Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

ALERJİLERİ KAPI DIŞARI EDİN

SAĞLIK

ALERJİLERİ KAPI DIŞARI EDİN

-

 

Akan burnunuzu, hapşırık nöbetlerini ve hırıltıları durdurabilmeniz için alerjiyle ilgili gerçekleri açığa çıkardık.

Alerjinin tanımını bulmak için internetteki tüm doktor sitelerini karıştırmanız gerekmiyor. Burnunuzu çekip durmanızın sebebi basit. Bağışıklık sisteminiz yabancı bir maddeyle karşılaşıyor. Diyelim ki bu, polen olsun. Onu tehdit olarak algılıyor. Ki aslında öyle değil. Hemen karşı saldırı düzenliyor. Savaşın belirtisi şakır şakır akan bir burun ve kaşınıp duran gözler oluyor. Sizin için de bu tanım doğru, değil mi? Aslında alerjiler hakkındaki tek bilinen de bu kadar. ABD’deki Weill Cornell Medical College’ta kulak, burun, boğaz uzmanı Dr. William Reisacher, “Çoğu kişi yıllardır çeşitli alerjilerden muzdarip. Alerjinin, çözümsüz bir problem olduğunu düşündüklerinden, doktorlarına anlatmıyorlar bile” diyor. Rahat bir nefes alma zamanı geldi. Zira alerjiler hakkındaki tüm gerçekleri ve havadan gelen düşmanları pusuya düşürmenin yollarını ortaya çıkardık.

Alerji vakaları had safhada çünkü hayatlarımızı fazla sterilize ettik.

Muhtemelen doğru. Ancak hemen cadı avına çıkıp hijyenik el temizleme sıvılarını günah keçisi ilan etmenin de bir alemi yok. Tulsa Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden Dr. Estelle Levetin’in anlattığı bir teori dikkat çekiyor: “Alerjilerin yükselen grafiği, köy hayatından çıkmamızla başladı. Antibiyotik kullanımıyla ve temizlik takıntımızla hızlandı.” Hâl böyle olunca her zamankinden daha az sayıda bulaşıcı maddeye maruz kalmış olduk. Tabii beklenmedik yan etkiyle beraber… Dr. Levetin bu yan etkileri “Bağışıklık sisteminiz hassaslaşıyor ve en masum parçacıklara bile saldırmaya başlıyor” diye açıklıyor.
Hamleniz: Facebook’ta oynadığınız çiftlik oyunları sizi atalarınız gibi bağışık hale getirmez. Doktorunuz size her antibiyotik yazdığında, gerçekten gerekli olup olmadığını sorun. Fransız araştırmacılar “Bağışıklık sisteminiz gerçek istilacılara odaklanmak zorunda kaldığı için, alerjen maddeleri görmezden gelecektir” diyor.

Özel yastık kılıfları ve yatak örtüleri akarları kovacaktır.

Yanlış. Bu yastık savaşını kazanamazsınız. Cochrane dergisindeki bir araştırmaya göre, yatağınızı akar geçirmez yatak takımlarıyla kaplamak, o küçük mikropların neden olduğu semptomları azaltmaya yetmez. Virginia Üniversitesi’nden Dr. Thomas Platts Mills, “Başka akar kontrol önlemleri almadıysanız örtüleri değiştirmek yetmez” diyor.
Hamleniz: İlk adım, doğru yastık ve yatak örtüleri. Ucuz versiyonlarından kaçının. Dr. Platts Mills’e göre, dokuları bu küçük hayvanları engelleyecek kadar sıkı değildir. Dahası çarşaf ve yastık kılıflarınızı düzenli olarak sıcak suda yıkayın ve yerleri HEPA filtreli bir süpürgeyle temizleyin. ABD’deki Rutgers Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre, HEPA filtreleme sistemi, akarların neden olduğu alerjileri yüzde 81 oranında azaltabiliyor. Ancak işin bir kilit noktası var: Araştırmacılar, sonrasında süpürme işleminden sonra iki saat bekleyerek harekete geçmiş parçacıların yerlerine yerleşmesini beklediler ve sonra yerleri tekrar süpürdüler.

Hiç farkında olmadığınız alerjileriniz olabilir.

Doğru. Burnunuz sürekli aktığında “Nezle oldum” dediğinize eminiz. Ancak ya alerjiniz varsa? ABD’deki Quest Diagnostics Laboratuvarı Bağışıklık Merkezi’nden Dr. Stanley Naides, “Çoğu kişi alerjilerine grip ya da nezle diyerek yanlış teşhis koydukları için gereken tedavi uygulanmıyor” diyor. Böylece vücudunuzun daha da kötü duruma düşmesine neden oluyorsunuz. Tedavi edilmeyen alerjiler sizi sinüzitin, orta kulak iltihabının ya da astımın kollarına atabiliyor.
Hamleniz: The American Academy of Allergy, Asthma & Immunology’nin (AAAAI) bu testini uygulayın. (1) Semptomlarınız nasıl başladı? Nezle semptomları zamanla gelişir ama alerji semptomları genelde bir kerede kendini gösterir. (2) Ne zamandır kötüsünüz? Grip, bir ya da iki hafta içinde azalarak yok olurken alerjiler sürüncemede kalır. (3) Ağrı ve ateş var mı? O halde büyük ihtimalle grip ya da nezlesiniz. (4) Gözleriniz kaşınıyor mu? Büyük ihtimalle alerjiniz var. (5) Boğazınız acıyor ya da öksürüyor musunuz? Genelde gripten olur.

Uzun lafın kısası: Semptomların öylece kalmasına izin vermeyin. Alaska’daki Alerji, Astım ve Bağışıklık Merkezi direktörü Dr. Jeffrey Demain, “İki hafta sürmesi halinde, soluk mukoza gibi alerji işaretlerini görebilecek bir doktora görünün” diyor.

Hipoalerjenik ev hayvanları semptomları harekete geçirmez.

Yanlış : Hipoalerjenik (alerji riskinin düşük olduğu) bir hayvanın sizi hapşırık krizine sokmayacağını nereden biliyorsunuz? Henry Ford Health System merkezinin yaptığı bir araştırmanın sonucuna göre, hipoalerjenik köpeklerin olduğu evlerle, diğer hayvanların olduğu evler arasında alerjen seviyeleri açısından bir fark bulunamadı.
Araştırmayı gerçekleştiren Dr. Christine Johnson “Sizin alerji tepkilerinizi tetikleyen köpeğin kürkü değil, dil ve salyasından gelen partiküllerdir” diyor. Dahası, ev hayvanları polen, akar ve küf gibi başka alerjenlerle kaplıdır.

Hamleniz: Dr. Reisacher, “Yine de köpek, alerjik bir insanın en iyi seçimi olabilir. Kedilerin tüyleri ve kepekleri daha yapışkandır. Temizlenmeleri daha zordur” diyor. Köpeğinizi düzenli olarak yıkayın ve tüylerini düşük ısıda kurutarak küf nedeniyle oluşacak ıslak köpek kokusuyla savaşın. Son olarak, çamaşırlarınıza yapışan kepeklerden kurtulmak için çamaşır suyu kullanın.

Burun spreyleri iyi birer steroid tedavisidir.

Doğru. Steroidin sizdeki çağrışımı vücut yarışmalarındaki kas yığını adamlar olabilir. Fakat arada bir fark var. Onların kullandıkları, erkeklik hormonunu taklit eden anabolik steroidler. Oysaki burun spreylerinin içindeki kortikosteroidler, enflamasyona karşı savaşan hormonlardır. Üstelik Kolombiya Üniversitesi alerjistlerinden Dr. Timothy Mainardi’ye göre, antihistaminik yani alerji ilaçlarına göre çok daha az yan etkileri vardır: “Zira vücudunuzu dolaşmak yerine doğrudan geniz dokunuza gider.” Araştırmalar ayrıca kortikosteroidli spreylerin antihistaminiklere göre burun tıkanıklıklarını azalttıklarını ve burnu daha iyi boşalttıklarını da gösteriyor.
Hamleniz:  Dr. Timothy Mainardi “Alerji sezonunuz açılmaya başlamadan birkaç hafta önce spreyi kullanmaya başlayın” diye öneriyor. Gözleriniz kızarıyor ve kaşınıyorsa burun ve göz semptomlarını kontrol eden yeni kuşak kortikosteroid spreyleri deneyin. Ya da eczacıya danışarak spreyi ikinci nesil antihistaminiklerle birlikte kullanabilirsiniz.

Deri testleri vakit kaybıdır. Zaten her şeye tepki göstereceksiniz.

Yanlış. Eğer test sonuçlarınız “Dünyaya karşı alerjisi var” sonucunu çıkarttıysa hemen yeni bir doktor bulun. Dr. Demain’e göre, semptomlara neden olacak bir alerjiyi ortaya çıkaracak deri reaksiyonu için maddenin en az üç milimetre yakınınıza girmesi gerekiyor. Yanlış test sonuçlarından kaçınmanın diğer bir yolu da test yaptırmadan önce tıbbi geçmişinizi tüm ayrıntılarıyla anlatmak. Çocukken yumurtaya alerjiniz olduğu halde şimdi yoksa bu test sizin işinize yaramaz.
Hamleniz: Bu testte kopya çekmemelisiniz. O yüzden antihistaminik kullanıyorsanız, üç gün öncesinden bırakın. Alerjik tepkilerinizi köreltip sonuçlarınızı çarpıtabilir. Ayrıca, tam bilgi vermeye gayret edin. Semptomlarınızın zamanlaması, şüpheli tetikleyiciler ve daha önce tanısı konmuş alerjiler… Bu sayede hangi alerjenlere test yapılacağı belirlenmiş olur.

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Ödem Nasıl Atılır?

-

Ödem nasıl atılır, ayak şişmesi neden olur, ödemin sebepleri nelerdir, ödem atıcı tarifler nelerdir diye merak ediyorsanız tüm bunların cevabı haberimizde.

Yaz aylarında pek çok kişi ödemden; el, ayak ve gözlerinin şişmesinden şikâyet ediyor. Vücutta aşırı sıvı birikimi olarak tanımlananan ödemin sıcak günlerde daha yaygın görülmesinin nedeni, sıcağın etkisiyle ciltte bulunan damarların genişlemesi. Ancak tek nedeni sıcak hava değil. Aşırı tuz tüketimi, hareketsizlik, hamilelik, regl öncesi dönem ve bazı ilaçlara bağlı olarak da ödem görülebiliyor. Öncelikle mutlaka altta yatan bir karaciğer, kalp, böbrek veya tiroit hastalığının olup olmadığının değerlendirilmesi için uzman görüşü almalısınız. Ayrıca tuz tüketimini azaltmayı deneyin. Egzersizi arttırın ve salatalık, ananas, maydanoz, kivi, yeşil çay gibi ödem çözücü besinleri diyetinize ekleyin. Tabii bol bol su içmeyi de ihmal etmeyin.

Konuya daha detaylı bakarsak eğer;

Ödemin sebepleri nelerdir?

Ödem nedir, ödem nasıl oluşur, ödemin belirtileri nelerdir, ödemin sebepleri nelerdir? detaylı bir liste hazırladık!

Yüzüğüm parmağıma olmuyor, ayakkabılarım dar geliyor, ellerinizde, ayak bileklerinizde bacaklarınızda şişkinlik oluyorsa vücudunuzda ödem olabilir.

Bu yaşadığınız sorunlar her zaman kilo artışının değil vücudunuzda biriken ödemin habercisi olabilir. Altında yatan başka hastalıklar olabileceği için, ödem titizlikle takip ve tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Uz. Dr. Görkem Sucu, ödemin nedenleri ve tedavi yöntemleri ile ilgili bilgi verdi.

Ödem, ciddi bir hastalık habercisi olabilir

Vücudun herhangi başka bir yerinde de ortaya çıkabilen ödem, en çok kollarda ellerde ve bacaklarda meydana gelen, deri ve deri altı dokusunda su birikimine bağlı oluşan şişliğe denir. Hastalar kilo aldıklarını zannedebilir, ayakkabı ve yüzüklerinin küçük gelmesinden yakınabilirler. Altta yatan bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkabileceğinden dolayı ödem önemsenmesi gereken bir belirtidir. Ödemli bölgeye birkaç saniye basılı tutulduktan sonra gode denilen çukurun oluşması ödemin habercisidir. Bu çukur yatar pozisyonda kalça ve sırtta da oluşabilir.

Ödemin sebebi aşırı tuz tüketimi de olabilir

Ödemin birçok sebebi olabilir. Bunlar arasında, çok uzun süre oturmak veya aynı pozisyonda uzun süre kalmak, çok fazla tuz tüketmek ve hamilelik bulunmaktadır. Bunların yanı sıra bazı ağrı kesicilerin, steroid ilaçların, hipertansiyon ve diyabet ilaçlarının kullanımında ortaya çıkmaktadır. Östrojen kullanımı da ödeme sebebiyet verebilir. Ciddi ve uzun süreli protein eksikliği de kanda protein eksikliğine bağlı ödeme yol açabilir.

Kalp veya böbrek yetmezliği olanlar dikkat!

Kalp yetmezliği olan hastalarda kalbin alt bölmelerinden biri veya her ikisi de kanı etkili bir şekilde pompalama yeteneklerini kaybeder. Bunun sonucunda bacaklarda, ayak bileklerinde, karında ve bazen akciğerde sıvı birikmesi olabilir. Böbrek yetmezliğinde veya böbrekten protein kaybında, bacaklarda, göz çevrelerinde veya vücudun diğer bölümlerinde ödem oluşabilir.

Ödem daha birçok ciddi hastalık ile ortaya çıkmaktadır. Sirozda karın boşluğunda ve bacaklarda ödem oluşabilir. Bacaklardaki toplardamarlarda yetersizlik varsa (venöz yetmezlik), kan bacak damarlarında birikir ve bacaklarda şişme olabilir. Dokulardaki atık maddelerin ve aşırı sıvının temizlenmesine yardımcı olan vücudumuzun lenfatik sistemi hasar görür veya yetersiz kalırsa, bir bölgeyi boşaltan lenf düğümleri ve lenf damarları düzgün çalışmayabilir ve ödem oluşabilir.

Tuz tüketimini azaltın

Ödemin temel sebebi fizik muayene ve tıbbi öykü ile anlaşılmaktadır. Kan tahlilleri ve radyolojik tetkiklerle bu tanılar desteklenebilir. Tedavide önemli olan ödeme sebep olan hastalığın tedavisidir. Altta yatan hastalığa göre tedavi yöntemi değişmektedir. Tuz kısıtlaması genel prensiptir. Günlük ihtiyaçtan fazla tuz alımı vücutta sodyum denilen mineral ile beraber su tutulumuna sebep olacağından, aşırı tuz alımından kaçınılmalıdır. İlaç yan etkisi olarak ortaya çıkan ödemlerde ilaç değişikliği veya doz ayarlaması genellikle yeterlidir. Bazı durumlarda ödemli bölgenin kalpten yüksekte tutulması, masaj ve egzersiz gibi yöntemler ödemin azalmasına yardımcı olabilir. Ödemli bölgelerde enfeksiyon gelişimine yatkınlık olabilir, oluşan yaralar geç iyileşebilir. Bu sebeple ödemli bölgeler mümkün olduğunca temiz tutulmalıdır. Venöz yetmezlikte varis çorapları, ilaç tedavisi ve ameliyat gerekebileceği gibi; böbrek, karaciğer (siroz) ve kalp yetmezliği gibi kaynaklı ödemlerde genellikle ilaç tedavisi tercih edilir.

Ödem deyip geçmeyin, şikayetlerinizi önemseyin

Ani başlayan nefes darlığı, solunum güçlüğü, göğüs ağrısı gibi durumlar, hızlı tedavi gerektiren akciğer ödemi belirtisi olabilir. Bu durumlarda acil bir uzmana başvurmak gerekmektedir. Bacakta tek taraflı şişlik ve kalıcı ağrı, bacak damarlarında oluşan kan pıhtısından kaynaklanabilir. Bu pıhtı damarlar yoluyla akciğere gelerek akciğer damar tıkanıklığına (akciğer embolisi) sebep olabilir. Bu durum ani solunum güçlüğü ve yan/sırt ağrısı ile kendini belli eden acil bir durumdur. Bunun dışında ödem sıklıkla bir sağlık sorununun belirtisi olması sebebiyle her zaman önemsenmeli ve takip edilmelidir.

Ödem atıcı tarifler, ödem atıcı meyveler ve çay tafileri arayanlara gelsin!

Ödem atıcı çay tarifi

Az su içiyor ve su içme alışkanlığı kazanamıyorsanız, bunun nedeni az ve sık su içmeyi denemiyor olmanızdan kaynaklanıyor olabilir.

Su içmeyi alışkanlık edinmek için düzenli bir şekilde, su içmeyi gün içine yayın. Günde en az dört küçük pet şişe (500 ml) su içmeye başlayın. Sürahi içerisine, limon ve sevdiğiniz meyveleri ekleyerek biraz tatlandırıp, renklendirmenizde bir sakınca yoktur. Ancak siz fazla abartmayın.

Yapılan araştırmalar, gün içinde dişini fırçalıp,sade naneli sakız çiğneyenlerin daha çok su içme ihtiyacı duyduğunu ortaya koydu. Bu taktikleri deneyerek, su içme ihtiyacı hissedebilirsiniz.

Bitki çayları da vücuttan toksin atımı ve iştah kontrolünde size destek olur. Her gün aynı çayı içmek yerine, elinizin altında farklı bitki çayları bulundurmayı deneyin. Yeşil çay, beyaz çay, mate, rooibos, oolong gibi çaylar metabolizmanızı hızlandırırken; rezene, ıhlamur, melisa ve papatya gibi çaylar sindiriminizi kolaylaştırır. Bunun yanı sıra ödem attıran çay tarifi de veriyoruz. Deneyin ve farkı gör.

Ödem atıcı çay tarifi

1 litre suya 1 yeşil elmayı doğrayın; 2 çubuk tarçın, 3 adet karanfil ve 2 adet kakule ekleyip 5 dakika kaynatın. Ateşi kapatıp içerisine 1 tatlı kaşığı beyaz çay, bir tutam ıhlamur, 20 adet kiraz sapı, bir avuç içi mısır püskülü ilave edin. 4 dakika demlenmesini bekleyin. Süzdükten sonra gün boyu sıcak veya soğuk olarak içebilirsiniz.

MEYVELERLE ÖDEM ATMAK

Meyve tüketerek bağırsakları çalıştırabilir, ödem atılabilir, yağ yakımı hızlandırılabilir. İşte kilo verme denildiği zaman akıllara gelen ilk üç meyve.

Meyve yiyerek kilo vermek hayali bir düşünce değil, yalnızca ne kadar yiyeceğinizi bilmeniz gerekiyor.

Antioksidan deposu incir

İncir, bağırsakların çalışması için iyi bir seçenek. Ancak kan şekerini yükselttiği için dikkatli şekilde tüketilmelidir. Özellikle de kabuğu siyah olan incir antioksidan deposudur. Bağışıklık sistemi için önemli olan bir siyah incirde bir çay bardağı sütte olan kalsiyum miktarı vardır. Diyabet hastalarına önerilmeyen incir kan basıncını da düzenler.

Ödem attıran vişne

Sıcak havalarda vücutta su ve tuz tutulumu artarken en çok şikayet edilen konuların başında da vücuttaki ödemler gelir. Ödem denilince de akıllara ananas ve maydanoz tüketilmesi konusunda bir algı var. Oysa vişne de iyi bir ödem attırıcıdır. Mevsiminde günde bir avuç vişne tüketilirse ödem sorunu çözülebilir. Ayrıca vişne ürik asitin azalmasını da sağlar. Şeker oranı düşük olduğu için de diyabet hastaları güvenle bu meyveyi tüketebilir.

Yağ yakımını hızlandıran karpuz

Karpuz kilo verme programlarında yardımcı olmakla birlikte yağ yakımını da hızlandırır. Ayrıca vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlamakta ve kalp damar sağlığında koruyucu olmaktadır. Bir porsiyon karpuz günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 16’sını karşılar. Karpuzun içinde kas, kemik, kalp ve damar sağlığı için çok değerli olan “likopen” adlı madde vardır. Kırmızı meyvelere rengini veren, domatesi ve karpuzu bu kadar değerli yapan likopen, başta prostat kanseri olmak üzere tüm kanser türlerine yakalanma riskini, kemik erimesi, kas kaybı gibi sağlık sorunları riskini önemli ölçüde azaltmasıyla bilinir. Ayrıca karpuz tatlı krizlerini atlatmaya yardım edebilir.


Devamı

SAĞLIK

Kalori nasıl kısıtlanır

-

Ne yaptığınızı biliyorsanız, hızlı ve güvenli bir şekilde 600 kalori azaltmak hiç de zor değil.

Kalorilerden kurtulma süreci zorlu bir yolculuk olmak zorunda değil. Tamam, kolay da olmayacak – zaten hayatta ne çok kolay bir şekilde oluyor ki- fakat beslenmenizden ve dolayısıyla vücudunuzdaki yağlardan kısmak düşündüğünüz kadar çaba gerektirmiyor. Dahası, bunu düzgün bir şekilde yapabilirsiniz (ve yapmalısınız da).

Ana yiyecek gruplarından birini birden bire beslenme düzeninizden çıkarmak kesinlikle doğru bir seçim değil. Gazlı içeceklere bayılıyor musunuz? Onları tamamen diyetinizden atmaktansa tüketiminizi kısıtlamayı tercih edin. Tamamen bırakmak ne pratik ne de eğlenceli, üstelik uygulaması oldukça zor bir seçenek. Ayrıca bu yoksunluğunuzu gidermek için kendinizi eşit miktarda kalorili başka bir şeye verme ihtimaliniz de yüksek.

Bu ipuçlarıyla önce kalorilerinizin, daha sonra da kilolarınızın bedeninizden akıp gitmesini sağlayabilirsiniz. 185 kalori kesin Şekerli içecekleri es geçin: Gizli kalorileri ortaya çıkarmanın en kolay yolu, içecek tüketiminize göz atmaktır. İnsanlar bugün, 30 yıl öncesine kıyasla 300 kalori daha fazla alıyor. Bu kalorilerin en azından yarısı ise tatlandırıcılı meyve suları ve sodalar gibi içeceklerden geliyor. İçecekleri boş verin ve besinleri meyve suları yerine meyvelerin kendisinden almaya çalışın. Yarım litre portakal suyu yaklaşık 220 kaloridir, bir portakalın kendisi ise 35 kalori civarı…

150 kalori kesin

Soslarınızı değiştirin: Yarım kâse guacamole sosunu aynı miktardaki salsa sosla değiştirerek 150 kaloriden tasarruf edebilirsiniz. Aynı tasarrufu öğle yemeğinizin içine koyacağınız mayonez yerine yine salsa sosu kullanarak da elde edersiniz. Başka seçenekler de mevcut: Gorgonzola peyniri yerine rendelenmiş Parmesan kullanabilir, humusunuza ekmek ve türevleri banmak yerine sebze banabilir ve salatanıza yağlı kruton ekmek koymak yerine kavrulmuş ceviz ilave edebilirsiniz.

130 kalori kesin

Televizyonu kapatın: Maçların ya da izlediğiniz dizinin çok heyecanlı olduğunu biliyoruz, fakat plazma ekranın önünde çok fazla zaman geçirmek bel çevreniz için yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Georgia Eyalet Üniversitesinden araştırmacılar, insanların televizyon karşısında yemek yediklerinde, kumandayı rahat bıraktıkları zamana kıyasla 130 kalori daha fazla aldığını fark etti.

107 kalori kesin

Kaslanın; yağlanmayın: Yemekten önce düşük kalorili, lif bakımından zengin yiyecekler tüketmek –meyve, sebze ve kemik sulu çorba gibi- toplam kalori alımınızı azaltmanıza yardımcı olabilir. Journal of Dietetic Association’da yayımlanan bir çalışma, yemekten önce 100 kalorilik bir salata yiyen insanların yüzde 12 daha az tükettiğini buldu. Yemek öncesi yeşilliği yemeyenlerse toplamda 107 kalori daha fazla aldı (salata dâhil). Başlangıç tercihinizi bir kâse sebze çorbası ya da yağsız soslu salatadan yana kullanın.

Devamı

SAĞLIK

Siyah çay kilo verdirir mi?

-

Son zamanlarda yerini yeşil çay başta olmak üzere diğer bitki çaylarına kaptırmaya başlayan siyah çayın yağ yakma etkisi, kilo verdirme etkisi araştırmalarla ortaya koyuldu.

Siyah çay kilo verdiriyor!

Demliklerinizi hazırlayın; sabahlarınızın vazgeçilmezi olan çay alışkanlıklarınızla ilgili bildiğiniz her şey altüst olacak. Son üç yılda yeşil çay satışları, dumanı tüten sağlık kaynağı ve rahatlatıcı kilo kaybı vaatleri sayesinde yüzde 50 artış gösterdi. Diğer yandan herkesin sevgilisi siyah çay, bu konudaki eksiklikleri yüzünden kavanozda unutulmaya yüz tuttu. Fakat neyse ki bu konuda fena halde yanıldık.

Siyah çayın başka faydaları da var

European Journal of Nutrition’da yayımlanan bir çalışma, siyah çayın prebiyotik olduğunu ortaya çıkardı. Dahası, molekülleri yeşil çayınkine oranla daha büyük olduğundan, bağırsaklarınızdan geçip gitmek yerine orada kalıyor ve pseudobutyrivibrio adlı faydalı bakterilerin üretimini destekliyor. Bilim insanlarına göre bu bakteri vücudunuzun metabolizmasını değiştirerek daha fazla enerji harcamasını sağlıyor ve bu sayede inatçı yağ hücrelerini temizliyor.

Kaliforniya Üniversitesinde fareler üze-rinde gerçekleştirilen bir deneyde, siyah çay verilen farelerin düşük-yağlı diyet uygulayan farelerle aynı miktarda kilo verdiği görüldü. Bu çalışma, Nutrition’da yayımlanan bir başka araştırmayı des-tekler nitelikte: Az miktarda süt katılmış acı çayın lipaz enzimini engellediği ve bu sayede yağların bel çevrenize yapışamadan vücuttan atıldığı bulundu.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com