Bizi Takip Edin

SAĞLIK

ANTİBİYOTİKLER NEDEN BEKLEDİĞİNİZ KADAR ETKİLİ DEĞİL?

-

 

antibiyoİşe yaramadığını bildiğiniz halde hapları hala ağzınıza atıyor musunuz?

Çabuk iyileşme planınızın sıkıntıları olabilir: George Washington University’nin araştırmasına göre çoğu insan hastalıklarına neyin iyi geleceğini bilmeden ilaç kullanıyor.

Araştırmada katılımcıların %72’si “mikroplar mikroptur!” olarak tanımlanabilecek yanlış algıya (antibiyotiklerin bütün mikroplar hatta virüsler hakkında etkili olduğu) katılmıyor. Küçük bir hatırlatma: Antibiyotikler sadece boğaz enfeksiyonu ya da pnömoniye neden olan bakterileri yok edebilmekte. Soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara sebep olan virüsler karşısında ise etkisiz.

İnsanların çoğu doğru bir fikre sahip olsa da kaygılandırıcı yönelimleri bulunmakta. Virütik bir hastalığa sahip olsalar ve ilaçların işe yaramayacağını bilseler de şaşırtıcı bir %75 gene de antibiyotikler kullanmaktan yana fikir belirtmekte.

Araştırmacılardan Dr. David Broniatowski’ye göre bu algı şöyle: “Neden denemeyeyim ki?” Antibiyotikleri her ihtimale karşı kullanmak ve işe yarayabileceğini umut etmek. Sonuçta zararı olmadığını düşünüyorlar.

Fakat bu aslında büyük bir problem. Viral bir enfeksiyonu bütün dünyadaki antibiyotikler geçiremez. Daha da kötüsü dikkatsizce antibiyotik kullanmaz başka sağlık sorunlarına yol açabilir.

Broniatowski açıklıyor: “Potansiyel olarak toplumsal olarak ciddi bir sorun çünkü antibiyotik direnci oluşabilir. Bireysel zararları da cabası.”

Tatsız fakat sık rastlanan sonuçları biliyorsunuz; ishal, mide bulantısı, mide ağrıları. Bazı antibiyotikler çok daha ciddi sorunlar da yaratabilir. Bir sınıf olarak adlandırılan fluorokinolonlar  (levofloksasin ve siprofloksasin dahil) retina dekolmanıyla bağlantılı ve körlüğe sebep olabiliyor.

Ve başka bir özel antibiyotik, azitromisin aritmi (düzensiz kalp ritmi) ile bağlantılı ve ölümcül olabiliyor.

Daha ötesinde bazı doktorlar siz isteyebileceğiniz için antibiyotik ilaçlar yazabilirler. Bir daha ki sefer doktor reçetenizi yazarken neye ihtiyacınız olup olmadığını sorgulayın. Böylelikle ihtiyaç duyduğunuz ilaçları alır ve hastalığınızı geçirmeye çalışabilirsiniz.

İrem Arkan’ın da tavsiye ettiği gibi “Aklı olan antibiyotik kullanmasın. Ben zehirlendim, geçen hafta hastanelik oldum.”

SAĞLIK

Ofiste uyumayı önleyen besinler

Umut Doğan Yıldız

-

Yorgun uyanmak, işe başlayacak enerjiyi bulamamak, öğleden sonra çöken uyku hali gibi sorunlar, çalışanların sıklıkla tekrarladığı şikâyetlerin başında geliyor.

Bu sorunlarla başa çıkmak, zinde bir gün geçirmek, aktif ve üretken olmak sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve beslenme düzeni ile mümkün. Çalışanların en büyük sorunu, işe yetişme telaşı yüzünden kahvaltıyı atlamaları, çok geç yapmaları ya da sağlıksız seçimlerle geçiştirmeleri oluyor. Kahvaltı yapacak zaman bulamamaktan muzdaripseniz bir bardak süt içmek, peynirli bir sandviç ya da tost yemek hem vakit kazandırıyor hem de güne sağlıklı başlamanızı sağlıyor. Kahvaltı, sadece karbonhidrat ve yağ içeren besinler yerine protein, lif, vitamin ve mineral kaynağı besinlerin de olduğu dengeli bir öğün içeriğine sahip olmalı. Poğaça, simit ve çay yerine peynir, yumurta, sebze içeren tam tahıl ekmekli sandviçler, süt, meyve gibi tamamlayıcılardan oluşan dengeli bir kahvaltı gününüzü daha iyi kontrol etmenize yardımcı oluyor. Ara öğünler ise sağlıksız atıştırmalıklar ile yapıldığında büyük kaloriler içeriyor. Atıştırma ihtiyacınız varsa yanınızda bulunduracağınız taze ve kuru meyveler, ceviz, kavrulmamış tuzsuz badem, fındık gibi kuruyemişler sağlıklı, besleyici ve beslenme kalitesini iyileştiren seçenekler arasında bulunuyor. Masanızda sürekli su bulundurmanız ve çay-kahve gibi içecekler dışında 6-8 bardak su tüketmeniz de sağlıklı beslenme açısından yararlı oluyor.

Devamı

SAĞLIK

GAPS Diyeti nedir?

Umut Doğan Yıldız

-

GAPS, bağırsak ile beyin /beden arasındaki ilişkinin, nöroloji ve beslenme doktoru Natasha Campbell-McBride tarafından uluslararası tescilli ifadesidir.

 GAPS diyetinin asıl amacı bağırsak duvarını ve mikroflorasını iyileştirmek ve devamlılığını sağlamak için beslenme alışkanlığı yaratmaktır. Sızdıran bağırsak sendromuyla beraber eşlik edebilecek hastalıkların da tedavisinde çok önemlidir.

GAPS Diyetine Giriş

Giriş diyeti; bağırsak iç yüzeyinin ihtiyacı olan amino asitleri, vitaminleri, yağı, glukozamini sağlayarak hasarlı bağırsak duvarını iyileştirecek besinleri içeren başlangıçta düşük posalı ve sınırlı besin çeşitliliği olan bir dönemdir. Sonrasında yavaş yavaş açılır. Giriş diyetinde amaç bağırsaklardaki hasarı tamir etmektir böylece sindirilmeyen besinler, toksinler, ağır metaller, katkı maddeleri bağırsak duvarından geçemeyecektir.

Tam GAPS Diyeti

3-5 yıl belki daha uzun sürmesi gereken bir dönemdir. Bağırsak florasının zenginliği ve hücrelerin devamlılığının sağlanması hedeflenir. Bir yandan zor bir dönem değildir aslında. Yaşam şeklimizi ve alışkanlıklarımızı uzun vadede değiştirmiş olacağımızdan sağlıklı besin çeşitliliği ile sürekli yapılabilir bir diyet halini alır.

GAPS Diyeti’nden Çıkış

Bağırsak sorunlarının en az 6 ay yaşanmadığı görüldükten sonra Gaps Diyeti’nden çıkılabilir. Ancak sağlıklı beslenme şeklini dönemsel gördüğümüzde ve bize zarar veren eski beslenmemize döndüğümüzde iyileşmenin de kalıcı olamayacağını bilmekte fayda var. Genel beslenmemizde sağlıklı seçimler yapmaya her zaman özen göstermeliyiz.
Sızdıran bağırsak diyetinde iyi gelen yiyecekler ve takviyeler;

•Omega-3, sardalya, hamsi, somon gibi balıklarda ve keten tohumu, ceviz, avokado, semiz otunda zengin bulunur ve hücre yapılanmasında çok önemlidir.

Probiyotikler, alınması gereken en önemli takviyedir. Bağırsak flarasını zenginleştirir ve kötü bakterilerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Hem probiyotik gıdaları hem de takviye olarak probiyotik almayı öneriyorum.
•L-Glutamine, bağırsak duvarının onarımı için gerekli olan önemli bir amino asit takviyesidir.

Çimlenen tohumlar; filizlenen chia tohumları, keten tohumları, faydalı bakterilerin büyümesini desteklemeye yardımcı olabilecek mükemmel lif kaynaklarıdır.

Kemik suyu; kollajenin artması ve hasarlı hücre duvarlarını iyileştirmeye yardımcı olabilecek amino asit, proline ve glisin içerir.

•Probiyotik süt ürünleri, bağırsakların iyileşmesine yardımcı olabilecek hem probiyotikler hem de prebiyoikler içerir. Kefir, çökelek, yoğurt ve tereyağı en iyileridir.

•Hindistancevizi; MCFA’lar (çoklu doymamış yağ asitleri) bulunur.

•Aloe Vera; sindirim sistemini iyileştiriyor.

•Kudret narı; antioksidan ve yara iyileştirici olarak sindirim sistemini onarıyor.

•Zerdeçal; güçlü bir antienflamatuar ajandır, iltihaplanmayı ve oksidatif stresi engellemek için mekanik bir potansiyele sahiptir.

•Prebiyotikler; probiyotik bakterilerin bağırsaktaki yemeğidir. Pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz, domates, soğan, sarımsak, hindiba, kuşkonmaz, hardal bitkisi gibi sebzelerde bulunur.

•Zerdeçal; güçlü bir antienflamatuar ajandır, iltihaplanmayı ve oksidatif stresi engellemek için mekanik bir potansiyele sahiptir.

•Prebiyotikler; probiyotik bakterilerin bağırsaktaki yemeğidir. Pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz, domates, soğan, sarımsak, hindiba, kuşkonmaz, hardal bitkisi gibi sebzelerde bulunur.

  • Kurubaklagillerden fasulye, mercimek, bezelye, nohut.
  • Tam tahıllardan; tam buğday, yulaf, kara buğday, arpa, kepekli pirinç.
  • Yağlı tohumlardan; ceviz, badem, fındık, ketentohumu.
  • Meyvelerden; zeytin, muz, üzüm, çilek, elma.

Devamı

SAĞLIK

Bağırsak sağlığımızı etkileyen faktörler

Umut Doğan Yıldız

-

Bağırsak sağlığımızı etkileyen faktörleri sıraladık. İşte bilinmesi gerekenler.

-Şekerli, nişastalı gıdalar

-Sağlıksız yağlar: trans yağlar, (endüstriyel) bitkisel yağlar

-Tatlandırıcılar

-Stres

-Uykusuzluk

-Antibiyotikler (ilaç olarak alınanlar ve yenilen gıdalar yoluyla alınanlar)

-Sık kullanılan ilaçlar; antidepresanlar, kaygı gidericiler (anksiyolitikler), antasitler, proton pompası inhibitörleri, ağrı kesiciler

-Genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içeren gıdalar; mısır, soya, şeker pancarı gibi)

-Endüstriyel yağlar; kanola (kolza), ayçiçeği, mısırözü, pamuk gibi sıvı nebati yağlar ve margarinler (trans yağlar)

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com