini sosyal medyada paylaştı. Bu yıllarca biriken fotoğraflar sayesinde insanlar onu sosyal medyada takip etmeye başladılar. Takipçi sayısının artması ve hayran kitlesinin oluşmasıyla birlikte Bella’ya kişisel antrenör olarak çalışma fırsatı sunuldu.

Devamı

FITNESS

Chris Hemsworth ve güçlü kasları

Umut Doğan Yıldız

-

Thor filminden tanıdığımız Chris Hemsworth , 30’lu yaşlarındaki gücüne ve zorlu rollerine, belki de en gurur duyacağı şeyler olan kocalığı ve babalığı da ekledi. Hemsworth ayrıca hem vücudunuza hem de zihninize hitap eden yeni bir uygulama da yarattı.

RÖPORTAJ: BEN JHOTY

FOTOĞRAFLAR: STEVEN CHEE

37 YAŞINA girmenin çok büyük bir anlamı yokmuş gibi gözükse aslında önemli bir dönüm noktasıdır. Orta yaş olarak bilinen bu yaş, Chris Hemsworth’ün de önümüzdeki yıl gireceği yaş olma özelliğini taşıyor. Bu dönem, 20’li yaşlarınızdaki iyimserliğin ve gücün, cesaret ve özgüvenle birlikte tartılması gereken en uygun zamandır. 37 yaşındayken birçok başarı ve başarısızlıkla karşılaşır, elde ettiğiniz deneyimlerle de kendi değerinizi ve geleceğinizi biçimlendirirsiniz. Hemsworth de en azından bu anlamda yaşı 40’a yaklaşan diğer erkeklere benziyor.

10 yıl boyunca adını bile duymadığınız filmlerde yakışıklı erkek arkadaş, otostopçu ve hırsız gibi ufak tefek roller alan Hemsworth, 2011 yılında kütle kazanıp Marvel’ın deri kostümlerini giymeye başlayarak kaderini değiştirdi. Thor karakteriyle bize fit ve komik bir kahraman izleten Hemsworth, aynı ismi taşıdığı Chris Evans, Chris Pine ve Chris Pratt gibi devlerle savaşırken bile kendine gülebilen biri. Bizimle Avustralya’daki Byron Bay’de bulunan evinin yakınlarında buluşan Hemsworth, şimdilerde en zor rolü olan yeni uygulaması Centr (Apple Store’da aylık 20$ ödenen bir uygulama) ile uğraşıyor. Hemsworth antrenman videoları, beslenme programları, meditasyon teknikleri ve diğer uzmanlardan oluşan kadrosuyla 50’inci yaşında da tüm iddiasını koruyacak gibi duruyor.

Geçtiğimiz 10 yıla baktığında nelerin değiştiğini görüyorsun? Artık kendimden daha da eminim. Kendime “Kim olmalıyım? Başarılı olmak için nasıl bir karakterim olmalı?” demektense “Yalnızca kendin ol,” diyorum. Zaten işler de bu noktada değişmeye başlıyor. Böyle daha mutluyum. Daha iyi bir geri dönüş alıyor ve işlerimi hakkıyla yapıyorum. Garip bir şekilde, sizi etkileyen kişi ya kahramanınız olmak istediğinizde, onu taklit ettiğinizde kendinize karşı dürüst olamıyorsunuz. Onları ilk etapta kendiniz için birer ilham kaynağı olarak görebilirsiniz. Ancak işin aslı sizin kim olduğunuzdur.

2009 yılındaki Star Trek projesinden sonra telefonlarının çalmadığı bir dönem oldu. O süreç nasıl geçti?

Neredeyse pes ediyordum. Daima rol almak istiyordum ve para kazandıktan sonra yapmak istediğim ilk şey ailemin ev parasını ödemekti. Bir keresinde babama evin parasını ne zaman ödeyebileceğini sorduğumda bana, “Dürüst olmak gerekirse sanırım hiçbir zaman,” demişti. Birçok kişi aynı durumda ve ben bunu değiştirmek istiyorum. Bu nedenle seçmelerde her şeyimi ortaya koydum. Sekiz ay süren bir süreçte telaşım gitgide artıyor ve enerjimi kullanamayacağım bir evreye gelmeye başlıyordu. Seçmelerden önce, hissiyatımı kabullenip kullanmak yerine kendimi gergin olmadığıma ikna etmeye çalışıyordum. Daha sonra bu duyguyu lehime kullanarak farkındalığımı ve odağımı artırmaya karar verdim. Zihniyetim de değişti ve kafamdaki “Avustralya’ya geri döneceğim” kararımdan vazgeçtim. Sıradaki seçmemde, “Bunu o ev için yapıyorum. Kendim dışındaki sebepleri düşüneceğim,” dedim ve bu seçmeler Dehşet Kapanı filmi içindi. Önce bu işi, ardından Operasyon: Kızıl Şafak’ı ve son olarak da Thor projelerini kaptım.

Yani bazı kapıları açan şeyin odağını kendi üzerinden çekebilmek olduğunu mu söylüyorsun?

Birisi bana seçmeler için beysbol sopası ve top yaklaşımını benimsememi söylemişti. Yani bir sonraki seçmem topu bir sonrakine doğru vurma anım olacaktı. “Aman tanrım, her şey bu ana bağlı,” dediğiniz zaman korkmaya başlarsınız. Fakat böyle bir şey yok. Anlık olaylar uzun yolculuğunuz hakkında söz sahibi değildir. Çözmekte olduğunuz puzzle’ın çok fazla karmaşık parçası var. Bir parça gevşemek size de iyi gelecektir.

Sanırım bu erkeklerin çoğuyla alakalı bir konu?

Aynen öyle. Hala hatırlamaya ihtiyaç duyuyorum. Karım muhtemelen bu sayfaları okuduğunda “Bir dakika, dünkü adam sen değildin,” diyecek. Ancak bu durum kendi alanlarında –beslenme, sağlık ve antrenman konusunda– uzman kişilerle görüşmem neticesinde, Centr isimli uygulamanın da oluşturulabilmesini sağladı. Benim açımdan güzel bir işti ve endişeye mahal vermeden kendi merkezimi buldum. Bunun hakkında düşündüm ve eşime bundan bahsederken “Beş dakika içinde bir ekip oluşturabiliriz,” dedim. Fakat bu yolculuk iki yıl sürdü. Bana sürekli olarak bu işin gizli formülü soruluyor. Tek bir cevaba sahip olmasam da tavsiyelere açık olmanın ve sürekli olarak öğrenmeye devam etmenin faydalı olduğunu söyleyebilirim.

Uygulamanın içeriğini biraz daha açabilir misin?

Elbette. Bütün olay durgun ve ruhsuz birine dönüşmemekle alakalı. Bu durum bence duygusal ya da fiziksel sorunlar yaşadığınızda meydana geliyor. Uygulamada, sağlıklı yaşamanın üç temel etkenini –hareket, beslenme ve farkındalık– şekillendirmeye ve bunları eğlenceli, fonksiyonel ve ulaşılabilir bir şekilde sunmaya çalıştım.

Birçok kişi antrenman yapabilecek zamanı bulmakta zorlanıyor.

Centr bize bu konuda yardımcı olabilecek mi? Cep telefonunuzun ekranından gereksiz verileri okumak için geçirdiğiniz zamanı hesapladığınızda bulduğunuz rakam muhtemelen saatler bazında olacaktır. Günde 20 dakikanızı antrenman yapabilmek için ayıramıyorsanız, başkasını değil kendinizi suçlamanız gerekiyor.

Jason Statham ve Dwayne Johnson gibi oyuncularla birlikte, aksiyon kahramanıolma aralığı 50’li yaşlara kadar genişledi diyebiliriz. Sen de öyle olmak istiyor musun?

Bazı günlerde, bilhassa Thor’un çekimleri esnasında sakatlıklar yaşadım ve kendi kendime “Bu işler iyice yük olmaya başladı,” diye düşündüm. Geçtiğimiz yıldan bu yana antrenman ve beslenme programımda büyük değişiklikler yaptım. Artık hiç olmadığı kadar iyi hissediyorum. Dürüst olmak gerekirse, olay hikâyenin beni ilgilendirip ilgilendirmediğiyle ilgili. Ben şahsen komik, eğlendirici ve kişiliğinizle konuşmalar yapabileceğiniz farklı konuların bir araya getirildiği Tom Cruise filmleriyle büyüdüm.

Vücudunla ünlüsün; bu vücudu korumak konusunda baskı hissediyor musun?

Vücudum oynadığım karakterlerle iç içe geçmiş durumda ancak paparazziler fotoğraf makinalarını çalıların arasından çıkarıp flaşları patlattığında kendi kendime “Acaba nasıl gözüküyorum? İyi miyim yoksa son zamanlarda biraz gevşedim mi?” diye soruyorum. Vücudumu korumaya devam edeceğim çünkü kendimi iyi hissettiriyor.

Fiziksel kabiliyetlerin anlamında 20’li yaşlarını özlüyor musun?

Kalkıp sprint yapmayı çok severim fakat uzun süredir yaptığım ağırlık çalışmaları neticesinde hızlı kasılan kas liflerimin eskisi kadar iyi çalışmadığını ve vücudumun eski atikliğe sahip olmadığını anladım. Böyle durumlarda yapılacak şey farklı şekilde antrenman yaparak vücudunuza becerebildiklerini hatırlatmaktır. Geçtiğimiz yıl çocuğumun okulunda yapılan babalar yarışına katıldığımda beş yıldır sprint yapmamıştım. Fakat yarış başladığında 100 metreyi olabildiğince yüksek bir hızda koştum ve sırtım birkaç hafta ağrıdı. Aslında bu sorudan kaçmak istiyorum çünkü şimdilerde 20’li yaşlarımdaki gibi olmadığımı itiraf etmek istemiyorum. Yaşlandığımı ve gerilediğimi zihnime yerleştirmemeye çalışıyorum.

Babandan öğrendiğin en önemli ders nedir?

Babam çocuk esirgeme kurumunda çalışıyordu ki bu bile tek başına onun ne denli özverili bir karaktere sahip olduğunu anlatıyor. Haklılık ve haksızlık kavramlarına karşı daima duyarlıydı ve en savunmasızımız olan çocuklar için daima mücadele etti. Çocukları olarak her zaman atletiktik ve sürekli dışarıda futbol oynuyor, motosiklet sürüyor, sörf yapıyor ve su topu oynuyorduk. Çocuk sahibi olmakla ilgili bildiğim şey ise genç yaşta baba olmanız ve böylelikle onlara yetişebilecek kadar sağlıklı ve dinç kalabilmeniz.

Ateş FAVORİ EGZERSİZİN VE SEBEBİ?

“Tabata prensibiyle bear crawl. Düşük darbe etkili bir tüm vücut egzersizi.

EN SEVMEDİĞİN EGZERSİZ VE SEBEBİ?

“Sabit tempoda yapılan durağan kardiyolar. Bezdirici derecede sıkıcı.”

ANTRENMAN MÜZİĞİN?

“The Teskey Brothers tarzı yumuşak müzik. Bu grubu oldum olası seviyorum.”

HİLE GÜNÜ YEMEĞİN?

“Pizza, hamburger ya da ananas.”

TAVSİYE EDECEĞİN SON KİTAP?

“Charles Bukowski’nin şiirleri. Çok ağır ve karanlık.”

KAHRAMAN(LAR)IN?

“Geçmiş yıllarda Kelly Slater’dı ve şimdi kendisi benim arkadaşım. Haliyle artık kahramanım olamaz. Olsaydı da garip olurdu.”

SLOGANIN?

“Bir şeyler yap, nazik ol ve bundan keyif al.’ Annem ve birçok arkadaşımda bu sözün dövmesi var. Sizce de iyi değil mi?”

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com