Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

ADRENALİNİ ATV İLE KEŞFEDİN

-

 

Beton duvarlarla sınırlandırılmış sıkıcı hayatınıza, ATV safarisi ile heyecan katın.


Hayatı iş ve ev arasında sıkışıp kalan ve son adrenalin fırtınasını kırmızı ışıkta geçtiğinde yaşayan domestik erkeklerden olmadığınızı kanıtlamanın zamanı geldi. Bu aysize vücudunuzdaki testosteron seviyesini artıracak ve gerçekten yaşadığınızı hissettirecek bir önerimiz var; ATV safari. Bu kalın tekerlekli ve güçlümotorlu araçlar en zor arazi şartlarını sizin için bir oyunparkuruna çevirdiğini gördükçe kendinizi yenilmez hissedeceğinizin garantisini veriyoruz.

ATV’leri yakından tanıyalım
ATV iki ve dört çekerli, üstü açık, küçük arazi araçlarıdır. Açılımından da anlaşılacağı gibi (All Terrain Vehicle) zorlu arazi şartlarında karşınıza çıkacak engelleri aşmak için üretilmiştir. Çölde, karda ve çamurda zorlanmadan ilerleyen bu araçları kullanmak da oldukça basit… Motosiklet ya da bisikletlerde olduğu gibi önde iki elinizle kavrandığınız bir düzeneği, sağ elinizle kavradığınız kolun hemen alt tarafında, ön, arka ve boş olmak üzere üç vitesi var.

ATV motorlar ilk olarak 1960’lı yılların sonlarında Japon üreticiler tarafından, dağlık bölgelerde ulaşımı sağlamak amacıyla üretildi. Diğer motorlu araçların geçemediği engelleri kolaylıkla aşsın diye üretilen ATV araçlar kısa süre içerisinde sadece bu amaca hizmet etmekle kalmadı ve bir hobi aracı olarak da kullanılmaya başlandı. ATV’ler önceleri Honda, Yamaha gibi üreticiler tarafından bütün dünyaya pazarlandı. 1980’lere kadar sadece üç tekerlekli ATV araçları üretilse de, yaşanan kazaların sıklığı üreticileri yeni arayışlara itti. Suzuki 1982 yılında ürettiği 4 tekerlekli ATV ile yeni jenerasyon ATV’leri yarattı. Suzuki’yi önce diğer Japon rakipleri daha sonra da diğer uluslararası markalar takip etti. Bunun sonucunda da ATV dünya çapında onlarca markanın üretimini yaptığı dev bir sektör haline geldi. Türkiye’de de meraklılarının sayısı gittikçe artan ATV araçlarının birçok marka ve modeli bulunuyor. Üç tekerlekli ve dört tekerlekli ayrımı dışında, ATV’lerin hizmet amaçlı (utility vehicles) ve spor amaçlı modelleri mevcut. Spor modeller hizmet amaçlı modellere göre daha hafif, çevik ve hızlı oluyor. 2 çeker olarak üretilen spor modeller tahmin edeceğiniz gibi daha az engebeli, sert arazilerde ya da kumluk alanlarda kullanmaya uygundur. Hizmet amaçlı ATV’ler ise hızdan çok torka önem veren araçlardır ve daha zor arazi şartlarıyla başa çıkabilirler.

200cc üzerindeki araçlar genelde profesyonel kullanıma hitap ediyor. Bunun dışında ATV modelleri 2 çeker veya 4 çeker olabiliyor. Genel olarak otomatik şanzımanlı araçların tercih edildiği ATV dünyasında, otomatik şanzıman çoğunlukla sportif amaçlı üretilen modellerde kullanılıyor. Yüksek hacimli motoru olan, performans bazlı üretilen ATV’lerle saatte 150 kilometre hıza ulaşmanız mümkün; tabii ATV kullanıcısı olarak belli bir seviyeye geldiyseniz.

Yapmamanız gerekenler
Safari turumuz için seçtiğimiz yer Şile’deki Yeşilvadi Köyü. Burada bizi motosiklet eğitmeni Kutsu Koray karşıladı ve yapabileceğimiz hatalar konusunda bizi uyardı; “Yapmamanız gereken en önemli şey, dengenizi kaybettiğinizi hissettiğiniz anda ayağınızı yere koymak; çünkü eğer bu hataya düşerseniz hemen arkanızda bulunan arka tekerleğin ayağınızı ezme girişiminde bulunması an meselesidir.” Evet, bu uyarıdan sonra kanımızdaki adrenalin seviyesinin daha ATV üstüne çıkmadan zirve yaptığını söyleyebiliriz.

İkinci önemli nokta ise fren ile gaza aynı anda basmamak. “Böyle hata da yapılır mı hiç?” demeyin sakın. ATV’lerde gaza sağ el başparmağınızın hemen önünde duran butonla basılıyor. Ön frenlere de sağ elinizin diğer parmakları hükmediyor. Panik halinde verilen ilk tepki ise sağ elinizin bütün parmaklarını kullanmak oluyor haliyle. Son derece masum bir hata olan bu tepkinin sonuçları aynı masumlukta olmayabilir. Son olarak, bütün doğa sporlarında olduğu gibi, ATV keyfini de en az bir kişinin eşliğinde yapmalısınız. Ufak bir sakatlık ya da herhangi başka bir problem baş gösterirse, uçsuz bucaksız ormanlarda yalnız olmanız size pahalıya patlayabilir.

ATV kullanmayı öğrenmek zor mu?
Yolda düşmeden yürümeyi başarıyorsanız, rahatlıkla ATV kullanabileceğinizi söyleyebiliriz. Zaten o yüzden bu spor erkeklerin en gözde hobilerinden biri. İlk defa ATV kullanmak için, bir eğitmenden almanız gereken ders son derece kısa. Yani ilk dakikadan hemen heyecana dalıyorsunuz.

Kendime uygun bir ATV’ye nasıl karar verebilirim?
Diyelim ki bu eğlence çok hoşunuza gitti ve dört tekerlekli bu canavarlardan alıp tatilde her dakikanızı onun üzerinde geçirmek istiyorsunuz. O zaman önce aracı kullanacağınız araziyi düşünün. Eğer zor arazi şartlarında sürecek bir ATV arıyorsanız, 4×4 hizmet türü araçlara yönelmelisiniz. Hayır, ben daha düz arazilerde sürat yapmak istiyorum, diyorsanız spor model ATV’ler sizi daha çok tatmin edecektir.

Ve safari başlasın!
Yaz aylarında serin dakikalar yaşamak için kendinizi alışveriş merkezlerine tıkmaktan sıkılanlar, bu satırları biraz daha dikkatli okusun. Çünkü ATV maceramız başlıyor.    Biz bu keyfi ‘Yeşil Vadi Motor ve Doğa Sporları’ tesisinde yaşadık. Yeşilvadi, İstanbul’a çok yakın olmasına rağmen, şehrin bütün stres ve gürültüsünden uzak, doğayı ve macerayı sevenlerin bütün günü geçirebilecekleri bir tesis. En büyük özelliği ileri derecede ATV sürücülerinden oluşan ‘Polaris Riders Club’a da ev sahipliği yapıyor. İstanbul’un ilk profesyonel ATV safari turuna sahip olan Yeşilvadi’nin uçsuz bucaksız orman parkurunda aynı yerden geçmeden saatlerce safariye devam etmeniz mümkün. Emrinizle kükremeye hazır 200cc’lik bir motorun üzerinde yürümenin bile imkânsız olduğu parkurlardan geçtiğinizi hayal ederseniz, ne demek istediğimizi anlarsınız.

Safari keyfini yaşamadan önce, Kutsu Koray tarafından 10 dakikalık teori ve pratik dersleri veriliyor. Aracı ve ekipmanları tanıyıp, ATV kullanmanın püf noktalarını öğrendikten sonra, kendinizi çamurlu yollara ve sarp yamaçlara bırakıyorsunuz. Bize bu zor şartlarda eşlik eden araç, 200cc’lik Polaris Sawtooth’du. Bize yaşattığı adrenalin fırtınası ile performansının beş yıldızı hak ettiğini söyleyebiliriz.

Önde rehber eşliğinde yapılan safaride ilerledikçe, parkurun sonsuzluğu karşısında şaşırıyorsunuz. Metropollerde böylesine bir vaha bulmak bulunmaz nimet doğrusu. Safari sırasında yolumuza çıkan hiçbir engel bizi durduramıyor. Hatta ATV safarisini zevkli kılan en önemli unsurlar da bu engeller; taşlar, tümsekler, yokuşlar, su birikintileri. Toplam 1,5 saat süren safaride hem yemyeşil doğa ve tertemiz havanın, hem de ATV kullanmanın keyfini sürmenin, macera ve doğa sevenler için bulunmaz bir aktivite olacağını kesin olarak anlıyoruz. Adrenalin dolu ATV Safari turu sırasında zorlu tepeleri aşacak, dere yataklarından geçecek, çamura batacak, hem kendi, hem ATV’nizin fiziksel sınırlarını zorlayacaksınız. Sonuç mu? Eve gittiğinizde kendinizi gerçek bir erkek gibi hissedeceğinizi garanti ediyoruz. Hani şu eski günlerde, atalarımızın mızrakla dev bizonları avladığı zamanlardaki gibi gurur duyuyorsunuz kendinizle. Her şeyden öte, doğa ile iç içe bir gün yaşamış oluyorsunuz. Bahsettiğimiz şey, sahil kenarında üzerinde yürümekten aşınmış çimlerin bulunduğu yapay bir bahçe değil, yer yer ağaçlardan güneşi göremediğiniz vahşi bir orman. Nasıl kulağa son derece heyecanlı geliyor değil mi? Siz de bu keyfi yaşamak istiyorsanız, http://www.gercekmacera.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

ERKEK AKLI

Güzellik algısıyla dalga geçen anne

Umut Doğan Yıldız

-

Hana Erskine isimli kadın, doğumdan sonraki olumsuz yorumlara mizahi dille cevap verdi.

Hamile olduğu dönemde aldığı kilolarla birçok kişinin olumsuz yorumlarıyla karşılaşan Hana Erskine, doğumdan sonra bu olumsuz yorumlara cevap verdi.

Yeni doğum yapmış bir annenin ruh halini yansıtan ve güzellik algısıyla dalga geçen yeni anne Hana Erskine, sosyal medyada kısa sürede ünlü oldu.

Doğum sonrasında çok zor zamanlar geçirdiğini ve aldığı kiloları nasıl vereceğini kara kara düşündüğünü söyleyen Erskine, daha sonra bedenini sevdiğini ve nasıl sağlıklı hissediyorsa o şekilde yaşamaya karar verdiğini belirtiyor.

Hana Erskine, kötü yorumlara karşı ünlü mankenlerin pozlarıyla dalga geçerek bir kolaj oluşturdu.

Devamı

ERKEK AKLI

100 metre alana 27 kilo atık bıraktılar

Umut Doğan Yıldız

-

Akdeniz Koruma Derneği, Muğla Gökova Körfezi’ndeki Akçapınar sahilinde 2018 yılında, plastik, tekstil, kâğıt, odun, metal, cam, kauçuk olmak üzere toplam 27 kilo atık bırakıldığını tespit etti.



Muğla’daki Gökova KörfeziMuğla’daki Gökova Körfezi
’nin Akçapınar sahilinde yılın her mevsimi kıyıdan katı atıkları toplayarak belirli kriterlere göre gruplandırıldı. Yıl boyu en fazla toplanan atık türünü 1795 adetle pet şişeler ve poşetler oluştururken en fazla atığın toplandığı mevsimin kış olduğu ortaya çıktı.
Kış aylarında atıkların ağırlığının fazla olmasının farklı nedenleri bulunuyor. Yağışlar ve rüzgâr nedeniyle denizel atıkların ve odun gibi parçaların karaya sürüklenmesi bunlardan biri. Ayrıca yaz ve sonbahar aylarında faaliyet gösterip kıyı temizliği yapan sahildeki turizm işletmelerinin, kış aylarında aktif olmaması da bu durumu etkiliyor. En fazla pet şişenin sonbahar ayında toplanması ise; yaz ve sonbaharın ilk aylarında alanın çok fazla ziyaretçi alması ve kıyı temizlik çalışmalarının yetersiz kalmasından kaynaklanıyor.

Katı atıkların denizlerdeki dip ve yüzey akıntılarıyla ülkeler arasında taşınması, atık sorununu ulusal olmaktan çıkarıyor. Bu nedenle “Çöpe Karşı Hareket” sloganıyla Fransa, İtalya, Arnavutluk, Yunanistan’ın da aralarında olduğu on ülke ile birlikte eş zamanlı olarak bu izleme çalışması yürütülüyor. 2022 yılına kadar devam edecek olan çalışma ile Akdeniz Havzasının ortak sorunu olan katı atıkların, deniz ve kıyılardaki olumsuz etkilerinin azaltılması hedefleniyor. Bu nedenle izleme çalışmasının sonuçları ile yerel ve Akdeniz Havzası ölçeğinde eylem planları hazırlanacak.

Toplanan Atıkların Mevsime Göre Dağılımları:

Kış: 20,07 kilogram ağırlığında 404 adet atık (337 plastik/polyester, 7 tekstil,4 kâğıt, 26 odun, 26 metal, 4 cam)
İlkbahar: 4,37 kilogram ağırlığında 571 adet atık (524 plastik/polyester, 1 kauçuk, 14 tekstil, 7 kâğıt, 8 odun, 11 metal, 6 cam)
Yaz: 2,45 kilogram ağırlığında 438 adet atık (424 adet plastik/polyester, 3 kauçuk, 5 tekstil, 1 kâğıt, 1 odun, 3 metal, 1 cam)
Sonbahar: 0,626 kilogram 581 adet atık (510 plastik/polyester, 2 kauçuk, 11 tekstil, 21 kâğıt, 27 odun, 9 metal, 1 cam)

Devamı

ERKEK AKLI

QR Kod nedir, nasıl ortaya çıktı?

Umut Doğan Yıldız

-

Adını İngilizcede “Hızlı Yanıt” anlamına gelen “Quick Response” harflerinden alan QR Kod uygulamaları yaşamımızın pek çok alanında yerini almaya devam ediyor.

Nasıl ortaya çıktı?

QR Kod, Japonya’da faaliyet gösteren ve Toyota’nın bir yan kuruluşu olan Denso Wave firması tarafından, otomobil sektöründe kullanılmak amacıyla geliştirilen 2 boyutlu bir barkod sistemidir. Qr Kod; içeriği bir metin, web sitesi adresi, video link dâhil herhangi bir veriyi, okuyucu bir yazılım ile herhangi bir cep telefonu ile ilgili ürün veya servis sayfasının açılmasını sağlıyor.

QR kodun en temel özelliği bilginin akışını hızlandırmasıdır. Bir gazete ilanında, bir alışveriş merkezinde, bir mağazada ya da yolda yürürken dikkatinizi çeken bir ilan, bilgilendirme yazısı, web sitesi linki veya iletişim bilgisini not etmek veya aklınızda tutmak yerine akıllı telefonunuza yükleyeceğiniz basit bir uygulama ve kamerası sayesinde bu bilgiye hemen ulaşabilir, kayıt altına alabilir ve dilediğiniz zaman kullanabilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında QR kod dijital dünyadaki bilgi paylaşımını hızlandırmanın en etkin görsel unsurlarından biri olarak kabul edilebilir.

Kullanım alanları nelerdir?

QR kod ile sınırlı alanlarda sınırsız bilgi, mesaj, video ve her türlü içerik aktarımı sağlanabilir. Ayrıca, akıllı telefonunuz ile dışarıya çıktığınızda cüzdanınız olmadan QR Kod sayesinde tüm ödemelerinizi yapabilirsiniz. Sağlık sektöründe ise ilaç ve hasta takibi amacıyla kullanılmaktadır. Bu uygulama sayesinde tüm ilaç bilgilerine ilaç kutularının üzerindeki QR kod ile ulaşabilmek mümkün olmaktadır. Piyasadan kaldırılan ilaçların, üretimi ya da alımı durdurulan ve piyasadan toplatılan ilaçların, son kullanma tarihi geçmiş olan ilaçların bilgilerine de erişilebiliyor böylece sahte ve kaçak ilaç üreticilerine karşı da önlem alınmış oluyor. Amerikan Kanser Derneği’nin de kullandığı yöntemlerden biri olan QR kod teknolojisi, dış alanlarda verdiği reklamlarda yer alan QR kodlar sayesinde mobil sitesine pek çok kullanıcı sağlıyor. Mobil uygulamayı yükleyen kullanıcılara kontrol günleri ve saatleri düzenli olarak hatırlatılıyor, hatta bu mobil uygulama üzerinden yapacakları sosyal paylaşım ile tüm arkadaşlarından bağış toplamayı bile mümkün kılıyor.

Karekod-Barkod farkı nedir?

İlk barkod için patent, 7 Ekim 1952’de alınmıştı. Ama ilk barkodu tarayabilecek lazer teknolojisi mevcut olmadığı için, günümüzde çok iyi bilinen siyah beyaz çubuklardan ve bir dizi rakamdan oluşan barkodun Amerika’daki mağazalarda görülmeye başlaması 1974 yılını buldu. 1974’de barkodla taranan ilk ürünün Ohio’daki bir süpermarkette satılan bir paket sakız olduğunu belirtelim. Ancak siyah beyaz çubuklar hemen benimsenmemiş, örneğin bazı üreticiler estetik nedenlerle barkodları paketlerin üzerine yapıştırmayı reddetmişti.

Yatay dikdörtgen şeklinde uzun kısa çizgilerden oluşan barkod, sadece sayısal verilerin okunmasına imkân verirken QR Kod, sayısal karakterlerin yanında harf ve simgelerin saklanmasına da imkân sağlıyor. QR Kod, klasik ve tek boyutlu barkodlardan farklı olarak her iki yönde de veri depolayabilen, bu nedenle normal barkodlara göre çok daha fazla veri saklama kapasitesine sahip yeni nesil barkodlardır.

Son yıllarda yaygınlaşan QR kodun geleneksel barkodun önüne geçtiğini söylemek yanlış olur nedeni ise kodların farklı işlevleri olduğu. Barkod kullanımında; paketlenmiş bir ürünün üzerinde bulunan barkod, satış sırasındaki tarayıcıda kullanılıyor ve tüketiciden doğru para alınmasını ve stokların güncellenmesini de sağlıyor. QR kodunun başlıca amacıysa, tarama yapan kişiyi daha geniş bir multimedya ortamına taşıması oluyor. Teknolojik olarak bu iki kodlamayı birleştirmek mümkün, ama henüz buna ihtiyaç duyulmuyor.
KUTU

QR Kod Nasıl Okutulur?

Kameraya sahip akıllı bir cep telefonda barkod okumaya yardımcı bir uygulama ile bütün QR kodları okuyabilirsiniz. Nasıl mı? QR Code Reader, hızlı ve kullanımı basit karekod tarama uygulamasıdır. Android telefon veya tabletinizde ücretsiz olarak kullanabileceğiniz en başarılı karekod uygulaması olan QR Code Reader, okunması zor bulanık kare kodları bile rahatlıkla okuyabilmektedir.

-Telefonunuzdan QR Kod uygulamasını açın.

-Telefon kamerasını QR kodun üzerine getirin. QR kod uygulamanın gösterdiği köşelerin içine geldiği anda kod otomatik olarak okunacak ve sizi ilgili bağlantıya yönlendirecektir.

iPhone’da QR Kod nasıl okutulur?

Kamerayı kullanarak iPhone’daki QR kodunu taramak için önce gizli özelliklerin etkin olduğundan emin olmanız gerekiyor.

-iOS cihazınızda Ayarlar uygulamasını açın, aşağı kaydırın ve Kamera seçeneğine dokunun.

-Açık değilse QR Kod Tarama seçeneğinin yanındaki anahtarı açık konuma getirin.

-Cihazınızda Kamera uygulamasını çalıştırın.

-Şimdi akıllı telefon kameranızı birkaç saniye QR kod üzerinde tutun. Kodun kameranın vizöründe göründüğünden emin olun. Kod tarandıktan sonra, taramanın yapıldığına dair bir bildirim alacaksınız. İşlemi tamamlamak için bildirime dokunmanız yeterlidir.

Android’de QR kod nasıl okutulur?

-QR kodunu -barkodu- okutmak için Android cihazlar için geliştirilen QR kod okuyucu uygulamalarından yararlanabilirsiniz.
-Google Play Store’dan cihazınıza uyumlu ve özellikleri açısından ihtiyaçlarınızı karşılayan QR kod okuyucuyu indirin.
-Android barkod okuyucu uygulamasını çalıştırın.
-Kamera uygulaması devreye girecektir.
-Kamera lensini QR kodunu okuyabilecek şekilde konumlandırın.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com