Bizi Takip Edin

SAĞLIK

AMAN GÖZE GELMEYİN

-

 

Modern tıp, kıymetli gözlerinizi korumak için seferber olmuş durumda.

01

GÖZ KÜRESİNE YAKIN BAKIŞ

2,5 santimlik bu küre oldukça karmaşık bir yapıya sahip.
Küçük bir yırtılma bile ciddi sonuçlar doğurabilir.

Tatsız ışık patlamaları aniden belirip kayboluyor. Karanlıkta merdivenlerden
çıkarken, görüş alanımın sol üst köşesinde bir
şimşek daha çakıyor. Normalde hiç
umursamazdım ama bu kez göz ardı edemedim.
Hele ki üç yıl önce olanlardan sonra.
Arkadaşımın pitbull cinsi yavru köpeğiyle
tanıştığımda Rudy, “Onu ısırdığı ipten tutup
kaldır. Ağzından bırakmaz” dedi.
Ben de çenesi ipe kenetlenmiş vaziyette, ağa
takılmış bir balık gibi sağa sola savrulan köpeği
yukarı doğru çekmeye başladım. Ama Rudy
yanılmıştı ve köpek ipi bıraktı. Gergin kolum
yukarı hızla kalktı ve yumruğum yüzüme çarptı.
Başparmağım sol gözümün içine girdi.
Gözümde şimşekler çaktı bir anda.
Dakikalar sonra, bulutsuz bir gökyüzündeki
hayali sivrisinekleri izliyor gibiydim. O gece
karanlıkta gözlerimi her döndürdüğümde,
gözümün önünde ateş böcekleri uçuştu. Sabaha
karşı beşte uyandım ve hemen göz doktorlarını
aramaya başladım.
Randevu alabildiğim ilk doktor acıyan sol
gözümü meşale kadar parlak bir ışıkla muayene
etti. Haberler iyiydi. Göz küresinin arka kısmını
duvar kağıdı gibi kaplayan ve ışığa duyarlı
hücreleri içeren retinada delik, yırtılma ya da
benzer bir zedelenme yoktu. Ancak
başparmağımın darbesi, göz küremdeki
jelatinimsi sıvıya kan hücrelerinin hücum
etmesine neden olmuştu.
Doktorum, gözümde uçuşan sineklerin
aslında bu hücrelerin retinama yaptığı gölgeler
olduğunu açıkladı. Kardaki yansıma ya da
bilgisayar ekranı gibi maruz kaldığım ışık ne
kadar parlak olursa, gölgeler o kadar derin
oluyordu. Hareket etme biçimlerine atfen
‘uçuşan gölgeler’ olarak adlandırılan bu
gölgeler, kimi zaman bulut şeklinde lekelere,
solucan görünümlü çizgilere, hatta karga
sürüsüyle karıştırılan noktalara
benzeyebiliyorlar.

Doktorun anlattığına göre, herkes zaman
zaman bu türden uçuşan gölgeler görüyor.
Ayrıca yaşlanmanın etkilerinden biri olarak da
bu ortaya çıkıyor. Erkekler için bu gölgelerin ilk
ortaya çıkışı sinir bozucu anlarda olabiliyor.
Mesela biriyle el sıkışırsınız ve bir bakarsınız ki
adamın elleri ıslak. O an sinirden gözünüzün
önünde uçuşan ve birkaç saniye sonra yok olan
bu gölgeler pek de önemli değil.
Bazı gölgelere dikkat etmek gerekiyor.
Benimki gibi bir anda, görüş açınızın kenarında
bir ışık patlaması ya da gölge olarak ortaya
çıkıyorlarsa ve uzun süre kalıyorlarsa, retina
yırtılmasına işaret ediyordur. Bu da acil bir tıbbi
müdahale gerektirir. Çünkü retina acıya duyarlı
sinirlerden yoksundur. Bu yüzden retina
tamamen yırtılsa bile acı hissetmezsiniz. Işık
çakmaları ya da uçuşan gölgeler olduğunda
hemen bir doktora başvurmak gerekiyor.
Yıllar önceki olayda başparmağımın darbesi
kalıcı bir zarar vermediği için, merdivenden
çıkarken gözümde çakan şimşekleri
önemsemedim. Ertesi sabah ikinci kez ışık çaktı.
Birkaç saat içinde büyük bir gölge, sis yığını gibi
görüş açıma girdi ve gözümün kıyısında uzun
süre kaldı. Şans eseri, yüzme takımımdaki
arkadaşım Dr. Dan Nadler bir göz hekimiydi.
Ona danıştım ve “Bu kez parmağımı gözüme
sokmadım. Yaptığım en hareketli şey burnumu
sümkürmekti” dedim.
Dan muhtemelen bir şeyimin olmadığını ama
bir değişiklik olursa aramamı söyledi. Değişiklik
oldu da. Ertesi gün gözümü her hareket
ettirdiğimde kıvılcımlar çaktı. Daha kötüsü,
görüş açımın alt kenarında yapışkan bir perde
kapanır gibi oluyordu. Sabah saat 10 civarında,
gözümün açık kalan çeyrek kısmından da bir şey
göremez olmuştum. Dr. Dan Nadler’in muayenehanesine gittim ve sonuç: Retinamda
at nalı şeklinde bir yırtık. Gördüğüm ‘perde’ ise
retinanın ayrılan kısmının gölgesiydi.
Dan, büyük bir şans eseri tehlikeyi hemen
fark ettiğimi söyledi. Retinanın bir parçası
ayrıldığında, kan akışı kesildiği için ayrılan
parça ölmeye başlıyor. Ve ayrılma başladıktan
sonra, retinal dokular gittikçe soyuluyor.
Doktorum, “Bir an önce tedavi edilmezse gözün
kör olabilir” dedi. Hemen ertesi güne bir göz
cerrahıyla randevulaşmıştım.

NEW YORK KNICKS’İN YILDIZI AMAR’E

Stoudemire ve efsanevi boksör Sugar Ray
Leonard, retina ayrılmasından muzdarip olan
ünlü isimler. Bu ünlü kurbanlar bir yana, retina
ayrılması aslında pek de sık görülen bir durum
değil. Pek çok insan için hayat boyu risk oranı
300’de bir. İleri miyop gibi faktörler ise bu
olasılığı artırıyor.
ABD Oftalmoloji Akademisi ve ABD Oküler
Travma Derneği’nin ortak araştırmasına göre,
göz yaralanmalarının dörtte üçü erkeklerde
meydana geliyor ve bu yaralanmaların
neredeyse yarısı 18-45 yaş arasındaki kişilerde
ortaya çıkıyor. Genellikle ufak kazalar sonucu
meydana geliyor olsa da, 10 yaralanmadan biri
saldırı sonucu oluşuyor. ABD çapında her yıl 2,5
milyondan fazla göz yaralanması meydana
geliyor ve 50 bin kişi kalıcı görme kaybı yaşıyor.
Spor aktiviteleri göz için tehlikeli olabilir.
Hatta balık tutmak bile sizi risk altına alır. Yedi
göz yaralanmasından biri, insanlar sporlara ya
da eğlenceli aktivitelere iştirak ettiklerinde
meydana geliyor. Özellikle basketbol, havada
uçuşan eller ve bilekler olduğu için daha
tehlikeli.
ABD Ulusal Göz Enstitüsü’nden Dr. Henry
Wiley, “Yeterince hızlı gelen herhangi bir top
gözde ciddi yaralanmalara yol açabilir. Özellikle
golf ya da squash topu gibi küçük toplar, aldığı
hızın tüm kuvvetini göze iletebilir. Basketbol
topunu durduran göz çukuru kemikleri, topun
kuvvetini emiyor. Bu yüzden daha küçük toplar
çok ciddi yaralanmalara yol açabilir” diyor.
Oyuncak silahların plastik mermileri de bu
gruba dâhil. Hava tüfekleri, saçmalar, boncuk
tabancaları ve paintball tüfekleri, göz
yaralanmalarının yüzde dördünün sebebini
oluşturuyor. Bir de sapanlar var. Tehlikeli
oldukları konusunda uyaran Dr. Wiley,
“Paintball ve hava tüfeklerinden sonra biz göz
hekimlerinin en çok ortadan kaldırmak istediği
şey sapanlardır. Lastikleri korkunç esnekliğe
sahip ve yanlışlıkla elden kaçtığında göze
gelebiliyorlar. Ayrıca ciddi yaralanmaya yol
açabiliyorlar” diyor.

MUAYENEHANEDE BEKLERKEN İNEKLERİ DÜŞÜNÜYORDUM

10 yaşında, ilkokuldayken bir
ineğin gözlerini parçalara ayırıp incelemiştik.
Kornea ve göz merceği arasındaki göz sıvısını ve
göz merceğinin arkasındaki camsı cismi asla
unutamam. Bu jelatinimsi madde retina ile
mercek arasındaki boşluğu doldurarak
retinanın yerinde kalmasını sağlıyordu.
Kapıya kibarca vurulma sesiyle daldığım
düşten sıyrıldım. Pittsburgh Üniversitesi Tıp
Fakültesi Göz Cerrahisi bölümünden retina
uzmanı Dr. Andrew Eller, muayenehaneye girdi.
Hemen at nalı şeklindeki yırtılmayı doğruladı ve
ikinci bir yırtılmaya yol açabilecek yeni bir delik
oluştuğunu söyledi. Ona geçen yıl yaşadığım
nahoş pitbull maceramı anlattım. Bu olayın
gözümün şu anki durumuyla bir ilgisi olup
olmadığını sordum.
“Muhtemelen yok” yanıtını verip, sorunu
yaşıma bağladı: “Camsı sıvı, berrak ve yapışkan
oluyor. Doğduğumuzda retinaya yapışıyor.
Ancak biz yaşlandıkça jel yapısı daha sulu bir hâl
alıp retinadan ayrılmaya başlıyor. Sizin
gördüğünüz ışık çakmaları da, yırtılma
karşısında retinanın verdiği tepkiler.”
Camsı sıvı tamamen ayrıldıktan sonra ışık
çakmaları bitecek. Soru, bu olmadan önce
gözüme ne kadar zarar vereceği. Birçok erkekte
bu camsı sıvı, yapışkanlı bir not kağıdının
duvara yapışması gibi hafif şekilde retinaya
yapışık oluyor. Dr. Elles bu erkeklerin retinaları
kopmaya başladığında, hiçbir zarar
verilmediğini ve temiz bir ayrılma olduğunu
söylüyor. Diğerlerinde ise, camsı sıvı daha çok
seloteyp gibi. Onu gevşetmek küçük parçaların
kopmasına yol açıyor. Retinanın bütünlüğünü
tehdit etmese de uçuşan gölgelerin ortaya
çıkması mümkün oluyor. Benim gibi şanssız
birkaç erkekte ise, camsı sıvının ayrılması bir
koli bandını hızla kartondan çekip almak gibi
oluyor. Retinadan hatırı sayılır bir parçayı da
beraberinde götürüyor.
Dr. Eller’ın deyimiyle bana kalan ‘yırtılmış
bir duvar kağıdı’ oldu. Evini yenileyenler, duvar
kağıdını tamamen çıkarmanın en iyi yolunun
bir yırtık bulup içine buhar vermek olduğunu
bilir. Retinamdaki delikler de içeri sıvıların
sızması için gerekli yırtık yeri sağlamış oluyor.
Duvar kağıtlarının aksine retina, gözün arka
yüzeyine bağlı kalmak için mekanik bir
aksamdan yoksun. Bunun yerine, biyokimyasal
bir pompa devamlı retina ve göz çukuru duvarı
arasındaki sıvıyı sifon görevi görerek dışarı atıp,
retinayı yerinde tutan bir vakum yaratıyor. Dr.
Eller benim durumumu şöyle anlattı: “Senin
gözündeki gibi yırtılmalarda, çok daha fazla sıvı
içeri giriyor ve doğal pompayı etkiliyor. Kısa
süre sonra da tüm retina soyulup gevşiyor.”
25 yıl kadar önce, tek tedavi yolu hastaneye
yatıp ameliyat olmak ve en az beş gün hastanede
kalmaktı. Bugün hastalar daha pratik ve daha az
travmatik yöntemleri tercih edebiliyorlar.
Temel mantık şu: Retinal duvar kağıdını ait
olduğu yere yani geriye itmek. Daha sonra her
yırtığın köşelerini yapıştırmak. Böylece içeri
fazla sıvı girmemiş olacak. Dr. Eller, ‘pnömatik
retinopeksi ve lazer koagülasyon’ denen tedavi
yöntemi için çok uygun bir aday olduğumu
söylüyor.
Yönteme göre, Dr. Eller iğneyle göz küremin
ortasına sülfür hekzaflorür baloncuğu enjekte
edecekti. Bu da kan dolaşımımdaki azotu
emecek, baloncuğun orijinal hacmini iki katına
genişletecek ve yukarıya doğru yüzecekti. Eğer
başım doğru pozisyonda durursa (yani kafa sağa doğru ve hafifçe geriye eğilmiş dururken),
baloncuk retinadaki ayrılmayı duvara doğru
itecek, fazla sıvıyı dışarı atacak ve geçici olarak
yırtıkları kapatacaktı. Böylece doğal pompa
tekrar retinayı ait olduğu yerine oturtacaktı.
Bir gün sonra, Dr. Eller tekrar geleceğimi ve
her şeyi kalıcı olarak yerine yerleştirmek için
lazer kullanacağını açıkladı. Gaz enjeksiyonu
çok basit bir işlem. Dr. Eller antibiyotikli göz
damlası verdi ve rahatça televizyon
izleyebileceğimi söyledi. Ama kitap okumaktan
ve bilgisayar kullanmaktan kaçınmam
gerekiyordu. Muayenehanesinden ayrılırken,
küçük ve karanlık gaz baloncuğu
görebiliyordum. Attığım her adımda titriyordu.

Eve geri döndüm. Gözümdeki gaz baloncuğu
büyüteç görevi görüyordu. Her şeyi iki katı
büyüklüğünde gösteriyordu. Siz de tahmin
edersiniz ki, tuvalete gitmek bu yüzden çok
zevkli oluyordu. Penisim neredeyse iki katı
görünüyordu.
Enjeksiyondan sonraki 24 saat boyunca,
söylenen pozisyonda tuttuğum başımı,
genişleyen göz baloncuğumun sihrini
gerçekleştirebilmesi için mümkün olduğunca
hareketsiz beklettim. Ertesi gün Dr. Eller,
baloncuğun retinayı göz duvarına yeterince
yaklaştırmadığını söyledi ve daha fazla gaz
enjekte etti. Bir sonraki gün gittiğimde gözüm
artık fotokoagülasyon işlemi için hazırdı.
Karanlık bir odada oturdum. Sol gözümü
lazer atışına hedef olabilmesi için aletlerin de
yardımıyla kocaman açtılar. Tam karşıma ise,
tıpkı bir atari oyunundaki keskin nişancı gibi
doktor oturdu. Anestezi tam etkisini
gösterdiğinde, doktor yüksek teknoloji ürünü
olan lazer silahını farklı açılarda tuttu. Ateş edeceği açıyı seçmeye çalıştı. Sonunda
beğendiği bir açı bulduğunda, keskin nişancı
doktor bir ayak pedalına bastı ve ateş etti. 3-6
adet kesik ve kuvvetli patlama sesi oldu.
Gözüme doğru güçlü yeşil ışınlar geldi.
Gözlerimi kaçırmamam lazımdı. Dr. Eller
hafifçe yanaklarıma vurarak “Buraya doğru
bakmaya çalış” diye uyarıyordu.
Göz kapaklarım “Otomatik Portakal”
romanının başkarakteri Alex’e yapılan
işkencedeki gibi açık tutuluyordu. Gözümü
kırpmam imkansızdı. Buna rağmen gözlerimi
açık tutmak için tüm irademi kullanmam
gerekiyordu. Dr. Eller devam ettiği her seferde
daha fazla atış yapıyordu. En son saydığım atış
sayısı 12’ydi.
Yarım saat sonunda işlem bitti. Dr. Eller, at
nalı şeklindeki yırtılmayı ve küçük deliği
kastederek, “İkisini de etkisiz hale getirdim”
dedi. Yara dokusu yeni şeklini alacak ve
retinanın altına daha fazla sıvının sızmasını
engelleyecekti. Bu kaynak yerleri birkaç güne
kadar güçlenecekti ama bağın kuvvetlenmesi
için birkaç hafta gerekiyordu. Bir hafta boyunca
evde kalıp, başımı yine aynı pozisyonda
tutmamı önerdi. Gaz baloncuğu yavaşça
küçülüp yok olacaktı. Maalesef iki katı büyüyen
penisimin görüntüsü de.
Eğer birkaç jenerasyon önce doğmuş
olsaydım, bir gözüm kör olmuştu. 25 yıl önce
çok daha karmaşık bir ameliyat olmam
gerekirdi. İyileşme sürem de çok uzun olurdu.
Neyse ki modern tıp, korkunç bir sağlık
sorununu kolayca iyileştirilebilir hale getiriyor.
Dr. Eller ekstra gaz enjeksiyonunu önerirken,
bir yandan da başarı şansı yüksek diğer
operasyonları anlattı. Bunlardan biri skleral
eğilme. Ameliyat masasında gerçekleştiriliyor.
Bu işlemde cerrah göz küresinin dışına,
yaralanan bölgenin tam arkasına bir parça
silikon lastik tutturuyor. Ardından gözün
etrafına bir bant sarıp silikonun uygun bir yere
doğru içeri bastırmasını ya da eğilmesini
sağlıyor.
Diğer bir yöntem olan vitrektomi ise daha
karmaşık. Camsı jel alınıp yerine steril gaz ya da
yağ konuyor. Yırtılmayı tedavi ettikten sonra
cerrah donmuş bir iğneyle kalıcı bir yara açıyor.
Bazen de skleral eğilme yapılıyor. Vitrektominin
iyi yanlarından biri şu: Uçuşan gölgeler sonsuza
kadar kayboluyor. Ancak ameliyat sonrası
iyileşme süreci uzun sürebiliyor. Göz
enfeksiyonları yaşanabiliyor. İki yıl içinde
katarakt olma ihtimaliniz yükseliyor.
Dr. Eller operasyonun çok başarılı geçtiğini
gördü. Yüzmeye devam etmeme izin verdi.
Havuzun sonuna varıp taklayla dönme
artistliğini yapmaya başlamadan önce birkaç
gün beklememi tembihledi. Kartal gibi gören
gözüm için mutlu mesut, doktora “Dikkat
etmem gereken başka bir şey var mı?” diye
sordum.
“Hayatına normal seyrinde devam et ve
gözünü fazla şımartma” dedi.

GÖZÜNÜZE NAZAR DEĞMESiN

İşte Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. James Tsai ve Kaliforniya Üniversitesi’nden Dr. Robert Goldberg’den göz kurtaran tavsiyeler:

02

LASTİK ÇARPMASI

DARBENİN HİKAYESİ
Arabanızın port bagajına bavulları
koyuyorsunuz. Bir çengel yerinden kurtuluyor
ve lastik ip olanca hızıyla gözünüze vuruyor.

GÖRECEĞİNİZ ZARAR
Gözde kanama, mercek kayması, travmatik
katarakt. Çengel, göz küresine saplanıp
körlüğe yol açabilir.

SAVUNMA MEKANİZMASI
Ucunda çengel yerine karabina bulunan
lastikleri veya ucunda tokalar olan naylon
halatları tercih edin.

03

UCUZ GÖZLÜKLER

DARBENİN HİKAYESİ
Futbol topu arkadaşınızın ayağından çıkıyor
ve yüzünüze çarpıyor. Ucuz gözlüğünüzün
camı paramparça olup gözünüze batıyor.

GÖRECEĞİNİZ ZARAR
Kırık cam parçaları yüzünden yırtılmış kornea.
Topun darbesiyle göz çukuru veya göz
merceğinde yaralanma.

SAVUNMA MEKANİZMASI
Pazardan 10 liraya aldığınız markasız, ucuz
gözlüklerden kurtulun ve kırılmaz camı olan
kaliteli güneş gözlükleri alın.

04

ÇİM BİÇME MAKİNESİ

DARBENİN HİKAYESİ
Çimlerinizi biçerken toprak ve küçük taşlar
havalanıyor ve gözünüze geliyor.

GÖRECEĞİNİZ ZARAR
Küçük taşlar yüzünden yırtılmış kornea.
Toprak ve toz parçaları korneayı çizip, göz
enfeksiyonlarına davetiye çıkarabilir.

SAVUNMA MEKANİZMASI
Çim biçme makinesi kullanırken iş güvenlik
gözlüğü takmanız gözlerinize gereken korumayı
sağlayacaktır. Güneş gözlükleri yeterli olmaz.

05

BALIK OLTASI

DARBENİN HİKAYESİ
Denize fırlattığınız misinanın ucundaki olta
rüzgarın etkisiyle gözünüze saplanıyor. Balık
tutma, göz yaralanmalarına yol açan bir spor.

GÖRECEĞİNİZ ZARAR
Kornea yırtılması, göz küresinin
parçalanması, kanama, katarakt. Retinal
ayrılmaya da yol açabilir.

SAVUNMA MEKANİZMASI
Oltayı aniden çekmeyin. Çengel gözünüze
girdiyse, sakın kendiniz çıkarmaya çalışmayın.
Misinayı bantla sabitleyin ve doktora koşun.

06

PAINTBALL

DARBENİN HİKAYESİ
Paintball’da gözlüklerinizi takmadan saldırıya
geçiyorsunuz ve gözünüzden vuruluyorsunuz.

GÖRECEĞİNİZ ZARAR
Kanama, mercek kayması, katarakt, göz
küresinin parçalanması, körlük ve retinal
ayrılma.

SAVUNMA MEKANİZMASI
Koruma takımlarını tamamen giyip, gözlerinizi,
bedeninizi ve bacaklarınızı korumadan
silahınızı doldurmayın.

SAĞLIK

5 erkekten 1’i kısır

Umut Doğan Yıldız

-

Erkek kısırlığı, toplumda her 5 kişiden 1’inde görülüyor. Erkeklerdeki kısırlığın nedenleri.

 Nedenleri arasında, beyinden salınan hormonlarda yaşanan sıkıntılar, testislerde üretim bozuklukları, üretilen spermlerin dışarı atılma aşamasında kanallar ile ilgili yaşanan problemler ve genetik sorunlar olabiliyor. İnsanlar tarafından çok bilinmiyor ancak toplumun %1’inde azoospermi ile karşılaşılıyor.

Azoospermi, menide hiç canlı sperm hücresi olmaması durumu. Bu durumun nedenindeki %40 oran kanal tıkanıklıklarının olması. Ayrıca kanalların doğuştan olmaması veya enfeksiyonlara bağlı olarak tıkanması gibi sorunlarla da karşılaşılabiliyor. Ancak yine de olgun sperm hücresi elde edilebiliyor ve özellikle tıkalı damarlardan girilerek sperm alınması veya kanal yok ise de testis dokusundan sperm alınması ile mikroenjeksiyon yapılarak çocuk sahibi olmak mümkün. Azoospermi durumlarının %60 kadarında ise testislerde üretim sorunu bulunuyor. Bu gibi durumlarda olgun sperm elde etmek ve çocuk sahibi olmak biraz daha zor olabiliyor.

Devamı

SAĞLIK

Acı oje tırnak yemeyi bıraktırır mı?

Umut Doğan Yıldız

-

Kaygı düzeyi yüksek çocuklar, stresli ve baş edemeyecekleri bir durumla karşılaştıklarında, rahatlama amacıyla bazı davranışlar sergileyebilirler. 

Sürekli eleştiren, beklenti düzeyi yüksek bir ebeveyn karşısında, tırnak yeme davranışının gerginliğin habercisi olarak görülebileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Çocuğun tırnak yeme davranışını sürekli uyararak, bağırarak, acı oje sürerek, ödül veya ceza vererek çözemezsiniz” açıklamasında bulundu.

Çocukla kurulacak doğru iletişimin tırnak yeme alışkanlığı çözümü için atılması gereken ilk adım olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Yuva veya kreşe başlama, çocuğun oyun parkında baş edemeyeceği bir durumla karşılaşması sonucunda da benzer bir davranış görülebilir. Ayrıca ‘taklit ve modelleme ile öğrenmenin’ belirgin olduğu okul öncesi dönemde ise tırnak yeme basit bir taklit etme davranışı biçiminde de gelişmiş olabilir” dedi.

Tırnak yeme alışkanlığı ruhsal bozukluğun habercisi olabilir

Tırnak yeme sorununun nedenlerinin çok basit olabileceği gibi bu davranışın ciddi ruhsal bozuklukların da habercisi olabileceğine değinen Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Tırnak yeme davranışı sırasında, öncesinde ve sonrasında, çocukta kendi saçını çekme ya da yolma, parmak emme veya diş gıcırdatma gibi davranışlar da görülebilir” şeklinde konuştu.

Çocuklarla karşılıklı konuşularak tırnak yeme sebebi anlaşılmaya çalışılmalı
Tırnak yeme davranışının altında yatan sıkıntı veya gerginlik yaratan bir durumun olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Tırnak yiyen çocuğa ‘Beni üzüyorsun, lütfen bunu yapma’ ya da ‘Bebek gibi davranıyorsun’ ‘Neden tırnaklarını yiyorsun?’ gibi ifadeler kullanılarak çocuk üzerinde ek bir stres faktörü oluşturulmamalı. Aksine çocukla karşılıklı konuşarak, stres yaratan durum anlaşılmaya çalışılmalı” açıklamasında bulundu.

‘Elini ağzından çek demek’ daha çok dikkat çekici olabilir

Küçük yaştaki çocuklar için, eline bir nesne vermek, ilgisini başka bir yöne kaydırmanın uygun olabileceğini söyleyen Figen Karaceylan Çakmakçı, “Elini ağzından çek yönergesi daha çok dikkat çekici olacağından davranışın devam etmesine neden olabilir. Tırnak yeme davranışı sergileyen çocuğun yaşı büyükse, çocukla iş birliği yapıp, davranışın ne zaman ve nerede olduğunu tespit etmeye yönelik bir çizelge yapılabilir. Davranışın belirginleştiği ortam ve durum tespit edildikten sonra önleyici yöntemler ve çözümler çocukla birlikte oluşturulabilir” dedi. Çakmakçı, sadece acı oje sürmenin tırnak yeme davranışını engellemediğini belirterek, davranışın nedenlerinin tam olarak anlaşılmadan ezbere bir çözüm üretmenin yanlış olduğunu vurguladı.

Devamı

SAĞLIK

Ofiste uyumayı önleyen besinler

Umut Doğan Yıldız

-

Yorgun uyanmak, işe başlayacak enerjiyi bulamamak, öğleden sonra çöken uyku hali gibi sorunlar, çalışanların sıklıkla tekrarladığı şikâyetlerin başında geliyor.

Bu sorunlarla başa çıkmak, zinde bir gün geçirmek, aktif ve üretken olmak sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve beslenme düzeni ile mümkün. Çalışanların en büyük sorunu, işe yetişme telaşı yüzünden kahvaltıyı atlamaları, çok geç yapmaları ya da sağlıksız seçimlerle geçiştirmeleri oluyor. Kahvaltı yapacak zaman bulamamaktan muzdaripseniz bir bardak süt içmek, peynirli bir sandviç ya da tost yemek hem vakit kazandırıyor hem de güne sağlıklı başlamanızı sağlıyor. Kahvaltı, sadece karbonhidrat ve yağ içeren besinler yerine protein, lif, vitamin ve mineral kaynağı besinlerin de olduğu dengeli bir öğün içeriğine sahip olmalı. Poğaça, simit ve çay yerine peynir, yumurta, sebze içeren tam tahıl ekmekli sandviçler, süt, meyve gibi tamamlayıcılardan oluşan dengeli bir kahvaltı gününüzü daha iyi kontrol etmenize yardımcı oluyor. Ara öğünler ise sağlıksız atıştırmalıklar ile yapıldığında büyük kaloriler içeriyor. Atıştırma ihtiyacınız varsa yanınızda bulunduracağınız taze ve kuru meyveler, ceviz, kavrulmamış tuzsuz badem, fındık gibi kuruyemişler sağlıklı, besleyici ve beslenme kalitesini iyileştiren seçenekler arasında bulunuyor. Masanızda sürekli su bulundurmanız ve çay-kahve gibi içecekler dışında 6-8 bardak su tüketmeniz de sağlıklı beslenme açısından yararlı oluyor.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com