Bizi Takip Edin

SAĞLIK

AMAN GÖZE GELMEYİN

-

 

Modern tıp, kıymetli gözlerinizi korumak için seferber olmuş durumda.

01

GÖZ KÜRESİNE YAKIN BAKIŞ

2,5 santimlik bu küre oldukça karmaşık bir yapıya sahip.
Küçük bir yırtılma bile ciddi sonuçlar doğurabilir.

Tatsız ışık patlamaları aniden belirip kayboluyor. Karanlıkta merdivenlerden
çıkarken, görüş alanımın sol üst köşesinde bir
şimşek daha çakıyor. Normalde hiç
umursamazdım ama bu kez göz ardı edemedim.
Hele ki üç yıl önce olanlardan sonra.
Arkadaşımın pitbull cinsi yavru köpeğiyle
tanıştığımda Rudy, “Onu ısırdığı ipten tutup
kaldır. Ağzından bırakmaz” dedi.
Ben de çenesi ipe kenetlenmiş vaziyette, ağa
takılmış bir balık gibi sağa sola savrulan köpeği
yukarı doğru çekmeye başladım. Ama Rudy
yanılmıştı ve köpek ipi bıraktı. Gergin kolum
yukarı hızla kalktı ve yumruğum yüzüme çarptı.
Başparmağım sol gözümün içine girdi.
Gözümde şimşekler çaktı bir anda.
Dakikalar sonra, bulutsuz bir gökyüzündeki
hayali sivrisinekleri izliyor gibiydim. O gece
karanlıkta gözlerimi her döndürdüğümde,
gözümün önünde ateş böcekleri uçuştu. Sabaha
karşı beşte uyandım ve hemen göz doktorlarını
aramaya başladım.
Randevu alabildiğim ilk doktor acıyan sol
gözümü meşale kadar parlak bir ışıkla muayene
etti. Haberler iyiydi. Göz küresinin arka kısmını
duvar kağıdı gibi kaplayan ve ışığa duyarlı
hücreleri içeren retinada delik, yırtılma ya da
benzer bir zedelenme yoktu. Ancak
başparmağımın darbesi, göz küremdeki
jelatinimsi sıvıya kan hücrelerinin hücum
etmesine neden olmuştu.
Doktorum, gözümde uçuşan sineklerin
aslında bu hücrelerin retinama yaptığı gölgeler
olduğunu açıkladı. Kardaki yansıma ya da
bilgisayar ekranı gibi maruz kaldığım ışık ne
kadar parlak olursa, gölgeler o kadar derin
oluyordu. Hareket etme biçimlerine atfen
‘uçuşan gölgeler’ olarak adlandırılan bu
gölgeler, kimi zaman bulut şeklinde lekelere,
solucan görünümlü çizgilere, hatta karga
sürüsüyle karıştırılan noktalara
benzeyebiliyorlar.

Doktorun anlattığına göre, herkes zaman
zaman bu türden uçuşan gölgeler görüyor.
Ayrıca yaşlanmanın etkilerinden biri olarak da
bu ortaya çıkıyor. Erkekler için bu gölgelerin ilk
ortaya çıkışı sinir bozucu anlarda olabiliyor.
Mesela biriyle el sıkışırsınız ve bir bakarsınız ki
adamın elleri ıslak. O an sinirden gözünüzün
önünde uçuşan ve birkaç saniye sonra yok olan
bu gölgeler pek de önemli değil.
Bazı gölgelere dikkat etmek gerekiyor.
Benimki gibi bir anda, görüş açınızın kenarında
bir ışık patlaması ya da gölge olarak ortaya
çıkıyorlarsa ve uzun süre kalıyorlarsa, retina
yırtılmasına işaret ediyordur. Bu da acil bir tıbbi
müdahale gerektirir. Çünkü retina acıya duyarlı
sinirlerden yoksundur. Bu yüzden retina
tamamen yırtılsa bile acı hissetmezsiniz. Işık
çakmaları ya da uçuşan gölgeler olduğunda
hemen bir doktora başvurmak gerekiyor.
Yıllar önceki olayda başparmağımın darbesi
kalıcı bir zarar vermediği için, merdivenden
çıkarken gözümde çakan şimşekleri
önemsemedim. Ertesi sabah ikinci kez ışık çaktı.
Birkaç saat içinde büyük bir gölge, sis yığını gibi
görüş açıma girdi ve gözümün kıyısında uzun
süre kaldı. Şans eseri, yüzme takımımdaki
arkadaşım Dr. Dan Nadler bir göz hekimiydi.
Ona danıştım ve “Bu kez parmağımı gözüme
sokmadım. Yaptığım en hareketli şey burnumu
sümkürmekti” dedim.
Dan muhtemelen bir şeyimin olmadığını ama
bir değişiklik olursa aramamı söyledi. Değişiklik
oldu da. Ertesi gün gözümü her hareket
ettirdiğimde kıvılcımlar çaktı. Daha kötüsü,
görüş açımın alt kenarında yapışkan bir perde
kapanır gibi oluyordu. Sabah saat 10 civarında,
gözümün açık kalan çeyrek kısmından da bir şey
göremez olmuştum. Dr. Dan Nadler’in muayenehanesine gittim ve sonuç: Retinamda
at nalı şeklinde bir yırtık. Gördüğüm ‘perde’ ise
retinanın ayrılan kısmının gölgesiydi.
Dan, büyük bir şans eseri tehlikeyi hemen
fark ettiğimi söyledi. Retinanın bir parçası
ayrıldığında, kan akışı kesildiği için ayrılan
parça ölmeye başlıyor. Ve ayrılma başladıktan
sonra, retinal dokular gittikçe soyuluyor.
Doktorum, “Bir an önce tedavi edilmezse gözün
kör olabilir” dedi. Hemen ertesi güne bir göz
cerrahıyla randevulaşmıştım.

NEW YORK KNICKS’İN YILDIZI AMAR’E

Stoudemire ve efsanevi boksör Sugar Ray
Leonard, retina ayrılmasından muzdarip olan
ünlü isimler. Bu ünlü kurbanlar bir yana, retina
ayrılması aslında pek de sık görülen bir durum
değil. Pek çok insan için hayat boyu risk oranı
300’de bir. İleri miyop gibi faktörler ise bu
olasılığı artırıyor.
ABD Oftalmoloji Akademisi ve ABD Oküler
Travma Derneği’nin ortak araştırmasına göre,
göz yaralanmalarının dörtte üçü erkeklerde
meydana geliyor ve bu yaralanmaların
neredeyse yarısı 18-45 yaş arasındaki kişilerde
ortaya çıkıyor. Genellikle ufak kazalar sonucu
meydana geliyor olsa da, 10 yaralanmadan biri
saldırı sonucu oluşuyor. ABD çapında her yıl 2,5
milyondan fazla göz yaralanması meydana
geliyor ve 50 bin kişi kalıcı görme kaybı yaşıyor.
Spor aktiviteleri göz için tehlikeli olabilir.
Hatta balık tutmak bile sizi risk altına alır. Yedi
göz yaralanmasından biri, insanlar sporlara ya
da eğlenceli aktivitelere iştirak ettiklerinde
meydana geliyor. Özellikle basketbol, havada
uçuşan eller ve bilekler olduğu için daha
tehlikeli.
ABD Ulusal Göz Enstitüsü’nden Dr. Henry
Wiley, “Yeterince hızlı gelen herhangi bir top
gözde ciddi yaralanmalara yol açabilir. Özellikle
golf ya da squash topu gibi küçük toplar, aldığı
hızın tüm kuvvetini göze iletebilir. Basketbol
topunu durduran göz çukuru kemikleri, topun
kuvvetini emiyor. Bu yüzden daha küçük toplar
çok ciddi yaralanmalara yol açabilir” diyor.
Oyuncak silahların plastik mermileri de bu
gruba dâhil. Hava tüfekleri, saçmalar, boncuk
tabancaları ve paintball tüfekleri, göz
yaralanmalarının yüzde dördünün sebebini
oluşturuyor. Bir de sapanlar var. Tehlikeli
oldukları konusunda uyaran Dr. Wiley,
“Paintball ve hava tüfeklerinden sonra biz göz
hekimlerinin en çok ortadan kaldırmak istediği
şey sapanlardır. Lastikleri korkunç esnekliğe
sahip ve yanlışlıkla elden kaçtığında göze
gelebiliyorlar. Ayrıca ciddi yaralanmaya yol
açabiliyorlar” diyor.

MUAYENEHANEDE BEKLERKEN İNEKLERİ DÜŞÜNÜYORDUM

10 yaşında, ilkokuldayken bir
ineğin gözlerini parçalara ayırıp incelemiştik.
Kornea ve göz merceği arasındaki göz sıvısını ve
göz merceğinin arkasındaki camsı cismi asla
unutamam. Bu jelatinimsi madde retina ile
mercek arasındaki boşluğu doldurarak
retinanın yerinde kalmasını sağlıyordu.
Kapıya kibarca vurulma sesiyle daldığım
düşten sıyrıldım. Pittsburgh Üniversitesi Tıp
Fakültesi Göz Cerrahisi bölümünden retina
uzmanı Dr. Andrew Eller, muayenehaneye girdi.
Hemen at nalı şeklindeki yırtılmayı doğruladı ve
ikinci bir yırtılmaya yol açabilecek yeni bir delik
oluştuğunu söyledi. Ona geçen yıl yaşadığım
nahoş pitbull maceramı anlattım. Bu olayın
gözümün şu anki durumuyla bir ilgisi olup
olmadığını sordum.
“Muhtemelen yok” yanıtını verip, sorunu
yaşıma bağladı: “Camsı sıvı, berrak ve yapışkan
oluyor. Doğduğumuzda retinaya yapışıyor.
Ancak biz yaşlandıkça jel yapısı daha sulu bir hâl
alıp retinadan ayrılmaya başlıyor. Sizin
gördüğünüz ışık çakmaları da, yırtılma
karşısında retinanın verdiği tepkiler.”
Camsı sıvı tamamen ayrıldıktan sonra ışık
çakmaları bitecek. Soru, bu olmadan önce
gözüme ne kadar zarar vereceği. Birçok erkekte
bu camsı sıvı, yapışkanlı bir not kağıdının
duvara yapışması gibi hafif şekilde retinaya
yapışık oluyor. Dr. Elles bu erkeklerin retinaları
kopmaya başladığında, hiçbir zarar
verilmediğini ve temiz bir ayrılma olduğunu
söylüyor. Diğerlerinde ise, camsı sıvı daha çok
seloteyp gibi. Onu gevşetmek küçük parçaların
kopmasına yol açıyor. Retinanın bütünlüğünü
tehdit etmese de uçuşan gölgelerin ortaya
çıkması mümkün oluyor. Benim gibi şanssız
birkaç erkekte ise, camsı sıvının ayrılması bir
koli bandını hızla kartondan çekip almak gibi
oluyor. Retinadan hatırı sayılır bir parçayı da
beraberinde götürüyor.
Dr. Eller’ın deyimiyle bana kalan ‘yırtılmış
bir duvar kağıdı’ oldu. Evini yenileyenler, duvar
kağıdını tamamen çıkarmanın en iyi yolunun
bir yırtık bulup içine buhar vermek olduğunu
bilir. Retinamdaki delikler de içeri sıvıların
sızması için gerekli yırtık yeri sağlamış oluyor.
Duvar kağıtlarının aksine retina, gözün arka
yüzeyine bağlı kalmak için mekanik bir
aksamdan yoksun. Bunun yerine, biyokimyasal
bir pompa devamlı retina ve göz çukuru duvarı
arasındaki sıvıyı sifon görevi görerek dışarı atıp,
retinayı yerinde tutan bir vakum yaratıyor. Dr.
Eller benim durumumu şöyle anlattı: “Senin
gözündeki gibi yırtılmalarda, çok daha fazla sıvı
içeri giriyor ve doğal pompayı etkiliyor. Kısa
süre sonra da tüm retina soyulup gevşiyor.”
25 yıl kadar önce, tek tedavi yolu hastaneye
yatıp ameliyat olmak ve en az beş gün hastanede
kalmaktı. Bugün hastalar daha pratik ve daha az
travmatik yöntemleri tercih edebiliyorlar.
Temel mantık şu: Retinal duvar kağıdını ait
olduğu yere yani geriye itmek. Daha sonra her
yırtığın köşelerini yapıştırmak. Böylece içeri
fazla sıvı girmemiş olacak. Dr. Eller, ‘pnömatik
retinopeksi ve lazer koagülasyon’ denen tedavi
yöntemi için çok uygun bir aday olduğumu
söylüyor.
Yönteme göre, Dr. Eller iğneyle göz küremin
ortasına sülfür hekzaflorür baloncuğu enjekte
edecekti. Bu da kan dolaşımımdaki azotu
emecek, baloncuğun orijinal hacmini iki katına
genişletecek ve yukarıya doğru yüzecekti. Eğer
başım doğru pozisyonda durursa (yani kafa sağa doğru ve hafifçe geriye eğilmiş dururken),
baloncuk retinadaki ayrılmayı duvara doğru
itecek, fazla sıvıyı dışarı atacak ve geçici olarak
yırtıkları kapatacaktı. Böylece doğal pompa
tekrar retinayı ait olduğu yerine oturtacaktı.
Bir gün sonra, Dr. Eller tekrar geleceğimi ve
her şeyi kalıcı olarak yerine yerleştirmek için
lazer kullanacağını açıkladı. Gaz enjeksiyonu
çok basit bir işlem. Dr. Eller antibiyotikli göz
damlası verdi ve rahatça televizyon
izleyebileceğimi söyledi. Ama kitap okumaktan
ve bilgisayar kullanmaktan kaçınmam
gerekiyordu. Muayenehanesinden ayrılırken,
küçük ve karanlık gaz baloncuğu
görebiliyordum. Attığım her adımda titriyordu.

Eve geri döndüm. Gözümdeki gaz baloncuğu
büyüteç görevi görüyordu. Her şeyi iki katı
büyüklüğünde gösteriyordu. Siz de tahmin
edersiniz ki, tuvalete gitmek bu yüzden çok
zevkli oluyordu. Penisim neredeyse iki katı
görünüyordu.
Enjeksiyondan sonraki 24 saat boyunca,
söylenen pozisyonda tuttuğum başımı,
genişleyen göz baloncuğumun sihrini
gerçekleştirebilmesi için mümkün olduğunca
hareketsiz beklettim. Ertesi gün Dr. Eller,
baloncuğun retinayı göz duvarına yeterince
yaklaştırmadığını söyledi ve daha fazla gaz
enjekte etti. Bir sonraki gün gittiğimde gözüm
artık fotokoagülasyon işlemi için hazırdı.
Karanlık bir odada oturdum. Sol gözümü
lazer atışına hedef olabilmesi için aletlerin de
yardımıyla kocaman açtılar. Tam karşıma ise,
tıpkı bir atari oyunundaki keskin nişancı gibi
doktor oturdu. Anestezi tam etkisini
gösterdiğinde, doktor yüksek teknoloji ürünü
olan lazer silahını farklı açılarda tuttu. Ateş edeceği açıyı seçmeye çalıştı. Sonunda
beğendiği bir açı bulduğunda, keskin nişancı
doktor bir ayak pedalına bastı ve ateş etti. 3-6
adet kesik ve kuvvetli patlama sesi oldu.
Gözüme doğru güçlü yeşil ışınlar geldi.
Gözlerimi kaçırmamam lazımdı. Dr. Eller
hafifçe yanaklarıma vurarak “Buraya doğru
bakmaya çalış” diye uyarıyordu.
Göz kapaklarım “Otomatik Portakal”
romanının başkarakteri Alex’e yapılan
işkencedeki gibi açık tutuluyordu. Gözümü
kırpmam imkansızdı. Buna rağmen gözlerimi
açık tutmak için tüm irademi kullanmam
gerekiyordu. Dr. Eller devam ettiği her seferde
daha fazla atış yapıyordu. En son saydığım atış
sayısı 12’ydi.
Yarım saat sonunda işlem bitti. Dr. Eller, at
nalı şeklindeki yırtılmayı ve küçük deliği
kastederek, “İkisini de etkisiz hale getirdim”
dedi. Yara dokusu yeni şeklini alacak ve
retinanın altına daha fazla sıvının sızmasını
engelleyecekti. Bu kaynak yerleri birkaç güne
kadar güçlenecekti ama bağın kuvvetlenmesi
için birkaç hafta gerekiyordu. Bir hafta boyunca
evde kalıp, başımı yine aynı pozisyonda
tutmamı önerdi. Gaz baloncuğu yavaşça
küçülüp yok olacaktı. Maalesef iki katı büyüyen
penisimin görüntüsü de.
Eğer birkaç jenerasyon önce doğmuş
olsaydım, bir gözüm kör olmuştu. 25 yıl önce
çok daha karmaşık bir ameliyat olmam
gerekirdi. İyileşme sürem de çok uzun olurdu.
Neyse ki modern tıp, korkunç bir sağlık
sorununu kolayca iyileştirilebilir hale getiriyor.
Dr. Eller ekstra gaz enjeksiyonunu önerirken,
bir yandan da başarı şansı yüksek diğer
operasyonları anlattı. Bunlardan biri skleral
eğilme. Ameliyat masasında gerçekleştiriliyor.
Bu işlemde cerrah göz küresinin dışına,
yaralanan bölgenin tam arkasına bir parça
silikon lastik tutturuyor. Ardından gözün
etrafına bir bant sarıp silikonun uygun bir yere
doğru içeri bastırmasını ya da eğilmesini
sağlıyor.
Diğer bir yöntem olan vitrektomi ise daha
karmaşık. Camsı jel alınıp yerine steril gaz ya da
yağ konuyor. Yırtılmayı tedavi ettikten sonra
cerrah donmuş bir iğneyle kalıcı bir yara açıyor.
Bazen de skleral eğilme yapılıyor. Vitrektominin
iyi yanlarından biri şu: Uçuşan gölgeler sonsuza
kadar kayboluyor. Ancak ameliyat sonrası
iyileşme süreci uzun sürebiliyor. Göz
enfeksiyonları yaşanabiliyor. İki yıl içinde
katarakt olma ihtimaliniz yükseliyor.
Dr. Eller operasyonun çok başarılı geçtiğini
gördü. Yüzmeye devam etmeme izin verdi.
Havuzun sonuna varıp taklayla dönme
artistliğini yapmaya başlamadan önce birkaç
gün beklememi tembihledi. Kartal gibi gören
gözüm için mutlu mesut, doktora “Dikkat
etmem gereken başka bir şey var mı?” diye
sordum.
“Hayatına normal seyrinde devam et ve
gözünü fazla şımartma” dedi.

GÖZÜNÜZE NAZAR DEĞMESiN

İşte Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. James Tsai ve Kaliforniya Üniversitesi’nden Dr. Robert Goldberg’den göz kurtaran tavsiyeler:

02

LASTİK ÇARPMASI

DARBENİN HİKAYESİ
Arabanızın port bagajına bavulları
koyuyorsunuz. Bir çengel yerinden kurtuluyor
ve lastik ip olanca hızıyla gözünüze vuruyor.

GÖRECEĞİNİZ ZARAR
Gözde kanama, mercek kayması, travmatik
katarakt. Çengel, göz küresine saplanıp
körlüğe yol açabilir.

SAVUNMA MEKANİZMASI
Ucunda çengel yerine karabina bulunan
lastikleri veya ucunda tokalar olan naylon
halatları tercih edin.

03

UCUZ GÖZLÜKLER

DARBENİN HİKAYESİ
Futbol topu arkadaşınızın ayağından çıkıyor
ve yüzünüze çarpıyor. Ucuz gözlüğünüzün
camı paramparça olup gözünüze batıyor.

GÖRECEĞİNİZ ZARAR
Kırık cam parçaları yüzünden yırtılmış kornea.
Topun darbesiyle göz çukuru veya göz
merceğinde yaralanma.

SAVUNMA MEKANİZMASI
Pazardan 10 liraya aldığınız markasız, ucuz
gözlüklerden kurtulun ve kırılmaz camı olan
kaliteli güneş gözlükleri alın.

04

ÇİM BİÇME MAKİNESİ

DARBENİN HİKAYESİ
Çimlerinizi biçerken toprak ve küçük taşlar
havalanıyor ve gözünüze geliyor.

GÖRECEĞİNİZ ZARAR
Küçük taşlar yüzünden yırtılmış kornea.
Toprak ve toz parçaları korneayı çizip, göz
enfeksiyonlarına davetiye çıkarabilir.

SAVUNMA MEKANİZMASI
Çim biçme makinesi kullanırken iş güvenlik
gözlüğü takmanız gözlerinize gereken korumayı
sağlayacaktır. Güneş gözlükleri yeterli olmaz.

05

BALIK OLTASI

DARBENİN HİKAYESİ
Denize fırlattığınız misinanın ucundaki olta
rüzgarın etkisiyle gözünüze saplanıyor. Balık
tutma, göz yaralanmalarına yol açan bir spor.

GÖRECEĞİNİZ ZARAR
Kornea yırtılması, göz küresinin
parçalanması, kanama, katarakt. Retinal
ayrılmaya da yol açabilir.

SAVUNMA MEKANİZMASI
Oltayı aniden çekmeyin. Çengel gözünüze
girdiyse, sakın kendiniz çıkarmaya çalışmayın.
Misinayı bantla sabitleyin ve doktora koşun.

06

PAINTBALL

DARBENİN HİKAYESİ
Paintball’da gözlüklerinizi takmadan saldırıya
geçiyorsunuz ve gözünüzden vuruluyorsunuz.

GÖRECEĞİNİZ ZARAR
Kanama, mercek kayması, katarakt, göz
küresinin parçalanması, körlük ve retinal
ayrılma.

SAVUNMA MEKANİZMASI
Koruma takımlarını tamamen giyip, gözlerinizi,
bedeninizi ve bacaklarınızı korumadan
silahınızı doldurmayın.

SAĞLIK

Ödem atıcı çay tarifi

Umut Doğan Yıldız

-

Az su içiyor ve su içme alışkanlığı kazanamıyorsanız, bunun nedeni az ve sık su içmeyi denemiyor olmanızdan kaynaklanıyor olabilir.

Su içmeyi alışkanlık edinmek için düzenli bir şekilde, su içmeyi gün içine yayın. Günde en az dört küçük pet şişe (500 ml) su içmeye başlayın. Sürahi içerisine, limon ve sevdiğiniz meyveleri ekleyerek biraz tatlandırıp, renklendirmenizde bir sakınca yoktur. Ancak siz fazla abartmayın.

Yapılan araştırmalar, gün içinde dişini fırçalıp,sade naneli sakız çiğneyenlerin daha çok su içme ihtiyacı duyduğunu ortaya koydu. Bu taktikleri deneyerek, su içme ihtiyacı hissedebilirsiniz.

Bitki çayları da vücuttan toksin atımı ve iştah kontrolünde size destek olur. Her gün aynı çayı içmek yerine, elinizin altında farklı bitki çayları bulundurmayı deneyin. Yeşil çay, beyaz çay, mate, rooibos, oolong gibi çaylar metabolizmanızı hızlandırırken; rezene, ıhlamur, melisa ve papatya gibi çaylar sindiriminizi kolaylaştırır. Bunun yanı sıra ödem attıran çay tarifi de veriyoruz. Deneyin ve farkı gör.

Ödem atıcı çay tarifi

1 litre suya 1 yeşil elmayı doğrayın; 2 çubuk tarçın, 3 adet karanfil ve 2 adet kakule ekleyip 5 dakika kaynatın. Ateşi kapatıp içerisine 1 tatlı kaşığı beyaz çay, bir tutam ıhlamur, 20 adet kiraz sapı, bir avuç içi mısır püskülü ilave edin. 4 dakika demlenmesini bekleyin. Süzdükten sonra gün boyu sıcak veya soğuk olarak içebilirsiniz.

Devamı

SAĞLIK

Anksiyete tedavisi: Pilates

Umut Doğan Yıldız

-

Pilates yaparak kaygılarınızla başa çıkabilirsiniz. İşte pilatesin anksiyeteye iyi gelen etkisi.

Anksiyete çağımızın sık rastlanan rahatsızlıklarından. Bir dönem kendisi de anksiyete ile mücadele eden Pilates Eğitmeni Hollie Grant, pilatesin bunun için çok iyi bir tedavi yöntemi olduğunu söylüyor.

Konuyla ilgili fikirlerini dile getiren Pilates Eğitmeni Hollie Grant; “20’li yaşlarımdayken kafamdaki karmaşayı asla yoluna sokamıyordum. Dikkatimi toplamamı sağlayacak bir spor arayışındaydım. Pilates bu açıdan yardımcı oldu. Çünkü egzersiz esnasında konsantre olmak zorundasınız. Nefesinize, çalıştırdığınız kaslara, aktif olmayan kaslara ve hareketler esnasında duruşunuzda yapmanız gereken değişikliklere odaklanmanız gerekiyor.” diyor.

Psikoloji düzelten spor: pilates

Pilates yoğun bir dikkat gerektirdiği için göndermeyi unuttuğunuz e-posta veya nasıl ödeyeceğinizi kara kara düşündüğünüz faturalar o esnada aklınıza gelmiyor. Egzersiz yaparken kurmanız gereken beden ve zihin bağı anksiyeteyi azaltıyor. Hâliyle sağlığınıza daha iyi odaklanıyorsunuz.

Devamı

SAĞLIK

Uykunun yağ yakımına etkisi

Umut Doğan Yıldız

-

Eski ve yeni kurallar dosyamızın bugünkü konusu uyku. Yapılan araştırmalar yeterli uykunun yağ yakımına yardımcı olduğunu söylüyor.

GEÇ SAATE KADAR YATIN

“Erken kalkan yol alır” zihniyeti, ilerlemeniz söz konusu olduğunda erteleme tuşuna basıyor olabilir. Şimdi, bu konuyu masaya yatıralım.

ESKİ KURAL

Siz yataktan çıkana kadar, The Rock kas kazanma çabalarını Instagram’a yüklemiş oluyor. Büyü, şafaktan önceki süreçte gerçekleşiyor, biliyorsunuz.

YENİ KURAL

Uyku üzerinde çalışan bilim adamı Matthew Walker’ın söylediklerini aktaracak olursak;

Doğa Ana’nın “sekiz saat uyku” kavramını bize kazandırması 3,6 milyon yılını aldı ve bizim bunu tersine çevirmemiz yalnızca onlarca yıl sürdü. Şimdilerde, ortalama bir kişi yalnızca yaklaşık yedi saatini uyuyarak geçiriyor ve bu sizin sadece yorgun olmanıza neden olmuyor, aynı zamanda vücut yağ oranınızda görünür farka yol açıyor. “Uyku, yağ kaybının adı duyulmamış kahramanıdır,” diyor Londra’daki antrenman salonu Workshop Gymnasium’un performans koçu Artur Zolkiewicz. “Daha az uyuyan kişilerin kortizol seviyelerinde artış görünüyor, bu da kas kaybına ve iştah düzenlemesinde hayati bir faktör olan insülin hassasiyetinde düşüşe neden olur.” Chicago Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışmada, katılan erkekler 5,5 saatin ardından uyandıklarında, 8,5 saat uyudukları zamana kıyasla diyetleri fark etmeksizin yarı miktarda yağ kaybetti. Aynı zamanda, sekiz saatten az uyuyan atletlerin antrenman sırasında yaralanma ihtimali yüzde 70 daha fazladır. Az uyuyan, fazla esneyen bir erkek için, spor salonunda çalışmak başından savması gereken keyifsiz bir misyona dönüşüyor.
Sürekli olarak yedi saatten az uyuyorsanız, öğle yemeğinde veya işten sonra 30 dakikalık bir antrenman, şafak sökmeden zombi gibi yaptığınız bir saatlik hareketlerden iyidir. Uykuyu yeni durağan kardiyonuz sayın.

Devamı

Popüler